Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Milli Eğitim Bakani Yusuf Tekin bir açıklamasında, “Bizden önce okullarda tuvalet yoktu” dedi. Bir tümce… Ama insanın belleğini byoklayan, geçmişiyle konuşmasına neden olan bir tümce.
Ben o geçmişte okumuş insanlardan biriyim. Ve anımsıyorum. Bizim okuduğumuz okullarda yalnızca tuvalet yoktu; yaşam vardı.
Okulun bir bahçesi vardı. O bahçe sadece oyun oynadığımız bir alan değildi; aynı zamanda bir öğrenme yeriydi. Uygulama bahçesinde toprakla uğraşır, ekip biçer, ürün yetiştirirdik. Toprağın kokusunu tanırdık. Bir tohumun nasıl filizlendiğini görürdük. Eğitim, kitap sayfalarının dışına taşar, doğanın içine karışırdı.
Bahçede bir Atatürk Büstü vardı.
Okulun girişinde bir Atatürk Köşesi bulunurdu. Oradan sadece bir liderin fotoğrafına bakmazdık; aynı zamanda bir düşünceyi, bir aydınlanma düşüncesini görürdük.
Okullarda öğretmen vardı.
Gerçekten öğretmen vardı.
Öğreten, rehberlik eden, yol gösteren öğretmenler…Sınıfta yalnızca ders anlatmaz, yaşamı anlatırlardı.
Okullarda demokratik, laik ve karma eğitim vardı.Düzen vardı. Disiplin vardı. Ama bu disiplin korkuya değil, saygıya dayanırdı.
Resim dersi vardı.Müzik dersi vardı.Beden eğitimi dersi vardı.
Okulun bir kitaplığı olurdu.
Öğrenciler kitap alır, okur, tartışırdı.Bazıları resim yapardı, bazıları sporla uğraşırdı, bazıları bir enstrüman çalardı.
Evet, tuvalet de vardı. Tuvaletlerde su da vardı sabun da.Soba da vardı.Spor odası da vardı, müzik odası da.
Ama asıl olan bunların ötesindeydi.Okullarda öğretmene saygı vardı.
Hoşgörü vardı.Doğa sevgisi, yurt sevgisi, hayvan sevgisi vardı.
Şimdi sorulması gereken soru şu: Peki ne yoktu?
Okullarda akran zorbalığı yoktu.
Uyuşturucuya bulaşmış çocuklar konuşulmazdı.
Öğretmenini öldüren öğrenciler haber bültenlerine düşmezdi.
Öğretmeni itibarsızlaştıran bir dil yoktu. Ve en önemlisi…
Okullarda **Mustafa Kemal Atatürk düşmanlığı yoktu.
Okul dediğimiz yer; öğretmeni, yöneticisi, öğrencisi ve velisiyle bir uyum alanıydı. Birlikte öğrenmenin, birlikte büyümenin yeriydi. Elbette geçmiş kusursuz değildi.Ama eğitim dediğimiz şey yalnızca bina yapmakla ölçülmez. Eğitim; değerlerle, kültürle, saygıyla ve ortak bir gelecek duygusuyla var olur.
Bugün belki okulların sayısı arttı, binalar büyüdü, teknolojiler değişti. Ama eğitim yalnızca betonla kurulmaz.Çünkü bir okulun gerçek temeli tuvalet değil,kültürdür, saygıdır ve aydınlanma düşüncesidir
Sayın Bakan, keşke biraz okullarla ilgilense. Okullarda ne var ne yok ögrense.