Hak, hukuk ve adalet vurgusuyla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından Hak Hukuk Adalet Derneği, kamuoyunda son günlerde tartışma yaratan ifadeler üzerine dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. Dernek yönetimi adına yapılan açıklamada, gazeteci Mine Kırıkkanat’ın, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı “kılıç artığı” ifadesine sert tepki gösterildi.
Derneğin Genel Sekreteri gazeteci Özge Demir imzasıyla yayımlanan metinde, söz konusu ifadenin yalnızca bireysel bir eleştiri sınırını aşmadığı, aynı zamanda tarihsel olarak ağır travmaları ve toplumsal acıları çağrıştıran tehlikeli bir nefret dili içerdiği vurgulandı.
“Toplumsal Barışı Doğrudan Zedeliyor”
Açıklamada, bu tür söylemlerin yalnızca hedef alınan kişiyi değil, toplumun bütününü etkilediğine dikkat çekildi. Dernek, ayrıştırıcı ve ötekileştirici dilin toplumsal barışa zarar verdiğini, birlikte yaşama iradesini zayıflattığını ve insan onurunu doğrudan hedef aldığını belirtti.
Hak Hukuk Adalet Derneği, temel ilkelerinin hak, hukuk ve adalet olduğunu hatırlatarak, kimden gelirse gelsin hiçbir bireyin bu tür provokatif ve hedef gösterici ifadelerle anılmasını kabul etmediklerini net bir dille ifade etti.
“İfade Özgürlüğü Sınırının Ötesinde”
Basın açıklamasında en dikkat çekici vurgulardan biri ise “nefret dili”nin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği yönünde oldu. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
- Hiç kimsenin kökeni, kimliği ya da aidiyeti üzerinden aşağılanamayacağı,
- Bu tür ifadelerin toplumu kin ve nefrete sürükleme riski taşıdığı,
- Nefret söyleminin normalleşmesinin kabul edilemez olduğu.
Dernek, bu tür söylemlerin yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda toplumsal düzen açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Yetkililere Açık Çağrı
Hak Hukuk Adalet Derneği, açıklamasında yetkili kurumlara da doğrudan çağrıda bulundu. Nefret söylemi içeren ve hedef gösterici nitelik taşıyan açıklamalar hakkında gecikmeksizin inceleme başlatılması gerektiği ifade edilirken, benzer olayların tekrar yaşanmaması adına etkin ve caydırıcı adımlar atılması gerektiği vurgulandı.
“Sessiz Kalmayacağız”
Açıklamanın sonunda toplumsal huzur, barış ve insan onurunun korunmasının ortak sorumluluk olduğu hatırlatıldı. Dernek, nefret diline karşı sessiz kalmayacaklarını güçlü bir şekilde ifade ederek kamuoyuna saygıyla duyuruda bulundu.
Bu çıkış, Türkiye’de ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına neden olurken, sivil toplum kuruluşlarının bu tür konularda daha aktif rol üstlenmeye devam edeceğinin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.