İstanbul’un Sultangazi ilçesinde 2015 yılında maganda kurşunuyla ağır yaralanan 17 yaşındaki Ahmet Emre Çavuş, iki yıl süren yaşam mücadelesinin ardından 2017 yılının Ağustos ayında hayatını kaybetti. Aradan geçen yıllara rağmen olayın faili bulunamazken, dosyanın hâlâ aydınlatılamamış olması kamuoyunda “cezasızlık” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Olay, 2015 yılında Ahmet Emre Çavuş’un arkadaşlarıyla birlikte Sultangazi’de yürüdüğü sırada meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, herhangi bir tartışma ya da çatışmanın yaşanmadığı anda, nereden geldiği belirlenemeyen bir kurşun Ahmet Emre’ye isabet etti. Genç çocuk ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
O an olay yerinde ne bir şüpheli yakalandı ne de silaha ulaşıldı. Kurşunun kim tarafından, hangi amaçla ve nereden sıkıldığı tespit edilemedi.
Ahmet Emre Çavuş, vurulmasının ardından iki yıl boyunca yoğun bakımda tutuldu. Bu süre boyunca hayata makinelerle tutundu. Ailesi, özellikle de babası Bülent Çavuş, hastane koridorlarında umutla bekledi.
Ancak tüm müdahalelere rağmen Ahmet Emre, 2017 yılının Ağustos ayında yaşamını yitirdi. Böylece olay, hukuken de bir ölümle sonuçlanan silahlı saldırı olarak kayıtlara geçti.
Ahmet Emre Çavuş’un ölümünün ardından yürütülen soruşturmada:
Olayda kullanılan silah bulunamadı
Kurşunun çıktığı nokta tespit edilemedi
Şüpheli ya da sanık belirlenemedi
Dosya, “faili meçhul” olarak işlem görmeye devam etti. Ailenin tüm başvurularına rağmen dosyada somut bir ilerleme sağlanamadı.
Ahmet Emre’nin babası Bülent Çavuş, mesleği gazetecilik olan bir isim. Oğlunun ölümünden sonra adalet mücadelesini kamuoyu önünde sürdürmeye devam eden Çavuş, olayın bir “talihsizlik” ya da “kaza” olarak tanımlanmasına sert tepki gösteriyor.
Bülent Çavuş, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Oğlumu kim öldürdü? Bu sorunun cevabı sadece benim değil, bu ülkede yaşayan herkesin hakkıdır. Maganda kurşunu kader değildir. Bu bir cinayettir ve cezasız bırakılmıştır.”
Çavuş, dosyanın yıllardır sonuçsuz kalmasının yalnızca kendi ailesini değil, toplumun adalet duygusunu da yaraladığını vurguluyor.
Uzmanlara göre Türkiye’de her yıl çok sayıda kişi, düğünlerde, eğlencelerde ya da rastgele açılan ateş sonucu hayatını kaybediyor. Bu tür ölümler çoğu zaman “yorgun mermi” ifadesiyle geçiştirilirken, faillerin tespit edilememesi veya cezalandırılmaması yeni vakaların önünü açıyor.
Hukukçular, maganda kurşunlarına ilişkin dosyalarda:
Etkin soruşturma yürütülmediğini
Caydırıcı cezaların uygulanmadığını
Kamuoyunun bilgilendirilmediğini
belirtiyor.
Ahmet Emre Çavuş dosyası da bu cezasızlık zincirinin simge örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Aileye göre Ahmet Emre Çavuş dosyası hukuken kapalı olmasa da fiilen karanlıkta bırakılmış durumda. Sorumluların bulunamaması, benzer olayların tekrar yaşanmasına zemin hazırlıyor.
Dosyanın bugünkü özeti ise net:
Kurşun ortada
Fail yok
Adalet yok
Bülent Çavuş, yetkililere açık çağrıda bulunarak dosyanın yeniden ele alınmasını istiyor:
“Bu dosya yeniden açılmalı. Kurşunun nereden çıktığı bulunmalı. O tetiği çeken kişi adalet önüne çıkarılmalı.”
Çavuş’a göre bu mücadele yalnızca oğlunun değil, sokakta yürüyen herkesin güvenliği için veriliyor.
Olay Bilgileri:
Tarih: 2015
Yer: İstanbul / Sultangazi
Fail: Meçhul
Mağdur: Ahmet Emre Çavuş (17)
Ahmet Emre yürüyordu.
Silahsızdı.
Suçsuzdu.
Bir kurşun geldi.
Bir hayat sona erdi.
Ve yıllar geçti…
Adalet hâlâ bulunamadı.