4 Ayda 14 Bin Yeni Mahkûm: Cezaevleri Alarm Veriyor, İnfaz Sisteminde Kapsamlı Reform Tartışması Büyüyor
Türkiye’deki ceza infaz sisteminde yaşanan doluluk sorunu her geçen gün daha da derinleşiyor. Resmî verilere göre, 304 bin 956 kişi kapasiteli ceza infaz kurumlarında 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla 427 bin 525 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bu rakam, cezaevlerinin yaklaşık yüzde 140’a yaklaşan bir doluluk oranıyla faaliyet gösterdiğini ortaya koyarken, yalnızca son dört ay içerisinde 14 bin 534 kişinin daha cezaevlerine girdiği görülüyor.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin ceza infaz sisteminin uzun süredir karşı karşıya olduğu yapısal sorunların artık ertelenemeyecek bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri eski Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım tarafından yapılan açıklamalarda da, artan ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla 2028 yılı sonuna kadar 50 yeni cezaevinin yapılmasının planlandığı ifade ediliyor.
Ancak yalnızca yeni cezaevleri inşa ederek sorunun çözülemeyeceği artık açıkça görülmektedir.
CEZAEVİ SAYISINI ARTIRMAK MI, SORUNUN KÖKENİNİ ÇÖZMEK Mİ?
Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mesele sadece fiziki kapasite yetersizliği değildir.
Asıl tartışılması gereken konu; ceza infaz sisteminin, toplumu koruma görevini yerine getirirken aynı zamanda bireyi yeniden topluma kazandırma işlevini ne ölçüde yerine getirebildiğidir.
Her geçen gün artan mahkûm sayısı, yeni cezaevlerini zorunlu hale getirirken; bunun yanında infaz politikalarının da yeniden değerlendirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır.
BİR DEFAAYA MAHSUS 5 YILLIK İNFAZ İNDİRİMİ DEĞERLENDİRİLEBİLİR
Benim kişisel görüşüm şudur:
Cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun azaltılması, toplumsal barışın güçlendirilmesi ve binlerce insanın yeniden üretime, ailesine ve çalışma hayatına kazandırılabilmesi amacıyla bir defaya mahsus olmak üzere tüm suçlar bakımından 5 yıllık infaz indiriminin değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu öneri, mevcut hukuk düzeni içinde yasama organının değerlendirebileceği bir politika önerisidir.
DENETİMLİ SERBESTLİK ŞARTI DA YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Kanaatime göre yapılacak olası bir düzenlemede denetimli serbestlik şartı uygulanmamalıdır.
Çünkü uygulamada çok sayıda kişinin, çeşitli nedenlerle denetimli serbestlik hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle yeniden cezaevine dönmek zorunda kaldığı görülmektedir.
Bu durum;
cezaevlerindeki yoğunluğu yeniden artırmakta,
devletin infaz yükünü ağırlaştırmakta,
aile bütünlüğünü yeniden bozmakta,
insanların topluma uyum sürecini olumsuz etkilemektedir.
İnfaz sisteminin temel amacı yalnızca cezalandırmak değil, aynı zamanda bireyin yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır.
İNSANLAR YENİDEN HAYATA TUTUNMAK İSTİYOR
Cezaevlerinde bulunan insanların önemli bir bölümü;
ailesine kavuşmayı,
çocuklarının yanında olmayı,
yeniden iş hayatına dönmeyi,
üretime katkı sağlamayı,
toplum içerisinde yeni bir sayfa açmayı arzulamaktadır.
Toplumun güvenliği elbette her şeyden önce gelir. Bununla birlikte, infaz politikalarının kamu güvenliği ile topluma yeniden kazandırma amacı arasında dengeli bir yaklaşım gözetmesi de önemlidir.
ARTIK KAPSAMLI BİR İNFAZ REFORMU TARTIŞILMALI
Türkiye’de cezaevlerinin ulaştığı doluluk oranı, yalnızca yeni bina yapımıyla çözülebilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır.
İnfaz sisteminin etkinliği, ceza adaletinin işleyişi, toplumsal fayda ve yeniden kazandırma ilkeleri birlikte değerlendirilerek kapsamlı bir reform süreci ele alınmalıdır.
Bu kapsamda, bir defaya mahsus olmak üzere tüm suçlar için 5 yıllık infaz indirimi ve denetimli serbestlik şartının uygulanmaması yönündeki önerimin, kamuoyunda ve ilgili kurumlar tarafından hukuki, toplumsal ve güvenlik boyutlarıyla tartışılmasının yararlı olacağı kanaatindeyim.
Ceza infaz sisteminin amacı sadece ceza vermek değil; suçun tekrarını önlemek, bireyin topluma yeniden uyumunu desteklemek ve toplum huzuruna katkı sağlamaktır.
Köksal Selçuk Gazeteciler ve Medyacılar Cemiyeti Genel Başkanı
Bursa Kanserle Savaş Derneği tarafından, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nde yatmakta olan hastalara moral ve destek olmak amacıyla anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarete AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Başkanı Dr. Melike Savaş, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Akın ve Bursa...
Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği GENSED’in yeni başkanı Tolga Murat Özdemir oldu. Özdemir, Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada; GENSED’in enerji depolama ve güneş enerjisinden elektrik üretimini tabana yaymayı faaliyetlerinin odağına aldığını söyledi. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği GENSED’in 7.Olağan Genel Kurul Toplantısı BYOTELL İstanbul Kozyatağı Oteli’nde gerçekleşti. Gerçekleşen...
Yıldırım Kefalet Kooperatifi’nin son genel kurulu, kooperatif tarihinin belki de en skandal ve tartışmalı anlarına sahne oldu. Kooperatif içindeki gerilim, sadece yöneticilere değil, tüm ortaklara, demokrasiye ve kooperatif ahlakına yapılan ciddi bir ihaneti gözler önüne serdi. Yapılan açıklamalar, hukuk ve demokratik süreçlerin hiçe sayıldığını ve sürecin kasıtlı bir şekilde manipüle...
Konuşmamız Gerek Derneği olarak, regl tabusu, regl yoksulluğu, menstrüel sağlık ve menstrüel adalet alanlarında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşuyuz. Afetler ve kriz dönemlerinde, bireylerin temel ihtiyaçlarının karşılanması, özellikle hijyen ve sağlık alanında destek sağlanması adına sahada aktif rol alıyoruz. 6 Şubat 2023’te Türkiye’yi etkileyen büyük depremler sonrasında da hızlı bir...
Bursa’da düzenlenen basın açıklamasında, Filistin’de yaşananlara karşı güçlü tepki ortaya konulurken, Filistin’e Destek Platformu’nun yayımladığı açıklamada direniş ve dayanışma vurgusu öne çıktı. Bursa’da Filistin’e destek amacıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösterildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Filistin’e Destek Platformu Bursa Başkanı Ramazan Acar’ın...
Mudanya’da Yıkım Fırtınası… İmar Yasasına Takılanlar Genel Başkan İbrahim Hacıoğlu adına yapılan sert açıklamada, Mudanya genelinde bağ evleri ve köy yerleşim alanlarını hedef alan yıkım kararlarına adeta ateş püskürüldü. Genel Başkan İbrahim Hacıoğlu, alınan kararların “hukuki değil, vicdani bir çöküş” olduğunu belirterek, “Bu kararlar halkın vicdanında hükümsüzdür” dedi. “Bu Bir...