BURSA BAROSU’NDAN ANKARA’DAKİ MÜDAHALEYE SERT TEPKİ: “GAZİLERİN VE ŞEHİT YAKINLARININ HAK ARAMA MÜCADELESİNE YÖNELİK MÜDAHALELER KABUL EDİLEMEZ”

BURSA BAROSU’NDAN ANKARA’DAKİ MÜDAHALEYE SERT TEPKİ: “GAZİLERİN VE ŞEHİT YAKINLARININ HAK ARAMA MÜCADELESİNE YÖNELİK MÜDAHALELER KABUL EDİLEMEZ”
Yayınlama: 24.08.2026
A+
A-

Bursa Barosu, Ankara’da özlük ve sosyal haklarının iyileştirilmesi talebiyle haftalardır demokratik haklarını kullanan er gazileri ve er şehitlerinin yakınlarına yönelik kolluk müdahalesine ilişkin sert bir açıklama yaptı.

Bursa Barosu, gazi ve şehit yakınlarının taleplerini Milli Savunma Bakanlığı’na iletmek amacıyla gerçekleştirdikleri eylem sırasında Kurtuluş Parkı’nda abluka altına alınarak müdahaleye maruz bırakıldığını belirterek, yaşananları hukuk devleti, demokratik haklar ve toplumsal vicdan açısından ciddi bir mesele olarak değerlendirdi.

Açıklamaya göre, eylemcilere destek vermek amacıyla bölgede bulunan Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu da müdahale sırasında yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.

Bursa Barosu, yaşananların ardından yaptığı açıklamada, gazi ve şehit yakınlarının taleplerinin bastırılması değil, dinlenmesi gerektiğini vurguladı.

“TALEPLERE CEVAP VERMEK YERİNE ABLUKAYA ALMAK KABUL EDİLEMEZ”

Baro tarafından yapılan açıklamada, er gaziler ile er şehitlerinin yakınlarının eşitlik ve adalet taleplerinin devlet tarafından dikkate alınmasının yalnızca siyasi değil, aynı zamanda anayasal, hukuki ve vicdani bir sorumluluk olduğu belirtildi.

Bursa Barosu, şu ifadelerle tepki gösterdi:

“Er gaziler ile er şehitlerin yakınlarının eşitlik ve adalet taleplerine kulak vermek devletin anayasal, hukuki ve vicdani sorumluluğudur. Bu taleplere cevap vermek yerine gazi ve şehit yakınlarını ablukaya almak, dağıtmak veya zor kullanarak susturmaya çalışmak hukuk devleti ilkesi ve toplumsal vicdan ile bağdaşmaz.”

Baro, özellikle gazi ve şehit yakınları söz konusu olduğunda kamu otoritesinin yaklaşımının çok daha hassas olması gerektiğine dikkat çekti.

“DEMOKRATİK HAKKI KULLANMAK SUÇ DEĞİLDİR”

Bursa Barosu açıklamasında Anayasa’nın 34. maddesine de atıfta bulunarak, herkesin önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu hatırlattı.

Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahalelerin kanuni, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve ölçülü olması gerektiği vurgulandı.

Baroya göre, barışçıl şekilde taleplerini kamuoyuna ve yetkili makamlara duyurmaya çalışan insanların yalnızca bu nedenle zor kullanmayla karşı karşıya bırakılması kabul edilemez.

Açıklamada, “Barışçıl bir topluluğun yalnızca taleplerini kamuoyuna ve yetkili makamlara duyurmak istemesi, zor kullanmayı haklı kılmaz” denildi.

“KOLLUĞUN GÖREVİ HAKKI ENGELLEMEK DEĞİL, GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAKTIR”

Bursa Barosu, kolluk kuvvetlerinin yetkilerine ilişkin de dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu.

Açıklamada, kolluğun temel görevinin demokratik hakkın kullanılmasını engellemek değil, toplantı ve gösteri hakkının güvenli biçimde kullanılmasını sağlamak olduğu ifade edildi.

Baro, zor kullanma yetkisinin sınırsız olmadığının altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Zor kullanma yetkisi sınırsız değildir; ancak zorunlu hâllerde, kademeli ve ölçülü biçimde kullanılabilir.”

Açıklamada, barışçıl gösterilere yönelik müdahalelerin süreklilik kazanmasının, anayasal bir hakkı fiilen kullanılamaz hale getirebileceği ve bunun demokratik toplum düzenine zarar vereceği belirtildi.

MİLLETVEKİLİ TÜRKOOĞLU’NUN YARALANMASI BARO’NUN TEPKİSİNİ DAHA DA SERTLEŞTİRDİ

Olayın dikkat çeken bir diğer boyutu ise Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun müdahale sırasında yere düşmesi, yaralanması ve hastaneye kaldırılması oldu.

Bursa Barosu, milletvekilinin olay sırasında yaralanmasını ayrıca değerlendirdi.

Açıklamada, milletvekillerinin yasama sorumsuzluğu ve dokunulmazlığına ilişkin anayasal hükümlerine işaret edilirken, bunun ötesinde hiç kimsenin düşüncesi, siyasi kimliği veya demokratik bir hak arama eylemine verdiği destek nedeniyle kolluk şiddetine maruz bırakılmaması gerektiği vurgulandı.

Baro, bir milletvekilinin görevini yerine getirirken böyle bir müdahaleyle karşı karşıya kalmasının yalnızca kişisel bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Açıklamada, bunun aynı zamanda halkın temsil hakkı ve demokratik siyasetin işleyişi açısından da ağır bir mesele olduğu ifade edildi.

BURSA BAROSU: “ETKİLİ, BAĞIMSIZ VE ŞEFFAF SORUŞTURMA YÜRÜTÜLSÜN”

Bursa Barosu, yaşanan olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için kapsamlı bir soruşturma çağrısında bulundu.

Baro tarafından yetkili makamlardan şu talepler sıralandı:

  • Gazi ve şehit yakınlarına yönelik müdahalelerin derhâl sonlandırılması,
  • Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının güvence altına alınması,
  • Olaylara ilişkin bütün kamera kayıtlarının muhafaza edilmesi,
  • Kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi,
  • Emri veren ve ölçüsüz güç kullanan kamu görevlileri hakkında gecikmeksizin etkili, bağımsız ve şeffaf idari ve adli soruşturma yürütülmesi,
  • Gazilerin ve şehit yakınlarının özlük ve sosyal haklarına ilişkin taleplerinin ayrım gözetilmeksizin değerlendirilmesi.

Baro, özellikle kamera kayıtlarının korunmasının olayın aydınlatılması açısından kritik olduğunu belirterek, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“GAZİLERİN VE ŞEHİT YAKINLARININ SESİ BASTIRILMAMALI”

Bursa Barosu’nun açıklamasının merkezinde ise tek bir mesaj öne çıktı:

Hak arayan gazi ve şehit yakınlarının taleplerinin bastırılması değil, dinlenmesi gerekiyor.

Baro, demokratik hakların kullanılmasının engellenmesinin sorunları çözmeyeceğini, aksine toplumsal güveni daha da zedeleyeceğini ifade etti.

Açıklamada, gazi ve şehit yakınlarının hukuk içerisinde yürüttükleri hak arama mücadelesinin yanında olunduğu açıklandı.

“BU MESELE YALNIZCA BİR EYLEM DEĞİL, HUKUK DEVLETİ MESELESİDİR”

Bursa Barosu’nun açıklaması, Ankara’da yaşanan olayın yalnızca belirli bir grubun eylemine yönelik kolluk müdahalesi olarak değil, anayasal hakların kullanılması, ölçülü güç, kamu otoritesinin sınırları ve demokratik temsil açısından değerlendirilmesi gerektiği mesajını taşıyor.

Öte yandan milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun yaralanması, olayın siyasi ve hukuki boyutunu daha da tartışmalı hale getirdi.

Bursa Barosu, açıklamasının sonunda Türkoğlu’na geçmiş olsun dileklerini iletirken, gazi ve şehit yakınlarının hukuk içinde sürdürdükleri hak arama mücadelesinin yanında olduğunu kamuoyuna duyurdu.

Bursa Barosu’nun mesajı net:

Gazilerin ve şehit yakınlarının talepleri görmezden gelinmemeli.

Barışçıl hak arama eylemleri zor kullanılarak bastırılmamalı.

Kolluk müdahaleleri hukuk, gereklilik ve ölçülülük sınırları içerisinde kalmalı.

Yaşanan olay bütün yönleriyle soruşturulmalı ve kamuoyu gerçekleri eksiksiz biçimde öğrenmelidir.

Çünkü gazi ve şehit yakınlarının hak arama mücadelesi, yalnızca bir grubun talebi değil; hukukun üstünlüğü, demokratik haklar ve devlet-vatandaş ilişkisi açısından toplumun tamamını ilgilendiren bir meseledir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo