Geçmiş dönem İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu, Bursa’da sağlık alanlarının özelleştirilmesine ilişkin tartışmalar üzerinden iktidara yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir açıklama yaptı. Hasanoğlu’nun hedefinde, kamuoyunda yankı uyandıran sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelen Mustafa Esgin ve merkezi yönetimin karar mekanizmaları vardı.
Hasanoğlu, 16 Nisan 2017’de gerçekleştirilen 2017 Türkiye anayasa referandumu ile yürürlüğe giren sistemin bugün ortaya çıkardığı tabloyu “yönetim krizinin açık göstergesi” olarak değerlendirdi. Açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Resmî Gazete’de yayımlanan özelleştirme adımları ile sahadaki siyasi aktörlerin söylemleri arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
“Bir yanda 24 Nisan’da yayımlanan ve Bursa’da dört sağlık alanının özelleştirileceğini açıkça ilan eden bir karar var, diğer yanda ise bu kararın tam tersini savunan açıklamalar… Bu tablo, merkezi yönetimin kendi içinde dahi tutarlılığını kaybettiğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
Hasanoğlu, söz konusu çelişkinin, karar alma süreçlerinin sağlıklı işlemediğini ortaya koyduğunu savunarak, “Ankara’da alınan karar Bursa’da yalanlanıyorsa, burada ciddi bir yönetim zaafı vardır” dedi.
Açıklamasının en sert bölümünde Hasanoğlu, ekonomik sıkışmışlık nedeniyle kamu varlıklarının satışa çıkarıldığını öne sürdü. Merkezi yönetimi “ülke gerçeklerinden kopuk” olmakla eleştiren Hasanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bugün gelinen noktada, masa başında oturanlar sahadan tamamen kopmuş durumda. Ekonomik darboğazı aşmak için ne varsa satma anlayışı hâkim. Bu yaklaşım, ülkenin stratejik varlıklarını birer ticari meta haline getirmiştir.”
Hasanoğlu, karar alma süreçlerinde sağlıklı bilgi akışının olmadığını da iddia ederek, Cumhurbaşkanına sunulan verilerin eksik veya hatalı olabileceğini ima etti.
Ortaya çıkan çelişkili tabloyu “siyasi ve idari bir başarısızlık” olarak nitelendiren Hasanoğlu, mevcut yönetim anlayışının sürdürülebilir olmadığını savundu. “Neresinden bakarsanız bakın, bu tabloyu izah etmek mümkün değil. Aynı konuda farklı ağızlardan çıkan zıt açıklamalar, devlet yönetiminde ciddiyetin zedelendiğini gösterir” dedi.
Açıklamasını dikkat çeken bir ifadeyle tamamlayan Hasanoğlu, eleştirilerinin kişisel değil, sistemsel olduğunu vurguladı:
“Dost acı söyler. Ancak bugün gelinen noktada, ülkenin yönetim modeli ciddi bir sınav vermektedir ve bu sınavdan başarıyla çıkılamamaktadır.”
Bursa’da sağlık alanlarının özelleştirilmesine ilişkin kararlar ve bu kararlar etrafında şekillenen siyasi polemikler, önümüzdeki günlerde de gündemin üst sıralarında yer alacağa benziyor. Hasanoğlu’nun açıklamaları, özellikle merkezi yönetim ile yerel siyasi aktörler arasındaki söylem farklılıklarını yeniden tartışmaya açarken, kamuoyunda “karar süreçlerinin şeffaflığı ve tutarlılığı” konusundaki soru işaretlerini de derinleştirdi.