Yeniden Refah Partisi’nden Nizip Çayı ve Hancağız Barajı İçin Meclis Girişimi

Yeniden Refah Partisi’nden Nizip Çayı ve Hancağız Barajı İçin Meclis Girişimi
Yayınlama: 18.08.2026
A+
A-

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki Kirlilik İddiaları TBMM Gündeminde

Yeniden Refah Partisi, Gaziantep’in Nizip ilçesinde bulunan Nizip Çayı ile Nizip Çayı’nın ulaştığı Hancağız Barajı’nda yaşandığı ileri sürülen çevresel kirlilik iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin tarafından hazırlanan yazılı soru önergesi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle TBMM Başkanlığına sunuldu.

18 Ağustos 2026 tarihli soru önergesinde, Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın bölge açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekilirken, son yıllarda bölgede artan sanayi faaliyetleri ve organize sanayi tesislerinin oluşturabileceği çevresel etkilerin kapsamlı biçimde araştırılması istendi.

Bekin, özellikle atıksu yönetimi, sanayi tesislerinin denetimi, su kalite ölçümleri, ağır metal ve diğer kirletici parametreler, kaçak deşarjlar, arıtma tesislerinin performansı ve Hancağız Barajı’ndaki olası kirletici birikimi gibi başlıkların Bakanlık tarafından açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı Neden Önemli?

Soru önergesinde, Nizip Çayı’nın bölge halkı açısından yalnızca bir akarsu olmadığına dikkat çekildi.

Nizip Çayı ve çayın ulaştığı Hancağız Barajı’nın tarımsal üretim, bölgedeki ekosistem, çevre ve su kaynakları bakımından stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi.

Özellikle su kaynaklarının korunmasının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve bölgedeki doğal yaşam açısından büyük önem taşıdığına işaret edilirken, su kalitesindeki olası bozulmaların yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal sonuçları olabilecek kapsamlı bir mesele olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.

Bu çerçevede soru önergesinde, Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki mevcut kirlilik durumunun bilimsel verilerle ortaya konulması ve varsa kirliliğin kaynağının belirlenmesi istendi.

2015 Yılında Hazırlanan Eylem Planı Yeniden Gündemde

Doğan Bekin’in TBMM’ye sunduğu soru önergesinin dikkat çeken başlıklarından biri, yaklaşık on yıl önce hazırlanan atıksu yönetimi eylem planı oldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2015 yılında “Samözü Deresi-Nizip Çayı Havzası Atıksu Yönetimi Eylem Planı Hazırlanması” projesinin yürütüldüğüne dikkat çekildi.

Söz konusu çalışmayla havzadaki kirletici kaynakların belirlenmesi, atık özümleme kapasitesinin ortaya çıkarılması, su kalitesi yönetimindeki mevcut durumun incelenmesi ve havzanın su kaynaklarının kalitesinin geliştirilmesine yönelik tedbirlerin oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi.

Bakanlığın 2015 yılı sonunda havzadaki endüstriyel ve evsel atıksulara yönelik bir atıksu yönetim eylem planı hazırladığı hatırlatıldı.

Ancak soru önergesinde, aradan geçen yaklaşık on yılı aşkın süreye rağmen Nizip Çayı ve Hancağız Barajı çevresindeki kirlilik tartışmalarının sona ermediğine dikkat çekildi.

Bu nedenle asıl sorgulanan başlıklardan biri, 2015 yılında belirlenen hedeflerin ne ölçüde hayata geçirildiği oldu.

“2015’ten Bugüne Ne Değişti?”

Doğan Bekin, Bakanlığa yönelttiği sorularla 2015 yılında hazırlanan eylem planı ile 2026 yılındaki mevcut durum arasında somut bir karşılaştırma yapılmasını istedi.

Bu kapsamda Bakanlığın resmi kayıtlarında 2015 yılında tamamlandığı belirtilen eylem planının uygulanma durumunun açıklanması talep edildi.

Ayrıca 2015 yılında belirlenen başlıca kirletici kaynakların neler olduğu, bunlardan hangilerinin ortadan kaldırıldığı ve hangi tedbirlerin hayata geçirildiği soruldu.

Daha da önemlisi, alınan önlemlerin ardından Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın su kalitesinde ölçülebilir ve bilimsel olarak doğrulanabilir bir iyileşme gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklanması istendi.

Bekin, iyileşme olduğu belirtiliyorsa bunun yalnızca genel ifadelerle değil, bilimsel ölçüm sonuçlarıyla ortaya konulmasını talep etti.

2015 ve 2026 Verileri Karşılaştırılacak mı?

Soru önergesinde Bakanlığa yöneltilen kritik sorulardan biri de 2015 ve 2026 yıllarına ait su kalite verilerinin karşılaştırılması oldu.

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’na ilişkin iki farklı dönem arasındaki su kalite verilerinin Bakanlıkta bulunup bulunmadığı sorulurken, mevcut olması halinde bu verilerin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmadığının da açıklanması istendi.

Bu soru, yaklaşık 11 yıllık süreçte bölgedeki su kalitesinin hangi yönde değiştiğinin ortaya konulması bakımından önem taşıyor.

Eğer düzenli ölçümler yapıldıysa, söz konusu ölçümlerin sonuçlarının kamuoyuna açıklanması ve değişimin bilimsel verilerle değerlendirilmesi talep ediliyor.

Ağır Metal ve Kimyasal Kirlilik Araştırması

Soru önergesinde yalnızca genel su kalitesi ölçümlerine değil, çeşitli kirletici parametrelere ilişkin ayrıntılı analizlere de yer verildi.

Bu kapsamda Nizip Çayı’ndan;

  • ağır metaller,
  • pestisitler,
  • deterjanlar ve yüzey aktif maddeler,
  • mikrobiyolojik etkenler

gibi farklı parametreler bakımından numune alınıp alınmadığı Bakanlığa soruldu.

Numune alınmış olması halinde tespit edilen değerlerin açıklanması talep edildi.

Bu talep, olası kirliliğin niteliğinin ve boyutunun yalnızca gözlemlerle değil, laboratuvar analizleriyle ortaya konulmasını amaçlıyor.

Kirliliğin Kaynağı Hangi Noktada?

Soru önergesinde dikkat çeken bir diğer başlık ise kirliliğin kaynağının belirlenmesi oldu.

Nizip Çayı’nın kaynağından Hancağız Barajı’na kadar olan güzergâh boyunca kirliliğin en yüksek olduğu noktaların tespit edilip edilmediği soruldu.

Bunun yanı sıra, su içerisindeki kirlilik yükünün hangi noktadan veya hangi tesislerden sonra arttığının bilimsel yöntemlerle belirlenip belirlenmediği de Bakanlığın yanıtlaması istenen sorular arasında yer aldı.

Bu soruların yanıtlanması halinde, kirliliğin havza genelindeki dağılımının yanı sıra belirli tesisler veya bölgelerle bağlantısının bulunup bulunmadığının da daha net şekilde ortaya çıkması bekleniyor.

Nizip Çayı’na Kaç Tesis Atıksu Deşarj Ediyor?

Doğan Bekin’in önergesinde, Nizip Çayı’na doğrudan veya dolaylı olarak atıksu deşarj eden tesislerin sayısının açıklanması da istendi.

Bakanlığa, toplam tesis sayısının yanı sıra bunların;

sanayi kuruluşu, gıda işletmesi, organize sanayi tesisi ve evsel atıksu kaynakları

olarak ayrı ayrı sınıflandırılması soruldu.

Bu soruyla birlikte bölgedeki sanayi faaliyetlerinin Nizip Çayı üzerindeki olası etkisinin daha net biçimde ortaya konulması hedefleniyor.

Kaçak Deşarj Yapan İşletmelere Yaptırım Uygulandı mı?

Soru önergesinde denetim mekanizmasına ilişkin de önemli bir başlık bulunuyor.

Son beş yıl içerisinde Nizip Çayı’na kaçak veya mevzuata aykırı atıksu deşarjı yaptığı tespit edilen işletmelerin sayısının açıklanması istendi.

Bunun yanında, bu işletmelere herhangi bir idari yaptırım uygulanıp uygulanmadığı da Bakanlığa soruldu.

Eğer yaptırım uygulandıysa, bunların kapsamı ve niteliğinin de kamuoyuyla paylaşılması talep edildi.

Bu başlık, bölgede çevre mevzuatına uyumun ne ölçüde sağlandığı ve denetimlerin etkin biçimde yapılıp yapılmadığı tartışması açısından önem taşıyor.

Nizip Atıksu Arıtma Tesisi Ne Kadar Etkin?

Doğan Bekin’in önergesinde Nizip Atıksu Arıtma Tesisi’nin performansı da doğrudan gündeme getirildi.

Tesiste arıtılan evsel ve endüstriyel atıksu miktarlarının ayrı ayrı açıklanması istendi.

Ayrıca arıtma tesisinin devreye alınmasının ardından Nizip Çayı’nın su kalitesinde bilimsel olarak ölçülebilir bir iyileşme gerçekleşip gerçekleşmediği soruldu.

Bu sorunun yanıtı, arıtma altyapısının bölgedeki su kirliliğinin önlenmesindeki etkinliğinin değerlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor.

Çünkü yalnızca bir arıtma tesisinin bulunması değil, tesisin kapasitesi, işletme koşulları, arıtma verimliliği ve deşarj edilen suyun standartlara uygunluğu da çevresel sonuçlar açısından belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.

Hancağız Barajı’nda Kirletici Birikimi Var mı?

Soru önergesinin bir başka önemli boyutunu Hancağız Barajı oluşturdu.

Nizip Çayı üzerinden taşınan kirleticilerin baraj gölünde birikme ihtimaline ilişkin Bakanlığın elindeki verilerin açıklanması istendi.

Bu kapsamda Hancağız Barajı’nda insan sağlığı veya tarımsal üretim bakımından risk oluşturabilecek herhangi bir kirletici birikiminin tespit edilip edilmediği soruldu.

Özellikle su kaynaklarında uzun süre boyunca birikebilen kirleticilerin ekosistem ve tarımsal üretim açısından oluşturabileceği risklerin araştırılması gerektiğine dikkat çekildi.

İnsan Sağlığı ve Tarım Açısından Risk Araştırması Var mı?

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki olası kirliliğin yalnızca çevre açısından değil, insan sağlığı ve tarımsal üretim açısından da değerlendirilmesi talep edildi.

Soru önergesinde, su kirliliğinin bölge halkı üzerindeki olası etkilerinin kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğine işaret edildi.

Aynı şekilde tarımsal üretimde kullanılan suyun kalitesinin ürünler, toprak yapısı ve uzun vadeli tarımsal verimlilik açısından oluşturabileceği risklerin de bilimsel olarak incelenmesi gerektiği vurgulandı.

Hayvancılık faaliyetleri ve bölgedeki ekosistem üzerindeki olası etkilerin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Bakanlıklardan Ortak Çalışma Talebi

Doğan Bekin’in soru önergesinde son olarak kurumlar arası koordinasyon konusu gündeme getirildi.

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki su kirliliğinin çevre ve bölge halk sağlığı açısından oluşturabileceği riskler konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın ortak yürüttüğü bir çalışma bulunup bulunmadığı soruldu.

Bu kapsamda mevcut denetimlerin niteliği, kurumlar arasındaki koordinasyon ve halk sağlığı açısından alınan önlemlerin açıklanması istendi.

“Kirlilik Varsa Kaynağı Ortaya Konulmalı”

Yeniden Refah Partisi’nin TBMM’ye taşıdığı önergenin temelinde, Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki mevcut durumun somut, ölçülebilir ve karşılaştırılabilir veriler üzerinden ortaya konulması talebi bulunuyor.

2015 yılında hazırlanan eylem planının üzerinden yaklaşık 11 yıl geçmesine rağmen aynı bölgenin hâlâ kirlilik tartışmalarıyla gündeme gelmesi, önergenin en önemli çıkış noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu nedenle Bakanlığın vereceği yanıtla birlikte şu başlıkların netleşmesi bekleniyor:

2015 yılında tespit edilen kirlilik kaynakları bugün hâlâ mevcut mu?

Alınması planlanan tedbirlerin ne kadarı hayata geçirildi?

Nizip Çayı’nın su kalitesi geçen 11 yıllık süreçte iyileşti mi, kötüleşti mi?

Hancağız Barajı’nda kirletici birikimi bulunuyor mu?

Sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgelerinin atıksu denetimleri yeterli mi?

Mevzuata aykırı deşarj yapan işletmelere hangi yaptırımlar uygulandı?

Bölge halkının sağlığı ve tarımsal üretim açısından herhangi bir risk tespit edildi mi?

Bu soruların yanıtları, yalnızca Nizip ve Gaziantep açısından değil, Türkiye’de sanayi faaliyetleri ile su kaynaklarının korunması arasındaki dengenin nasıl kurulduğu açısından da önem taşıyor.

TBMM’de Bakanlık Yanıtı Bekleniyor

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin tarafından 18 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulan yazılı soru önergesinde, soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talep edildi.

Önerge, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri kapsamında hazırlandı.

Bakanlığın vereceği yanıtla birlikte Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın mevcut su kalitesi, 2015 yılında hazırlanan eylem planının uygulanma düzeyi, bölgedeki sanayi tesislerinin atıksu yönetimi, denetimler, yaptırımlar ve olası çevresel ve halk sağlığı riskleri konusunda kamuoyunun daha ayrıntılı bilgi sahibi olması bekleniyor.

Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’nın geleceği açısından ise tartışmanın yalnızca “kirlilik var mı, yok mu?” noktasında kalmaması; kirliliğin kaynağının bilimsel olarak ortaya çıkarılması, sorumlulukların belirlenmesi, sürekli ölçüm yapılması ve kalıcı bir çözüm mekanizmasının oluşturulması önem taşıyor.

Yeniden Refah Partisi’nin TBMM girişimiyle birlikte yıllardır bölge gündeminde yer alan Nizip Çayı ve Hancağız Barajı’ndaki çevresel kirlilik iddiaları bir kez daha Meclis denetiminin konusu haline gelirken, şimdi gözler Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vereceği resmi yanıta çevrildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo