Iğdır, Türkiye’nin geleceğine dair kritik mesajların verildiği, toplumsal uzlaşı ve kardeşlik vurgusunun güçlü şekilde öne çıktığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Anadolu Aşiretler Federasyonu (ADAF) tarafından organize edilen “Terörsüz Türkiye ve Tam Uhuvvet Toplantısı”, ülkenin dört bir yanından gelen geniş katılımcı profiliyle dikkat çekti. Devlet temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin aynı çatı altında buluştuğu program, sadece bir toplantı olmanın ötesinde, Türkiye’nin toplumsal birlik arayışına dair güçlü bir irade beyanı niteliği taşıdı.
Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle manevi bir atmosferde başlarken, katılımcılar arasında Mustafa Fırat Taşolar, Milli Eğitim Bakanlığı Danışmanı Atik Ağdağ ve çok sayıda kurum müdürü yer aldı. Bu yüksek katılım, toplantının devlet ve toplum nezdindeki önemini bir kez daha ortaya koydu.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Ferhat Armağan, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini hatırlatarak, gelinen noktada atılan adımların tarihi bir kırılma anına işaret ettiğini vurguladı. Armağan, konuşmasında sadece güvenlik politikalarının değil, toplumsal sahiplenmenin de belirleyici olacağına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Birlik ve beraberlik, hem inancımızın hem de toplumsal varlığımızın temel direğidir. Terörsüz bir Türkiye hedefi, yalnızca devletin değil, milletin tamamının ortak sorumluluğudur. Aşiretler olarak sahada bu sürecin destekçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
Armağan ayrıca, farklı toplumsal kesimlerin ortak bir hedef doğrultusunda buluşmasının stratejik önemine işaret ederek, bu sürecin kalıcı bir toplumsal mutabakata dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Toplantının dikkat çeken bir diğer konuşmacısı ise Muhammed Tayyip Elçi oldu. Elçi, İslam dünyasında yaşanan ayrışmalara dikkat çekerek, asıl tehdidin dış faktörlerden ziyade iç ihtilaflar olduğuna vurgu yaptı. Farklılıkların bir ayrışma unsuru değil, toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirten Elçi, şu ifadeleri kullandı:
“Dil, renk, mezhep ya da kültürel farklılıklar bizi ayrıştırmamalı; aksine bir arada tutan değerler olarak değerlendirilmelidir. Bugün her zamankinden daha fazla birlik, daha fazla kardeşlik hukukuna ihtiyaç duyuyoruz.”
Eğitim perspektifinden sürece katkı sunan Atik Ağdağ ise konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Türkiye Maarif Modeli çerçevesinde geliştirilen projelere değinen Ağdağ, özellikle küresel ölçekte aile yapısını hedef alan tehditlere karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
Ağdağ, toplumun en temel yapı taşı olan ailenin korunmasının, terörle mücadele ve toplumsal dayanışma açısından da kritik bir rol oynadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Aileyi korumak, aslında toplumun geleceğini korumaktır. Büyük aile yapılarının güçlü kalması, toplumsal direnç mekanizmalarının da sağlam kalmasını sağlar. Gençlerimizi ve çocuklarımızı hedef alan manipülasyonlara karşı güçlü bir bilinç oluşturmak zorundayız.”
Toplantıda söz alan Mustafa Özkesemen ise terörsüz bir Türkiye idealinin uzun yıllardır milletin ortak özlemi olduğunu dile getirerek, bu süreçte emeği geçen tüm kesimlere teşekkür etti. İslam tarihinden örneklerle birlik ve kardeşliğin önemine dikkat çeken Özkesemen, bu ruhun yeniden ihya edilmesi gerektiğini vurguladı.
Program boyunca yapılan konuşmalarda ortak payda; toplumsal birlik, kardeşlik hukuku (uhuvvet) ve ortak değerler etrafında kenetlenmenin Türkiye’nin geleceği açısından vazgeçilmez olduğu yönünde şekillendi. Katılımcılar, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı.
Geniş katılım ve güçlü mesajlarla dikkat çeken toplantı, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona ererken, ortaya konan iradenin önümüzdeki süreçte toplumsal karşılık bulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi.