“Tarihle Barışmak Adı Altında Tarih Yeniden Yazılamaz”

“Tarihle Barışmak Adı Altında Tarih Yeniden Yazılamaz”
Yayınlama: 19.07.2026
A+
A-

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in müfredat değişikliklerine ilişkin yaptığı “Cumhuriyet ile Osmanlı’yı barıştırmak” ve “çocukların ecdadına sahip çıkması” yönündeki açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Rona, kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmede, “tarihle barışma” söyleminin tarihsel gerçekleri yeniden yorumlama girişimi olduğunu savunarak, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinin tartışmaya açılmasına karşı çıktı.

“Romantik Söylemin Altında Siyasi Revizyonizm Var”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in açıklamalarının ilk bakışta uzlaştırıcı ve kapsayıcı bir dil içerdiğini belirten Rona, bu söylemlerin arka planında tarihsel gerçeklerin siyasi bakış açısıyla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını öne sürdü.

“Tarihle barışma” söyleminin, Osmanlı ile Cumhuriyet arasında var olduğu iddia edilen bir çatışmayı ortadan kaldırma amacı taşıdığı yönündeki değerlendirmeleri eleştiren Rona, Türkiye’de uygulanan tarih müfredatının zaten Osmanlı Devleti’nin önemli dönemlerini ayrıntılı biçimde işlediğini ifade etti.

“Osmanlı Tarihi Müfredatta Zaten Geniş Yer Buluyor”

Rona, tarih derslerinde Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yükseliş dönemine kadar birçok konunun kapsamlı şekilde anlatıldığını belirterek, öğrencilerin Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve Barbaros Hayreddin Paşa gibi tarihi şahsiyetleri yakından tanıdığını söyledi.

Bu nedenle “çocuklarımız Osmanlı’yı tanımıyor” şeklindeki yaklaşımın gerçeği yansıtmadığını savunan Rona, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Yıllardır okutulan tarih kitaplarında Osmanlı’nın kuruluşu, yükselişi, fetihleri, mimarisi, devlet yönetimi ve kültürel mirası ayrıntılı şekilde yer almaktadır. Dolayısıyla burada eksik olan Osmanlı tarihi değil, tarihin belirli dönemlerine ilişkin yeni bir bakış açısının oluşturulmak istenmesidir.”

“Cumhuriyet’in Karşı Çıktığı Osmanlı’nın Kültürü Değil, Son Dönem Siyasi Yönetimidir”

Rona, Cumhuriyet’in Osmanlı’nın kültürel ve tarihsel mirasına karşı kurulmuş bir devlet olmadığını belirterek, Kurtuluş Savaşı sürecindeki siyasi gelişmelerin doğru değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumhuriyet’in, Osmanlı’nın son döneminde ülkenin işgal sürecinde izlenen siyasi anlayışa karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin sonucu olarak kurulduğunu dile getiren Rona, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Cumhuriyet’in karşı çıktığı şey Osmanlı’nın tarihi, kültürü veya medeniyeti değildir. Cumhuriyet; işgal altındaki bir ülkenin bağımsızlığını yeniden kazanma iradesidir.”

“Kurtuluş Savaşı’nın Tarihsel Gerçekleri Göz Ardı Edilemez”

Rona, değerlendirmesinde Osmanlı Devleti’nin son döneminde yaşanan gelişmelere de değinerek, Sevr Antlaşması’nın imzalanması, İstanbul’un işgali ve Milli Mücadele sürecindeki siyasi kararların tarihsel bağlamından koparılamayacağını savundu.

Kurtuluş Savaşı’nın, Anadolu’da yürütülen bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktası olduğunu belirten Rona, Cumhuriyet’in bu mücadelenin doğal sonucu olarak ortaya çıktığını ifade etti.

“Haçlı Seferleri Tartışması da Aynı Yaklaşımın Parçası”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Haçlı Seferleri” yerine “Haçlıların Anadolu’ya saldırıları” ifadesinin kullanılmasına yönelik değerlendirmelerine de değinen Rona, bu değişikliğin tarihsel içeriği değiştirmeyeceğini söyledi.

Haçlı Seferleri’nin tarihsel olarak zaten işgal ve saldırı niteliği taşıdığını belirten Rona, asıl tartışılması gereken konunun Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanan işgaller olduğunu savundu.

“Cumhuriyet Binlerce Yıllık Tarihsel Birikimin Devamıdır”

Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişinden kopuk bir yapı olmadığını vurgulayan Rona, Cumhuriyet’in Türk milletinin tarihsel devamlılığının en önemli halkalarından biri olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet’in, işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkmasının simgesi olduğunu belirten Rona, tarihsel mirasın bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Tarih Seçerek Okunamaz”

Açıklamasının sonunda tarih anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkan Rona, tarihin yalnızca belirli dönemleri veya kişileri öne çıkarılarak yorumlanamayacağını ifade etti.

“Tarih bir süpermarket değildir; işinize gelen kahramanlıkları alıp işinize gelmeyen olayları rafa kaldıramazsınız.” diyen Rona, tarihsel olayların bütün yönleriyle ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Cumhuriyet’in, Kurtuluş Savaşı’nın sonunda millet iradesiyle kurulan bağımsız bir devlet olduğunu vurgulayan Rona, tarih eğitiminin de bu tarihsel gerçekler temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.