Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’dan Sert Çıkış…
Öztürk Yılmaz, 1915 olayları, uluslararası alandaki “soykırım” tartışmaları ve terör örgütleriyle ilişkilendirilen iddialar üzerinden dikkat çeken ve sert tonlu bir açıklama yaptı. Yılmaz, Türkiye’ye yönelik suçlamaların tarihsel gerçeklikten koparılarak siyasi baskı unsuru haline getirildiğini savundu.
Açıklamasında 1915’te yaşanan tehcir sürecine değinen Yılmaz, bu dönemin yalnızca tek taraflı bir anlatıyla değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti. O dönemde yaşanan gelişmelerin, savaş koşulları ve güvenlik kaygıları çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten Yılmaz, tarihsel olayların bugünün siyasi gündeminde araçsallaştırılmasına karşı çıktı.
Uluslararası kamuoyunda Türkiye aleyhine oluşturulan “soykırım” söylemlerine de tepki gösteren Yılmaz, bu iddiaların büyük ölçüde siyasi saiklerle gündemde tutulduğunu ileri sürdü. Türkiye’nin tarihine yönelik ithamların, objektif tarih araştırmaları yerine politik yaklaşımlarla şekillendiğini savunan Yılmaz, bu tür suçlamaların ülkenin itibarına zarar vermeyi hedeflediğini dile getirdi.
Terör örgütleri üzerinden kurulan bağlantılara da değinen Yılmaz, ASALA ve PKK üzerinden Türkiye’ye yönelik saldırıların geçmişte olduğu gibi bugün de farklı yöntemlerle sürdüğünü iddia etti. Yılmaz, bu yapıların Türkiye karşıtı söylemlerle paralel bir zemin oluşturduğunu öne sürerek, uluslararası platformlarda bu ilişkilerin daha net ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin tarihine sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Geçmişimizi çarpıtanlara karşı güçlü bir duruş sergilemek zorundayız. Bu mesele, yalnızca tarihsel bir tartışma değil, aynı zamanda milli bir meseledir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında iç politikaya da mesaj veren Yılmaz, Türkiye’de siyasetin daha net, daha kararlı ve milli hassasiyetleri önceleyen bir çizgide yürütülmesi gerektiğini savundu. Tarihsel konular üzerinden yürütülen tartışmaların, ülkenin birlik ve bütünlüğünü zedeleyecek şekilde kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Yılmaz, açıklamasını güçlü bir çağrıyla tamamlayarak, Türkiye’nin hem ulusal hem de uluslararası alanda daha etkin bir şekilde tezlerini savunması gerektiğini belirtti. Bu tür tartışmalara karşı yalnızca savunmada kalınmaması gerektiğini ifade eden Yılmaz, aktif ve kararlı bir diplomasi yürütülmesinin önemine dikkat çekti.