Siyasetçi Mahmut Demir, son dönemde siyasi partiler ve kurumlar üzerinden yürütülen hukuki süreçlere ilişkin oldukça sert ve üst perdeden açıklamalarda bulundu.
Demir, Türkiye’de siyaset ve ticaret alanında art arda gündeme gelen mahkeme kararları, kongre iptalleri ve “mutlak butlan” tartışmalarının giderek daha geniş bir çerçeveye yayıldığını belirterek, sürecin yalnızca belirli partilerle sınırlı kalmayacağı yönünde endişelerini dile getirdi.
Mahmut Demir açıklamasında, son dönemde CHP ile başlayan tartışmaların farklı siyasi yapılara uzandığını, ardından ANAP sürecinin gündeme geldiğini ifade ederek şu ifadeleri kullandı:
“Siyasette ve ticarette CHP ile başlayan mutlak butlan ısınma turları ANAP ile devam ediyor. Sırada İYİ Parti ve Saadet Partisi mi var?”
Demir’in bu çıkışı, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırırken, açıklamanın tonu dikkat çekici derecede sert bulundu.
Demir, açıklamasında kayyum tartışmalarına da değinerek, sürecin yalnızca siyasi partilerle sınırlı kalmaması halinde toplumun geneline yayılabilecek bir risk oluşturduğunu savundu.
“Her aileye bir gün kayyum atanmasını mı bekliyorsunuz? Bir gün eve gidiyorsunuz, zili çaldınız, kapıyı kayyum açıyor…” ifadelerini kullanan Demir, bu söylemiyle mevcut hukuki ve idari uygulamalara yönelik sert bir eleştiri yöneltti.
Toplumun büyük bir kesiminin yaşanan gelişmelere karşı duyarsız kaldığını iddia eden Demir, siyasi partiler, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarını da eleştirerek şu sözleri kullandı:
“Türk milleti, siyasetçiler, iş insanları ve STK’lar şimdilik ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ hikâyesini söyleyerek yaşadığınızı zannediyorsunuz. Tatlı uykular…”
Bu ifadeler, açıklamanın en dikkat çekici ve en sert bölümleri arasında yer aldı.
Açıklamada ayrıca Ankara 47. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Anavatan Partisi’nin (ANAP) 24 Aralık 2023 tarihli büyük kongresini iptal etmesine de atıfta bulunuldu.
Söz konusu karara ilişkin olarak kamuoyunda farklı yorumlar bulunduğunu belirten Demir, sürecin siyasi etkiler doğurabileceğini savundu.
Öte yandan, parti yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda ise ortada kesinleşmiş bir “mutlak butlan” ya da “kayyum” kararı bulunmadığı, kararın istinaf sürecine taşınacağı ifade edilmişti.
Mahmut Demir’in açıklamaları, özellikle “kayyum” ve “mutlak butlan” tartışmalarını yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Siyasi kulislerde, açıklamanın hem içerik hem de üslup bakımından oldukça sert bir mesaj içerdiği değerlendiriliyor.
Açıklamalar, Türkiye’de siyasi partilerin iç işleyişi, yargı süreçleri ve demokratik temsil mekanizmaları üzerine süregelen tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.
Uzmanlara göre, bu tür süreçler hem hukuk hem siyaset açısından daha geniş bir değerlendirme ihtiyacını beraberinde getiriyor.
