Bursa Veteriner Hekimler Odası, son dönemde kamuoyuna yansıyan Raksharab marka kuduz aşısına ilişkin iddialar üzerine dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu aşının bir hayvanın ölümüne yol açtığı iddialarının yanı sıra, uygulama sonrası anafilaktik şok vakalarında artış görüldüğüne dair veteriner hekimlerden bildirimler alındığı belirtildi.
Oda, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere kamu otoritesine açık çağrıda bulunarak, şu soruların yanıtlanmasını talep etti:
Açıklamada, bu soruların yalnızca teknik bir konu olmadığının altı çizilerek, sahada görev yapan veteriner hekimlerin itibarı ve toplumun aşıya olan güveni açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Belirsizlik ortamının özellikle kamu kurumlarında ve belediyelerde görev yapan veterinerleri haksız bir zan altında bıraktığı ifade edildi.

Kuduz aşılamasının halk sağlığı açısından kritik bir uygulama olduğuna dikkat çeken Bursa Veteriner Hekimler Odası, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sahada doğrudan uygulayıcı olarak yer almasının yeni bir durum olmadığını ancak uygulama biçiminin tartışma yarattığını belirtti.
Düşük ücretli kamu uygulamalarının, toplumda serbest veteriner hekimlerin hizmetlerinin “pahalı” olduğu yönünde yanlış bir algı yarattığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Mesele fiyat değil, güven ve standarttır. Kamu otoritesi sahada doğrudan uygulayıcı olarak yer alıyorsa, kullanılan aşıların kaynağı, kalitesi ve güvenilirliği açısından eşit ve şeffaf bir standart sağlanmalıdır.”
Aksi durumda hem veteriner hekimlerin haksız rekabet baskısı altında kaldığı hem de halk sağlığı açısından güven duygusunun zedelendiği belirtilerek, aynı hizmet alanında farklı standartların uygulanmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, son dönemde hayvanlar üzerinden yürütülen tartışılara da değinerek, bazı söylemlerin bilimsel temelden uzak ve yanıltıcı olduğunu kaydetti. Özellikle köpek saldırılarıyla ilgili verilerin bilimsel olmayan yöntemlerle sunulduğuna dikkat çekildi.
Kuduz hastalığına ilişkin sürekli bir tehdit algısı oluşturulduğu belirtilerek, mevcut verilerin insan kuduz vakalarında artış olmadığını ve aşılama oranlarının yükseldiğini gösterdiği ifade edildi.
İçişleri Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda sokak hayvanlarının toplanmasına yönelik uygulamaların hız kazandığı hatırlatıldı. Ancak mevcut barınak kapasitesinin bu yükü karşılayamayacağı, bu durumun hayvanların yaşam hakkını tehdit edebileceği vurgulandı.
Açıklamada, sokak hayvanları sorununa ilişkin çözümün bilimsel ve sürdürülebilir politikalar olması gerektiği, kaçak hayvan ticareti, çiplenmemiş ve kontrolsüz sahipli hayvanlar gibi temel sorunlar çözülmeden atılan adımların sorunu daha da büyüteceği ifade edildi.
Bursa Veteriner Hekimler Odası, açıklamasını şu çağrı ile tamamladı:
“Toplumu korku üzerinden yönlendirmek yerine bilime dayalı politikalar geliştirilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, Raksharab kuduz aşısına ilişkin tüm süreçleri şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmalıdır.”
Açıklamada, Türkiye’nin kuduz aşısı alanındaki tarihi başarıları hatırlatıldı. 1880’li yıllarda Louis Pasteur’e bilim heyeti göndererek kuduz aşısı çalışmalarına katkı sağladığı ve 1887’de İstanbul’da kurulan kuduz tedavi merkezi ile dünyada sayılı aşı üreticilerinden biri haline geldiği vurgulandı.
Bugün ise, kendi aşısını üretmek yerine etkinliği tartışmalı aşıların ithal edildiği bir döneme gelindiğine dikkat çekilen açıklamada, veteriner hekimlerin ve bilim insanlarının dünya ile rekabet edebilecek bilgi ve birikime sahip olduğu belirtildi.
Açıklamanın sonunda Bursa Veteriner Hekimler Odası, toplumun korku ile yönlendirilmek yerine bilim temelli politikalarla bilgilendirilmesi, birlikte yaşam kültürünün güçlendirilmesi ve şeffaflığın sağlanması çağrısını yineledi.