ANKARA – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamu görevinden ihraç edilen emekçilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla Ankara’da başlattığı “Adalet Nöbeti”ni sürdürüyor. KESK Bursa Şubeler Platformu adına Derviş Erdem tarafından yapılan açıklamada, nöbetin yalnızca ihraç edilen kamu çalışanlarının değil, hukuk devleti, demokrasi, çalışma hakkı ve toplumsal adalet mücadelesinin de sembolü olduğu ifade edildi.
Konfederasyon, yaklaşık on yıldır devam ettiğini belirttiği hukuki süreçlerin artık sonuçlandırılmasını isterken, Ankara’daki nöbet sırasında bazı sendika yöneticileri ve üyelerinin gözaltına alındığını açıkladı.
Basın açıklamasında, Ankara’da iki gündür sürdürülen eylemin yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin göreve iadesi talebiyle yapılmadığı vurgulandı.
KESK’e göre nöbet;
amacıyla gerçekleştiriliyor.
Açıklamada, “On yıl önce elimizden alınan adaletin, gasp edilen çalışma hakkının, çalınan ekmeğin ve karartılan geleceğimizin nöbetini tutuyoruz.” ifadelerine yer verildi.
KESK’in açıklamasına göre Ankara’daki Adalet Nöbeti sırasında güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu çoğunluğu KESK ve bağlı sendikaların Merkez Yürütme Kurulu üyelerinden oluşan yaklaşık 20 kişi gözaltına alındı.
Sendika, müdahale sırasında biber gazı ve orantısız güç kullanıldığını öne sürerken, “Adalet istemek ne zamandan beri suç oldu?” sorusunu yöneltti.
Basın açıklamasında, KESK’in geçmişten bugüne askeri ve sivil tüm darbelere karşı ilkesel tutum aldığı belirtildi.
Konfederasyon, özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında ve sonrasında da darbe girişimine karşı açık tavır sergilediğini vurgulayarak, buna rağmen KHK süreçlerinde çok sayıda sendika üyesinin kamu görevinden ihraç edildiğini savundu.
KESK, 15 Temmuz sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) sürecinin zaman içinde yalnızca darbe girişimiyle bağlantılı kişilerle sınırlı kalmadığını ileri sürdü.
Açıklamada, OHAL döneminde;
çeşitli uygulamaların hedefi haline geldiği iddia edildi.
Sendikanın paylaştığı verilere göre OHAL döneminde çıkarılan 36 Kanun Hükmünde Kararname ile kamudan 162 binden fazla kişi ihraç edilirken, binlerce dernek, vakıf, medya kuruluşu ve çeşitli kurum da kapatıldı.
KESK, OHAL uygulamalarının olağanüstü dönem tedbiri olmaktan çıkarak kalıcı yönetim anlayışının parçasına dönüştüğünü savundu.
Açıklamaya göre KHK süreçlerinde kamu görevinden çıkarılanlar arasında 4 bin 259 KESK üyesi de bulunuyor.
Sendika, ihraç edilen üyelerinin önemli bölümünün darbe girişimiyle bağlantılı herhangi bir suçlama ile karşı karşıya olmadığını savunurken, üyelerinin;
gibi talepler nedeniyle hedef alındığını ileri sürdü.
KESK, söz konusu faaliyetlerin Anayasa ile güvence altına alınmış sendikal haklar kapsamında bulunduğunu ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından da korunduğunu belirtti.
Basın açıklamasında KHK mağduriyetlerinin yalnızca kamu görevinden çıkarılmakla sınırlı olmadığı ifade edildi.
Sendikaya göre ihraç edilen çok sayıda kamu emekçisi;
KESK ayrıca bazı ihraç edilen kamu çalışanlarının görevlerine ancak yaşamlarını yitirdikten sonra iade edildiğini öne sürdü.
Konfederasyon, 2017 yılında kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun etkili bir başvuru yolu oluşturmadığını savundu.
Açıklamaya göre;
KESK, komisyonun hukuksuzluğu gidermek yerine kalıcı hale getirdiğini ileri sürerken, komisyonun kapanmasının ardından dosyaların özel yetkili idare mahkemelerine devredildiğini ve yargı süreçlerinin halen devam ettiğini belirtti.
Konfederasyon, KESK üyelerine ilişkin ihraç dosyalarının yaklaşık yarısında yargılamaların onuncu yılına rağmen henüz tamamlanmadığını açıkladı.
KESK, Türkiye’de son dönemde çatışmasızlık ortamı ve demokratikleşmeye yönelik tartışmaların yeniden gündeme geldiğine dikkat çekerek, gerçek bir demokratikleşmenin KHK uygulamalarının yol açtığı mağduriyetlerin giderilmesiyle mümkün olacağını savundu.
Özellikle barış talebini dile getiren sendikal faaliyetler nedeniyle ihraç edilen kamu çalışanlarının durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Basın açıklamasının sonunda KESK, hükümete, yargı organlarına ve kamuoyuna çeşitli çağrılarda bulundu.
Konfederasyon;
talep etti.
KESK Bursa Şubeler Platformu adına yapılan açıklama, “Biz kazanacağız, geri döneceğiz” sloganıyla sona ererken, sendika örgütlü mücadelenin sürdürüleceği mesajını verdi.
