1976’dan 2026’ya dile kolay yarım asırdır cam sektörüne hareket getirmiş olan Karagülle Cam’ın Sahibi Değerli İş İnsanı Kenan Karagülle ile 50. yıla özel gerçekleştireceğimiz röportaj için bir araya geldik.
*** Kenan Bey öncelikle bizleri ekibimizi uzun bir aradan sonra tekrardan Karagülle Cam’da konuk edip ağırlamış olmanızdan dolayı teşekkür etmek istiyorum.Sizlere yani Karagülle Cam’a konuk alacağımızı sosyal medyadan da paylaşınca oradanda yüzlerce soru,yorum ve teşekkür mesajı gelmiş.Görünen o ki; Elazığlı hemşerileriniz sizi çok seviyor. Röportajımıza ,sorulara geçmeden kısaca Kenan Karagülle kimdir sizi tanımak isteriz?
1976’DAN 2026’YA KARAGÜLLE CAM..!!
— Öncelikle tabii bizlere Karagülle Cam’a böylesine güzel bir fırsat tanımış olmanızdan dolayı ben de sizlere teşekkür etmek istiyorum. 1972 Elazığ doğumluyum. rahmetli babam ve amcamın 1976’da ortak kurdukları bir firmayız. 2026 bizim 50. yılımız. 1982 yılına geldik Bursa’ya, 43 yılımız bitti 44. yılımıza girdik.Bu mesleğe başlarken normalde evlere cam takan Camcı esnafıydık. 1982 yılında Bursa’ya geldikten sonra Bursa’da çok önemli projelerde cam montajı işi yaptık. 2018’de de Şişecam’ın Bölge Distribütörlüğünü aldık. Şu anda Türkiye’de Şişecam’ın 19 tane bölge distribütöründen birisiyiz.Şu anda camcı esnafının ya da cam işleme yapan firmaların cam ana tedarik noktasındayız biz. Kuruluşumuzdan günümüze Karagülle Cam adıyla bugünlere dek 50 yıldır hizmet vermekteyiz.
*** Karagülle Cam’da ne gibi ürünler bulunur,hangi cam çeşitleri bulunur diye bir soru gelmiş onu cevaplayarak başlayalım isterseniz Kenan Bey.
CAMIN KULLANILDIĞI BÜTÜN ÜRÜNLERİN HEPSİ BİZDE VAR..!!
— Şu anda camın kullanıldığı bütün ürünlerin hepsi bizde var. Yalnız biz direkt tüketiciye hitap etmiyoruz. Örneğin duşakabin camı kırılan, ya da evinin kapı camı ya da mobilyasının Dolap kapağının aynası kırılan kişilerin ürünleri aslında bizde var, ancak onlar bir işlem gördükten sonra kullanılabilir hale geldiği için bizden direkt alım yapamıyorlar.Daha ziyade Camcı esnafından, ya da büyük cam işleme işi yapan sanayici firmalardan alabiliyorlar.
*** Peki cam sektöründeki gidişat nasıl? O konuda birçok soru gelmiş, yurt genelindeki ekonomik gidişatla aynı seviyede mi bu konu ile ilgili neler söylersiniz?
CAMIN TÜKETİM ALANI ÇOK GENİŞLEDİ..
— Cam sektöründeki gidişat şu anda içerisinde bulunduğumuz ekonomik koşullara göre çok kötü değil. Miktarsal olarak halen daha canlılığını koruyor. Bunun birkaç tane sebebi var. Camın tüketim alanı çok yükseldi. Eskiden cam çok belirli noktalarda kullanılırdı , evlerin dış pencerelerinde vesaire kullanılırdı artık cam Hayatımızın her tarafına girdi. Mobilyada camın kullanımı çok yükseldi. Otomotiv’de yine araç üzerinde camın miktarı arttı.Eskiden sadece ön ve yan camlar varken şimdi komple cam tavan oluştu camın kullanım alanı genişledi.Evlerimizde de yine camlar bir pencere olmaktan çıktı tam boy duvar şeklinde olmaya başladı.Mutfakta kullanılan ekmek kesme tahtasından tutunda evlerimizde salonlarımızda görsel olarak güzelleştirdiğimiz ayna duvarlar oluşmaya başladı.Duşakabinlerde yine bol bol kullanılmaya başlandı.Yine bir çok noktada kullanılıyor. Bunlar evin içindekiler, evlerin dışında bir de iş merkezlerinde de cam çok fazla tüketilen bir yer oldu. Dışlar tamamen cam bina oldu ,yine ara bölmeler de tamamen camla olmaya başladı iş merkezlerinde artık. Duvarlarda tuğlalarla ara bölme işlemi yapılmıyor. Daha ziyade alüminyum, ahşap ve cam kompozisyon şeklinde ara bölmeler oluşturulmaya başlandı. Dolayısıyla bir de güvenliğe bağlı olarak 2 ve 3 katlı aynı alanda kullanılması ile birlikte camın kullanımı hat safhada arttı.Ayrıca cam artık eğlence dünyamıza kadar girdi.Tavla, bilardo masasına kadar herşey camdan yapılmaya başlandı. Dolayısıyla bunların hepsini topladığımız zaman camın tüketim alanı gerçekten çok üst düzeyde artış gösteriyor şu anda. Camın kullanım alanı artıyor aynı zmanda insan sağlığına zarar vermiyor da. Örneğin çift katlı lamine cam dediğimiz camlar var bu camları ancak balyoz marifetiyle en az 10-15 dakikada kırıp ancak içeri geçilebilir hale getiriliyor.Bunu da yine kuyumcular, mağazalar,bankalar kullandığı zaman bir güvenlik oluyor.İlaveten insan yoğunluğunun olduğu yerde herhangi bir kırılma esnasında dökülmediği için insanlara da bir zarar vermiyor. Bu da tabii çok büyük bir avantaj.
*** Yine Eskişehir’den Ali Bey yüklü, toplu alımlarda iskontalar oluyor mu diye sormuş?
TOPLU ALIMLARDA İSKONTO VAR..!!
— Tabii ki şimdi camın satışı esnasında satış miktarı arttıkça tüm sektörlerde olduğu gibi burada da yüksek mal alanın fiyatlaması ve iskontosu artıyor.
*** Bir soruda bizden olsun Kenan Bey. Elazığlılar Derneği’nin her türlü etkinliğinde, pikniğinde, buluşmasında her zaman siz de onlarla birlikte oluyorsunuz.Gelen sorulara baktığımızda sadece soru olarak da değil bu anlamda sizin bu güzel davranışınızı yorumlayan size bu anlamda minnettarlığını sunan birçok Elazığlı’da var. Bu anlamda neler söylersiniz?
“ELAZIĞ” DENİNCE AKAN SULAR DURUR..!!
—- Öncelikle bu güzel dilekleri gönderen tüm Elazığlı kardeşlerime ben de çok teşekkür etmek istiyorum.Onların yorumları, onların düşünceleri benim için çok çok değerli. Benim insan ilişkilerim daha sıcak tabii Elazığ’da işin içine girince bu daha da kuvvetleniyor.Küçük yaşta gelmiş olmamıza rağmen bağımız kopmadığı için Elazığ’ı çok seviyoruz.Dolayısıyla burada Elazığ’la ilgili bir etkinlik, faaliyet olduğu zaman elimizden geldiği kadar katılmaya çalışıyoruz.Orada o ambiyansı yaşamaya çalışıyoruz.Çünkü oraya gittiğimiz zaman mistik bir hava şehrimizin doğduğumuz yerin, ya da işte anamızın, babamızın,atamızın doğduğu yaşadığı ortam. Bizim Elazığ’ın o manada müziği de farklıdır.
ELAZIĞ GASTRONOMİ ANLAMINDA DA ÖNDE GELEN ÜÇ ŞEHİRDEN BİRİDİR..
Özellikle gastronomisi de biraz farklıdır. şöyle söyleyeyim şu anda biz kendimizi çok reklam edemediğimiz için bilinmiyor ama Türkiye’de şu anda gastronomi olarak en önemli 3 şehirden birisidir Elazığ. Bunlar Gaziantep, Elazığ ve Şanlıurfa’dır. Elazığ şu anda çeşitlilik olarak ikinci şehirdir hatta son zamanda Elazığ Valiliği başlattığı tam tarihini hatırlamıyorum ama Eylül ayı içerisinde Elazığ’da şu anda geleneksel hale getirdikleri gastronomi fuarı yapmaya başladılar.Bu önemli bir şey Elazığ’ın tanıtılması ile alakalı olarak. Bunu da sadece Elazığlıların da bilmemesi adına dışarıda yapılan bu etkinliklerde birilerinin de çaba sarf etmesi lazım.
HERKESİN KARINCA KARARINDA DA OLSA YARDIM ETMESİ LAZIM
Yani sonuçta Her gittiğimiz yerde biz Elazığlıyız Elazığ bizim güzel şehrimiz deyip ondan sonra Elazığ ile alakalı bir şey olduğu zaman da hiç ilgilenmemek bilmiyorum ama bir Elazığ olarak çok da tasvip ettiğim bir şey değil. Keşke herkes bir miktar karınca kararınca bir yardım etmesi lazım bir şeye koşturması lazım ipin ucundan tutması lazım. Biz gittiğimiz Elazığlılar programlarında şöyle bir şeyler de yaşıyoruz .Biz Elazığlıyız ama bizim eşimiz dostumuz arkadaşımız sürekli görüştüğümüz farklı şehirlerdeki insanlar da o kültürü tanımak adına geliyorlar.Bunu da düşünmemiz lazım buna göre davranışlar sergilememiz lazım Elazığlılar olarak.
*** Peki Kenan Bey Elazığ dediğinizde ilk aklınıza gelen ne oluyor?
ELAZIĞLI MİLLİYETÇİDİR,VATANSEVERDİR..
— İlk olarak bir kere milliyetçiliği vatanseverliği gelir aklımıza.Yani bizim Elazığ’ın hiçbir şekilde göz ardı edemeyeceği en büyük özelliği bu. Fethi Sekin artık bizim Elazığ’ın rol modeli oldu. Ama emin olun has Elazığlı olup Fethi Sekin’in yaptığını yapmaktan gözünü kırpmayacak yüzler, binler çıkar Elazığ’dan. Yani bugün Elazığ hem milliyetçilik,hem vatanperverlik olarak en yüksek şehirlerdendir.Tabii burada siyasi konuların bazılarında çok bulunmak doğru değil.Lakin bu ülke için bedel ödemiş geçmişte ismi duyulmuş ya da duyulmamış çok kahramanı vardır Elazığ’ın. Yoksa ülke buraya çok rahat gelmedi.Coğrafyamız nedeniyle ya da bulunduğumuz farklı kutupların tam ortasında olmamız nedeniyle bütün dünyanın gözünün olduğu bir noktadayız.
FETHİ SEKİN’İN YAPTIĞINI YAPACAK BİNLER ÇIKAR ELAZIĞ’DAN..!!
Bu noktadayken rahat bırakmadıkları esnada da bir sürü insanımız ama canıyla ama malıyla ama zamanı ile emek sarf ettiği için bugün buradayız. Yoksa işte Fethi Sekin olmasaydı, Ömer Halisdemir olmasaydı belki bugün biz burada bu kadar rahat oturamayacaktık, onlar bir bedel verdiler. Şimdi bizim yapmamız gereken en önemli şeylerden birisi o bedelleri verenleri unutmamak onlara sahip çıkmak. O yüzden Elazığ bu noktada biraz ayrışıyor. Yoksa bu memleketin 81 ili 900 küsür ilçesinde yaşayan herkes bir şey olduğu zaman koşarlar ama bu koşmak bir ihtiyaç olduğu zaman da mı olmalı,yoksa her zaman mı olmalı. Elazığ belki bu noktada ayrışıyor onun için biz gurur duyuyoruz seviyoruz Elazığ’ımızı.
***Babanız ,Siz ,oğlunuz Hazar Bey sektörde üçüncü nesilde geldi. Daha sonrasında sırasıyla 4-5 altıncı nesillerde gelir mi neler söylersiniz?
BİRİNCİ KIRILMA NOKTASI TORUNDUR.!
— Şöyle bu söylediğiniz Aslında Türkiye’deki şirketlerin en önemli kanayan yarası. Bizde şirketler babadan oğula geçtikten sonra ,zaten her aile şirketi babadan oğula geçer orada herhangi bir sıkıntı olmaz. Birinci kırılma noktası torundur. Torunda eğer adapte olduktan sonra bir bakıyorsunuz ortaya 50 yıllık bir şirket çıkmıştır zaten. Eğer torundan sonra torunun devam eden nesli senin yapmış olduğun şirkette ,yapmış olduğun işi, bırakmış olduğun hem ticari, hem de geçmiş mirasa sahip çıkarsa o zaman alıp başını gidiyor. Sabancı Holding bizde çok önemli örnektir.Rahmetli Sakıp Bey ölene kadar Sabancı’da hiçbir sıkıntı yoktu hep büyüyerek giden bir holdingti.Ama şu anda onlarca Sabancı şirketi var Türkiye’nin en büyük holdingiyken şu anda belki 3- 5- 8. oldu. Dolayısıyla Türkiye’de 3. nesil ilk kırılma Noktası, 3’ten sonrası şans. Çünkü Türkiye’nin bu sürecinde geçmişteki bütün bu şirket kurucuları alaylı işin çıraklığını yapmış çalışmış fiili olarak emek sarf etmiş.Ondan sonra kurucuların oğulları hem alaylılar o zaman ileri derecede okul işleri fazla olmadığı için 70’li 80’li yıllarda, hem okul okumaya çalışıyorlar. Baba diyor ki; ben İlkokulu bitiremedim ama oğlum bir liseyi bitirsin istiyor. Çocuk liseyi bitiriyor ama aynı zamanda iş yerine geliyor.
ALAYLILAR MEKTEPLİ DE OLSUN İSTİYORLAR.!
Ama baba Liseyi bitirdikten sonra torun Dedenin de talebi ile oğlunun da talebiyle İşte bir üniversite okusun firmamız büyüyor en azından burada bir tane de Mektepli olsun deniliyor. İşte o mektep kırılma noktası.Eğer o mektebi doğru seçip doğru analiz edip yapmış olduğu işle örtüştürebilirse onun devam edeceği ,onun gelişebileceği bir Okulu seçerse oradan yürür,gider.Yani bugün bir inşaat yapan firmanın tırnak içerisinde söylüyorum oğlunun gazetecilik okutmasının hiçbir anlamı yok .Demir Çelik işi yapan bir kişinin Tekstil mühendisi kızının olmasının da bir anlamı yok. Çünkü neden? Şirketine verimli olamayacak eğitimli olacak ama Türkiye’de şöyle bir gerçek var. Eğitimli olup şirketlerinin başında olup fakat şirketlerinin işi ile alakalı hiçbir eğitim almamış bir sürü insan var. Maalese fSadece okul okumuş ve bir diploma sahibi olmuş.
*** Ayşegül hanım sormuş yapmaktan zevk aldığınız keyif aldığınız hobileriniz var mı diye?
— İşimin dışında kalan zamanda dostlarla, arkadaşlarla yemek yiyebileceğimiz sohbet edebileceğimiz İmkan varsa Elazığ müziğini dinleyebildiğimiz anlar bizim çok mutlu olduğumuz anlar.
—Peki hayatta keşkeleriniz oldu mu şöyle yapsaydım, böyle yapsaydım diye Kenan Bey?
HAYATTA KEŞKELERİ OLMAYAN HİÇ KİMSE YOKTUR
— Hayatta keşkeleri olmayan hiç kimse yoktur. Hepimizin keşkesi var benim de çok keşkelerim oldu. Ama pişmanlık duyduğumuz keşkelerimizin azlığını herkese Allah göstersin istiyorum. Benim için de herkes için de.
*** 1976’dan 2026’ya 50 yıllık süreçte tabii Karagülle Cam’ın bugünlere gelmesinde yol arkadaşlarınız olmuştur değil mi Kenan Bey?
50 YILDA EMEĞİ GEÇEN HERKESE SONSUZ TEŞEKKÜRLER.
— Bizim şirketimizde bizimle yol yürüyen onlarca yıl bizim yanımızda olan yol arkadaşlarımız oldu.Şirketimiz bünyesinde 1976’dan günümüze tüm yanımızda bizimle birlikte yol yürüyen, emek sarf eden, adları aklımda olan gördüğüm yaşayanlara Allah hayırlı ömürler versin, ölmüşlere Allah rahmet eylesin,bir sürü iş arkadaşlarım var hepsini saygıyla minnetle anıyorum.(Yarın kaldığımız yerden devam etmek üzere)
