Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde;
Kadınların yaşam, eşitlik ve özgürlük mücadelesi , Kadını-Erkeği eşit bir dünya oluncaya kadar sürecek,
asla pes etmeyeceğiz!
Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanıncaya kadar, Erkek Egemenlerin, önce herşeyi, YAŞAMAYI BİLE sadece kendileri için hak gören hastalıklı düşünce yapısı ve bunun dışavurumu davranışları değişinceye kadar bu mücadele sürecek!
Kadınlar dünyanın yarısı, diğer yarısı erkekler iken erkeklerin egemen olması anlaşılır bir durum değil. Erkeklerin hepsi de baskıcı değil. Anlaşılıyorki sadece kadınların çabaları bu haksızlıkları ortadan kaldırmaya yetmiyor. Yürekli, kadın erkek eşitliğini kabul etmiş hakkına razı olan erkeklerin desteği gerekiyor.
Dolayısı ile ERKEKLERİn EĞİTİLMESİ ve iclerindeki baskıcı zihniyete karşı durmaları gerekiyor.
Atatürk gibi örneğin:
“Ey Türk kadını sen yerlerde sürünmeye değil göklere yükselmeye layıksın” diyen büyük insan ATATÜRK’ e saygı ve minnetle!
Kadınların kurtuluşu ATATÜRK gibi düşünen erkekler yetiştirmelerine bağlıdır. Dolayısıyla kadının kurtuluşu yine kadının elindedir.
Erkeklerin kadınlara bakış açısının değişmesi doğdukları günden başlayarak eğitilmelerine bağlıdır.
Eğitmenleri önce anne, aile ve sonra okulda öğretmenleridir.
Bunun için öncelikle anneleri inanış, gelenek baskısından kurtarmak gereklidir.
Atatürk:
“Toplumsal yaşam akıl ve mantıktan yoksun, yararsız, hatta zararlı inançlar, aynı zamanda geleneklerle yüklü olursa Felce Uğrar!
Hiçbir akla yatkın, kanıta dayanmayan birtakım geleneklerin korunmasında direnen ulusların ilerlemesi güç olup belki de hiç olmaz.”
demiştir ve çok haklıdır.
Kadınlar Atatürk sayesinde elde ettikleri haklarını bile kullanamamak , kaybetmek korkusu içindeler. Onun sayesinde kadınlar lehine düzenlenmiş olan yasalar sürekli kadınlar aleyhine değiştiriliyor, hatta tamamen kaldırılmak isteniyor, sözleşmeler iptal ediliyor. (İSTANBUL SÖZLEŞMESİ)
Ülkemiz kadına eşit hak tanımayan, özgürlük vermeyen dinimizin her geçen gün artan baskısıyla yönetiliyor. Bu ortamdan cesaret alanlar kadınlarımızı öldürmeye devam ediyor.
Kadının Anayasal öncelikli hakkı YAŞAMAKTIR! ATATÜRK de boşandı ama öldürmedi.
8 Mart bir mücadele günüdür. İstatistikler toplumsal cinsiyet eşitliğinin yüzyıllar sonra gelebileceğini söylüyor. Eğlenceyle kutlanacak, çicek , tek taş yüzük aldığı için sevinilecek, gülüp oynanacak gün hiç değildir.
Yas ve mücadele günüdür.
8 Mart DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ Kadın sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konuda farkındalık yaratılması ve sorunlara çözümler bulunması yolunda çabalanması gereken önemli bir gündür. Eğlence değil mücadele günüdür. Kadın sorunlarının partisi yoktur. Hangi görüşten olursa olsun bütün kadınların omuz omuza dayanışma ile mücadele etmesi gereğinin anlaşılması günüdür.
Almanya sosyalist demokrat partisi önderlerinden Clara Zetkin; ABD de 8 Mart 1857 tarihindeki hakları için direnen ve bu yüzden hapsedildikleri tekstil fabrikası yangınında ölen, öldürülen 129 KADIN işçiler anısına 8 Martın DÜNYA KADINLAR GÜNÜ olarak kutlanmasını önerdi ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16 Aralık 1977 Tarihinde 8 Martın DÜNYA KADINLAR GÜNÜ olarak kutlanmasını kabul etti.
İnsan hakları temelinde kadınların maruz kaldığı cinayetler, zorbalıklar, haksızlıklar, ayrımcılıklar bu günde dünyada halâ daha yüksek sesle dile getirilmesi gereken bir gerçekliktir.
TEK TAŞ, ÇİÇEK DEĞİL HAK İSTİYORUZ!
Erkekler! Kadınlara çicek vermeyin, tek taş yüzük almayın! EŞİTLİKÇİ OLUN!
Tek yapmanız gereken haklarını ellerinden almamak, hakkınıza razı olmak!
Asırlardır kadınları sömürdüğünüz YETMEDİ Mİ?
ŞİDDET ŞİDDET GETİRİR UNUTMAYIN! İSYANDAYIZ! BİLİN Kİ BU BÖYLE GİTMEZ!
Zorluklara rağmen haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
Kaplumbağa hızıyla da olsa , hak ararken katledilenlerimiz de olsa HEDEFE ULAŞACAĞIZ!
ERKEKLER ÖRNEK ALMANIZ GEREKEN KİŞİ ATATÜRK’TÜR UNUTMAYIN!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun! Mücadeleye Devam!
Bu dünyayı mutlaka sağduyuları ile kadınlar kurtaracak. Selâm olsun dünyanın ağır yükünü çeken EMEKÇİ KADINLARA!