İYİ Parti Bursa teşkilatında sular durulmuyor. Parti içinde aylardır kaynayan kriz, bu kez sert ve toplu bir kopuşla gün yüzüne çıktı. Aralarında 6 ilçe başkanının da bulunduğu çok sayıda yönetici, görevlerinden istifa ettiklerini Bursa’da il başkanlığı binası önünde yaptıkları sert açıklamayla duyurdu.
İstifaların perde arkasında ise iddialar ağır: baskı, mobbing, liyakatsizlik ve açık açık “biat” dayatması.
Süreçte dikkat çeken gelişmeler şöyle sıralandı:
Ortaya çıkan tablo net: Bursa teşkilatı adeta dağılma noktasına geldi.
İl başkanlığı önünde konuşan Nilüfer İlçe Başkanı Osman Çalışkan, açıklamasında sert ifadeler kullandı. Görevden almaların “uyumsuzluk” bahanesiyle yapıldığını söyleyen Çalışkan, bunun açıkça teşkilat iradesine müdahale olduğunu belirtti:
“Uyumsuzluk ne demek? Farklı düşünmek mi suç? Biat etmeyince mi uyumsuz oluyoruz?”
Çalışkan’a göre mesele basit değil: İl yönetimi uzun süredir etkisiz, hatalı ve liyakatsiz bir yapı sergiliyor. Üye kayıpları artıyor, belediye başkanları ve meclis üyeleri partiden kopuyor. Ve buna rağmen eleştirenler tasfiye ediliyor.
Mudanya cephesinden gelen açıklamalar ise krizin boyutunu daha da sertleştirdi. İlçe Başkanı Ersin Erdönmez, genel merkezde kendisine açık şekilde baskı yapıldığını iddia etti:
“Neden görevden alınıyorum dedim, ‘bize oy vermedin’ dediler.”
Bu sözler, parti içinde demokrasi tartışmasını alevlendirdi. Erdönmez, kendisinden “sessiz sedasız istifa etmesinin” istendiğini ancak bunu reddettiğini belirtti. “Bu bir hak arayışıdır” diyerek rest çekti.
Erdönmez’in bir diğer çıkışı ise teşkilatın çalışma anlayışına yönelik oldu. Parti faaliyetlerinin içinin boşaltıldığını savunan Erdönmez:
“Cenazeye gitmek, düğüne gitmek siyaset değildir. Biz proje üretelim dedik, ama karşılık bulamadık.”
Osmangazi İlçe Başkanı Hüseyin Bozkurt Kaplan ise süreci “baskı ve pazarlık siyaseti” olarak tanımladı. Kaplan’ın iddiaları daha da çarpıcı:
Kaplan, tüm bu girişimlere rağmen delegelerin iradesiyle seçildiğini vurgulayarak, yaşananların bireysel değil doğrudan teşkilat iradesine yönelik bir operasyon olduğunu savundu.
İstifa eden isimlerin ortak vurgusu ise net: Parti içi demokrasi ağır yara aldı. Görevden almaların hukuki süreç işletilmeden yapılması, “tepeden inme” kararların dayatılması ve farklı görüşlerin cezalandırılması, teşkilatta büyük bir kırılmaya yol açtı.
Tüm bu iddiaların ardından gözler şimdi Bursa İl Başkanlığı ve milletvekillerine çevrildi. Henüz resmi ve kapsamlı bir açıklama yapılmazken, kamuoyu bu ağır suçlamalara verilecek yanıtı bekliyor.
Ortaya çıkan tablo basit bir istifa dalgası değil; bu, doğrudan bir güven krizi.
Teşkilat içinde “biat mı, demokrasi mi?” sorusu artık yüksek sesle soruluyor.
Bursa’da yaşanan bu kopuşun, partinin geneline nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki günlerin en kritik siyasi başlıklarından biri olmaya aday.