DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin Fevziye ve Elmaçayır mahallelerini kapsayan bölgede jeotermal kaynaklı ve doğal mineralli su kullanımına yönelik ruhsat ve kapasite artışı projesine sert tepki gösterdi. Mevcut üretim kapasitesinin yaklaşık 60 kat artırılmasının planlandığını belirten Metinbaş, “Bugün alınacak yanlış kararlar yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın su hakkını da ipotek altına alacaktır. Su ticari bir meta değil, milletin ortak yaşam hakkıdır.” ifadelerini kullandı.
Yazılı açıklama yapan DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş, kamuoyuna yansıyan proje dosyasındaki rakamların son derece dikkat çekici olduğunu belirterek, söz konusu kapasite artışının yalnızca teknik bir yatırım olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Metinbaş, mevcutta 43,2 metreküp/gün olan doğal mineralli su üretim izninin 2 bin 592 metreküp/güne çıkarılmasının planlandığını, bunun ise mevcut kapasitenin yaklaşık 60 kat artırılması anlamına geldiğini söyledi.
Bununla da yetinilmeyerek projeye günlük bin 728 metreküp doğal kaynak suyu kullanımının da eklendiğini belirten Metinbaş, toplam günlük su çekiminin 4 bin 320 metreküpe, yani 4 milyon 320 bin litreye ulaşacağını kaydetti.
Metinbaş, projede öngörülen günlük su kullanımının büyüklüğüne dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu rakam sıradan bir kapasite artışı değildir. Günlük çekilecek su miktarı yaklaşık 28 bin vatandaşın günlük içme ve kullanma suyu ihtiyacına karşılık gelmektedir. Böyle bir kaynağın özel ticari faaliyetler kapsamında kullanılmasının çevresel ve toplumsal sonuçları çok ciddi şekilde değerlendirilmek zorundadır.”
Açıklamasında yatırım ve istihdama karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Metinbaş, söz konusu olanın sıradan bir sanayi yatırımı değil, doğrudan gelecek nesillerin yaşam hakkını ilgilendiren stratejik bir doğal kaynak olduğunu söyledi.
“Biz üretime de karşı değiliz, istihdama da karşı değiliz. Ancak hiçbir ekonomik kazanç, su kaynaklarımızdan daha değerli değildir. Yer altı sularını geri getiremezsiniz. Kuruyan kaynakları yeniden oluşturamazsınız. Bir fabrikanın üretimi durabilir, yeni yatırımlar yapılabilir; ancak kaybedilen su kaynaklarının telafisi yoktur.”
Türkiye’nin son yıllarda giderek artan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Metinbaş, iklim değişikliğinin etkilerinin artık her alanda hissedildiğini belirtti.
“Bir tarafta kuruyan göller, azalan barajlar, düşen yer altı su seviyeleri konuşulurken, diğer tarafta milyonlarca litre suyun ticari kullanım için çekilmesi planlanıyor. Bu nasıl bir planlamadır? Kuraklık gerçeğini görmezden gelerek alınan kararların bedelini yarın bütün toplum ödeyecektir.”
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı, projeye ilişkin kamuoyunda cevap bekleyen çok sayıda soru bulunduğunu belirterek şu hususların açıklığa kavuşturulmasını istedi:
Metinbaş, böylesine büyük ölçekli projelerde kamuoyunun eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, sürecin şeffaf yürütülmesinin zorunluluk olduğunu ifade etti.
“İnegöl halkını doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir konuda kapalı kapılar ardında karar alınamaz. İnsanlar kendi yaşadıkları bölgenin su kaynaklarının nasıl kullanılacağını bilmek zorundadır. Şeffaflık demokratik yönetimin temel ilkesidir.”
Açıklamada suyun yalnızca ekonomik bir kaynak olarak değerlendirilmesine de sert eleştiriler yöneltildi.
Metinbaş, “Su artık dünyanın en stratejik değerlerinden biridir. Bugün petrol için verilen mücadelelerin yarın su için verileceği uluslararası raporlarda açıkça ifade edilmektedir. Böyle bir dönemde suyu yalnızca ticari kazanç üzerinden değerlendirmek geleceğe yapılacak en büyük haksızlıklardan biridir.” dedi.
DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı, söz konusu projenin yeniden bilimsel değerlendirmeye tabi tutulmasını isteyerek şu çağrıda bulundu:
“Bu proje tüm yönleriyle bağımsız bilim insanlarının katkısıyla yeniden incelenmeli, çevresel etkileri şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalı ve İnegöl halkının kaygıları dikkate alınmalıdır. Su; satılacak sıradan bir ticari ürün değildir. Su yaşamdır, gelecektir ve ortak mirasımızdır. Bugün verilecek kararlar yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşam hakkını da doğrudan etkileyecektir.”
Uludağ İçecek Türk A.Ş.’nin kapasite artışı projesinin önümüzdeki süreçte çevre, su yönetimi ve doğal kaynakların korunması ekseninde kamuoyunda daha geniş tartışmalara konu olması beklenirken, DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanlığı, sürecin takipçisi olacaklarını ve İnegöl’ün doğal kaynaklarının korunması konusunda çalışmalarını sürdüreceklerini açıkladı.
Not: Bu haberde yer verilen değerlendirme, eleştiri ve çağrılar DEVA Partisi İnegöl İlçe Başkanı Onur Metinbaş’ın açıklamalarına dayanmaktadır. Projeye ilişkin iddialar ve değerlendirmeler ilgili kurumların resmî görüşlerini yansıtmamaktadır.