İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden TBMM’ye çağrı: “Yapı Kayıt mağduriyeti yıkımla değil, kalıcı çözümle giderilmeli”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nden TBMM’ye çağrı: “Yapı Kayıt mağduriyeti yıkımla değil, kalıcı çözümle giderilmeli”
Yayınlama: 09.09.2026
A+
A-

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Yapı Kayıt Belgesi ve imar sorunları nedeniyle yaşanan mağduriyetlere dikkat çekerek TBMM’ye kapsamlı ve kalıcı çözüm çağrısında bulundu. Hacıoğlu, “Planlama devam ederken acele etmeyin, insanların yılların emeğiyle yaptığı evleri çözüm kapısı açılmadan yıkmayın” dedi.

BURSA – Türkiye’de uzun yıllardır devam eden imar sorunları, Yapı Kayıt Belgesi uygulamasından yararlanan veya çeşitli nedenlerle imar mevzuatıyla karşı karşıya kalan vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerle yeniden gündeme geliyor.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, konunun yalnızca teknik bir imar meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, yaşanan sorunların doğrudan mülkiyet hakkı, barınma hakkı, aile düzeni ve vatandaşların yıllardır yaşadıkları çevreyle olan bağları açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Hacıoğlu, çözüm arayışlarının sürdüğü bir dönemde vatandaşların evlerinin yıkımla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini vurgularken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kapsamlı bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

“Yapı Kayıt mağduriyeti yalnızca imar sorunu değildir”

İbrahim Hacıoğlu, Yapı Kayıt mağduriyetinin sadece belediyelerin imar planları veya yapıların mevzuata uygunluğu üzerinden değerlendirilmesinin eksik bir yaklaşım olacağını ifade etti.

Hacıoğlu’na göre söz konusu yapıların arkasında yıllarca emek verilerek oluşturulmuş yaşam alanları, ailelerin birikimleri ve vatandaşların mülkiyet beklentileri bulunuyor.

Hacıoğlu, “Yapı Kayıt mağduriyeti yalnızca imar sorunu değildir; mülkiyet, barınma ve aile düzeniyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle konu TBMM tarafından kapsamlı şekilde ele alınmalı ve kalıcı çözüm üretilmelidir” ifadelerini kullandı.

“Planlama devam ederken acele etmeyin”

Dernek olarak temel taleplerinin vatandaşın sorununa çözüm bulunmadan geri dönüşü olmayan işlemlerin yapılmaması olduğunu belirten Hacıoğlu, özellikle yıkım kararları konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Hacıoğlu, “Planlama devam ederken acele etmeyin. İnsanların yılların emeğiyle yaptığı evleri çözüm kapısı açılmadan yıkmayın” çağrısında bulundu.

İmar planlarının ve mevzuata ilişkin çalışmaların sürdüğü bölgelerde, vatandaşların geleceğinin belirsizlik içerisinde bırakılmasının yeni mağduriyetlere yol açabileceğini belirten Hacıoğlu, çözüm ihtimali bulunan dosyalarda önceliğin yıkım değil, hukuki ve idari çözüm yollarının değerlendirilmesi olması gerektiğini savundu.

“Biz de soruyoruz: Çözüm ihtimali varken neden yıkım?”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği tarafından yapılan açıklamada, kamuoyuna doğrudan bir soru da yöneltildi:

“Çözüm ihtimali varken neden yıkım?”

Dernek, planlama ve düzenleme süreçleri devam ederken vatandaşların evlerinin yıkılması halinde, daha sonra üretilecek olası bir çözümün bazı aileler açısından anlamını yitirebileceğine dikkat çekiyor.

Hacıoğlu, “Planlama devam ederken neden vatandaş mağdur edilsin?” diyerek, imar sorunlarının çözümünde kamu yararı, hukuk ve vatandaşın hakkının birlikte gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

“İmar sorunları yıkımla değil, akılcı çözümlerle ele alınmalı”

Dernek Başkanı Hacıoğlu, imar sorunlarının yıllardır farklı bölgelerde vatandaşların hayatını etkilediğini belirterek, çözümün yalnızca yıkım ve cezai yaptırımlar üzerinden kurulamayacağını savundu.

Hacıoğlu, imar sorunlarının akılcı, adil, uygulanabilir ve vatandaşın hakkını gözeten yöntemlerle ele alınması gerektiğini söyledi.

“İmar sorunları yıkımla değil; akılcı, adil ve vatandaşın hakkını gözeten çözümlerle ele alınmalıdır” diyen Hacıoğlu, merkezi yönetim, TBMM, yerel yönetimler ve ilgili kurumların ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti.

“Yıkımdan önce çözüm, mağduriyetten önce adalet”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin çağrısının temelinde iki önemli başlık bulunuyor:

Yıkımdan önce çözüm.
Mağduriyetten önce adalet.

Dernek, özellikle uzun yıllardır aynı evlerde yaşayan vatandaşların durumunun yalnızca yapıların teknik özellikleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Bir evin, o evde yaşayan aile için sadece beton ve duvardan oluşan bir yapı olmadığını belirten Hacıoğlu, vatandaşların yıllarca biriktirdikleri emeklerinin, anılarının ve aile düzenlerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“İnsanların yaşam alanları dikkate alınmalı”

Hacıoğlu, imar düzenlemelerinde vatandaşların yaşam gerçeklerinin göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti.

Yıllardır aynı mahallede yaşayan, çocuklarını aynı çevrede büyüten, ekonomik imkanları doğrultusunda evini yapan vatandaşların bir anda evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasının ciddi sosyal sonuçlar doğurabileceğini belirten Hacıoğlu, kamu politikalarının bu gerçeklikten kopuk hazırlanmaması gerektiğini söyledi.

Hacıoğlu, “Bir vatandaşın en doğal hakkı; evinde, mahallesinde ve yıllardır yaşadığı yerde güven içinde hayatını sürdürebilmektir” ifadelerini kullandı.

“İmar sorunları kişisel çekişmelerin konusu olmamalı”

Dernek Başkanı Hacıoğlu, imar sorunlarının kişiler veya kurumlar arasındaki çekişmeler üzerinden değil, hukuk ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini de vurguladı.

“İmar sorunları kişisel çekişmelerin değil, hukukun, adaletin ve kamu vicdanının konusu olmalıdır” diyen Hacıoğlu, vatandaşların siyasi görüşü, ekonomik durumu veya kişisel ilişkilerinden bağımsız olarak eşit ve adil bir hukuki çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

TBMM’ye kapsamlı düzenleme çağrısı

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, mevcut mağduriyetlerin parça parça ve geçici düzenlemelerle değil, kapsamlı bir yasal çerçeveyle çözüme kavuşturulmasını istiyor.

Dernek tarafından TBMM’nin, farklı bölgelerdeki imar sorunlarını bütüncül biçimde ele alması ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin nedenlerini ortaya koyarak kalıcı çözüm üretmesi gerektiği vurgulanıyor.

Hacıoğlu, yapılacak düzenlemelerde hem şehirlerin planlı gelişiminin hem de vatandaşların mülkiyet ve barınma hakkının birlikte gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

“Şehirlerin planlaması da vatandaşın hakkı da korunmalı”

İmar sorununun çözümünün plansız yapılaşmayı teşvik etmek anlamına gelmemesi gerektiğinin altını çizen Hacıoğlu, planlı kentleşmenin önemini kabul ettiklerini; ancak geçmişten gelen sorunların çözümünde vatandaşların yaşam koşullarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Derneğin yaklaşımına göre amaç, şehirlerin planlı gelişimi ile vatandaşların kazanılmış hak ve beklentileri arasında adil bir denge kurulması.

Bu nedenle yeni düzenlemelerin yalnızca bugünün sorunlarını değil, gelecekte benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için gerekli hukuki ve planlama altyapısını da kapsaması gerektiği ifade ediliyor.

“Bir vatandaşımız daha ‘Sesimi duyun’ diyorsa…”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, çalışmalarını vatandaşların yaşadığı mağduriyetleri gündeme taşımak ve çözüm arayışlarını desteklemek amacıyla sürdürdüğünü belirtiyor.

Hacıoğlu, açıklamasının sonunda toplumsal dayanışma çağrısı yaparak şu mesajı verdi:

“İmar Yasasına Takılanlar Derneği olarak vatandaşlarımızın sesinin duyulması ve mağduriyetlerin hukuk çerçevesinde çözüme kavuşması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir vatandaşımız daha ‘Sesimi duyun’ diyorsa, hep birlikte kulak vermeliyiz.”

Çağrının özeti: Yıkım değil, çözüm

İmar Yasasına Takılanlar Derneği’nin açıklaması, Türkiye’de yıllardır devam eden imar tartışmalarında yeni bir yaklaşım çağrısını gündeme getiriyor.

Dernek; vatandaşların evlerinin ve yaşam alanlarının korunmasını, imar planlama süreçlerinin hızlandırılmasını, hukuki belirsizliklerin giderilmesini ve TBMM tarafından kapsamlı bir çözüm oluşturulmasını talep ediyor.

İbrahim Hacıoğlu’nun mesajı ise şu ifadelerde özetleniyor:

“Planlama devam ederken vatandaş mağdur edilmesin. Çözüm ihtimali varken yıkım yoluna gidilmesin. Yıkımdan önce çözüm, mağduriyetten önce adalet sağlansın.”

Dernek, önümüzdeki süreçte Yapı Kayıt Belgesi ve imar sorunları nedeniyle mağduriyet yaşayan vatandaşların sorunlarını kamuoyuna taşımaya ve yasal çözüm arayışlarını sürdürmeye devam edeceğini belirtiyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo