Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM), emeklilere yönelik 2026 yılı Kurban Bayramı ikramiyelerinde artış yapılmamasına ilişkin sert eleştiriler içeren yeni bir yazılı soru önergesi sunuldu. Önerge, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na iletildi.
30 Nisan 2026 tarihli önergede, 2018 yılından bu yana emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramı’nda yılda iki kez ödenen bayram ikramiyelerinin geldiği nokta sert ifadelerle eleştirildi. İlk uygulamaya konulduğunda ikramiyenin en düşük emekli maaşının yaklaşık yüzde 63’üne denk geldiği hatırlatılırken, aradan geçen sürede yaşanan yüksek enflasyon ve kur dalgalanmalarına rağmen artışların yetersiz kaldığı vurgulandı.
Önergede, özellikle son yıllarda yapılan düşük oranlı düzenlemeler nedeniyle ikramiyelerin “ekonomik bir karşılık taşımadığı” savunularak, 2026 Ramazan Bayramı’nda 4.000 TL olarak belirlenen tutarın Kurban Bayramı’nda da herhangi bir artış yapılmadan korunmasının emekliler açısından hayal kırıklığı yarattığı ifade edildi.
Artan gıda fiyatları ve düşen alım gücüne dikkat çekilen metinde, emeklilerin bayram sofralarını kurmakta dahi zorlandığı belirtilerek, mevcut ekonomik koşulların “bayram ikramiyesini sembolik bir ödemeye dönüştürdüğü” ileri sürüldü.
Soru önergesinde, emeklilerin uzun yıllar boyunca prim ödemeleriyle devlete katkı sağladığı hatırlatılarak, gelinen noktada temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıkları ifade edildi. Geleneksel bayram harcamalarının dahi ciddi şekilde arttığına dikkat çekilerek, ikramiyelerin bu artışlara paralel güncellenmemesinin sosyal devlet ilkesiyle çeliştiği savunuldu.
Önergede, hükümete “emeklilerin bayramı gerçek anlamıyla yaşayabilmesi için acil düzenleme yapılması” çağrısında bulunuldu.
Doğan Bekin’in Bakan Işıkhan’a yönelttiği sorular arasında şu başlıklar yer aldı:
Aynı açıklama metninde dikkat çeken bir diğer bölüm ise “Küresel Sumud Filosu”na yönelik iddialar oldu. Metinde, Gazze’ye insani yardım taşıdığı belirtilen filoya uluslararası sularda müdahale edildiği öne sürüldü.
İddialara göre, İsrail güvenlik güçlerinin Girit açıkları civarında bazı gemilere müdahale ettiği, teknelerin kontrol altına alındığı ve iletişim sistemlerinin devre dışı bırakıldığı ifade edildi. VHF acil iletişim kanalları, GNSS ve uydu haberleşme sistemlerinin engellendiği ileri sürülerek filonun koordinasyon kabiliyetinin zayıflatıldığı savunuldu.
Söz konusu açıklamada, bu müdahalenin uluslararası deniz hukukunda yer alan seyrüsefer özgürlüğü ilkesiyle çeliştiği iddia edildi ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne atıf yapıldı. Filonun uluslararası sularda serbest dolaşım hakkının engellendiği öne sürülerek olay “hukuka aykırı müdahale” olarak nitelendirildi.
Metinde ayrıca, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan sivil oluşumların hedef alınmasının kabul edilemez olduğu savunuldu. Uluslararası kuruluşların devreye girmesi ve güvenli geçişin sağlanması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, bölgedeki deniz trafiği güvenliğinin tehlikeye atıldığı ve insani yardım girişimlerinin engellenmesinin uluslararası insani hukuk açısından ciddi sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü.
TBMM’ye sunulan yazılı soru önergesi, bir yandan emekli maaşları ve bayram ikramiyeleri üzerinden iç ekonomik politikaları sert bir dille eleştirirken, diğer yandan uluslararası sularda yaşandığı iddia edilen deniz müdahaleleri üzerinden dış politikaya ilişkin ağır suçlamalar içerdi.
Önerge, hem sosyal politikalar hem de uluslararası hukuk tartışmalarını yeniden Meclis gündemine taşırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın vereceği yanıt merakla bekleniyor.