Köşe yazarımız Ahmet Koçak makalesinde; Amcalarımız öğretmen olup gittiler. Biz Mehmet’le dövüşe çekişe arkadaşlığımızı devam ettirdik. Bu sefer de ben köyden ilçeye geldikçe; “Mehmeet!” diye ünledim. Onu da yanıma alıp çarşıya gittim. Zar tutarak tavlada çok yendim; çok çayını, kolasını içtim, Allah yokluğunu vermesin, hâlâ içerim. Ortaokul ve liseyi aynı...