Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Hayrettin Bulut makalesinde;
26 Ağustos 1922… Anadolu’da sabah yalnızca güneş doğmadı; bir milletin bağımsızlık umudu da yeniden doğdu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında başlayan Büyük Taarruz, Türk milletinin vatanını ve bağımsızlığını savunma kararlılığının en güçlü göstergesiydi. Aylar süren hazırlıkların ardından Türk ordusu, işgal kuvvetlerine karşı büyük bir mücadele başlattı.
Bu taarruz, sadece askerî bir harekât değildi. Arkasında milletin inancı, duaları, fedakârlığı ve vatan sevgisi vardı. Cephede savaşan Mehmetçik, biliyordu ki savunduğu yalnızca bir toprak parçası değil; ailesi, bayrağı, namusu ve gelecek nesillerin özgürlüğüydü.
Mustafa Kemal Atatürk, askerî dehası, kararlılığı ve liderliğiyle bu büyük mücadelenin başında yer aldı. 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile taarruzun zaferle sonuçlanması, Millî Mücadele’nin kaderini değiştirdi.
Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu vatanın her karışında o günlerin fedakârlığı vardır. Bu nedenle Büyük Taarruz’u anmak, sadece geçmişi hatırlamak değil; vatanın ve bağımsızlığın kıymetini bilmek demektir.
26 Ağustos’tan 30 Ağustos’a uzanan o büyük yürüyüş, Türk milletine şunu bir kez daha gösterdi:
İmkânlar tükenebilir, şartlar ağırlaşabilir; fakat bağımsızlık inancı tükenmez.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Millî Mücadele’nin kahraman Mehmetçiklerini, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Büyük Taarruz’un ruhu, bu vatanın bağımsızlık mührüdür.
Ne mutlu Türküm diyene