Türkiye siyasetinde son dönemde çıkış arayan partilerden biri olan Aydınlık Geleceğin Partisi, saha çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Partinin Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, Bursa özelinde yürütülen çalışmalar, hedefler ve çözüm önerilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Sanayisi, tarımı ve tarihi dokusuyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olan Bursa’nın, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve siyasal dönüşüm açısından da kritik bir eşikte olduğunu vurgulayan Özen, “Bursa’yı doğru okumadan Türkiye’nin geleceğini planlamak mümkün değil” dedi.
Bursa, Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor. Otomotiv, tekstil ve makine sanayisinde önemli bir üretim merkezi olan kent, aynı zamanda yoğun göç alan yapısıyla da dikkat çekiyor.
İrfan Özen, Bursa’nın karşı karşıya olduğu temel sorunları üç ana başlıkta topladı:
Özen’e göre özellikle sanayi yatırımlarının kontrolsüz büyümesi, hava kirliliği ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi ciddi çevresel sorunları beraberinde getiriyor. “Ekonomik büyüme ile çevreyi karşı karşıya getiren anlayış artık sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı.
Bursa’nın verimli ovalarına dikkat çeken Özen, tarım arazilerinin hızla yapılaşmaya açıldığını belirtti. Özellikle Nilüfer ve Karacabey ovalarında yaşanan kayıpların uzun vadede gıda güvenliğini tehdit edeceğini söyledi.
“Bir zamanlar Türkiye’nin sebze ve meyve deposu olan bu topraklar, bugün betonlaşma tehdidi altında. Eğer bu gidişat durdurulmazsa, Bursa kendi kendine yetemeyen bir şehir haline gelebilir” diyen Özen, tarım politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı.
Kentteki genç nüfusun işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Özen, özellikle üniversite mezunu gençlerin istihdam edilmesinde ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti.
“Gençler sadece iş değil, umut arıyor. Ancak mevcut ekonomik yapı, onları ya düşük ücretli işlere ya da başka şehirlere göçe zorluyor” dedi.
Ayrıca hızlı nüfus artışının beraberinde getirdiği:
gibi başlıkların da Bursa’da giderek derinleştiğine dikkat çekti.
Bursa’da özellikle son yıllarda artan araç sayısı ve yetersiz altyapı, ulaşımı kentin en büyük sorunlarından biri haline getirmiş durumda.
İrfan Özen, mevcut ulaşım projelerinin yetersiz kaldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bursa artık günü kurtaran projelerle yönetilemez. Uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir ulaşım planlarına ihtiyaç var. Raylı sistemlerin genişletilmesi ve toplu taşımanın cazip hale getirilmesi şart.”
Aydınlık Geleceğin Partisi’nin Bursa için hazırladığı yol haritasını da paylaşan Özen, çözüm önerilerini şu başlıklar altında topladı:
Açıklamalarının sonunda Bursa’nın Türkiye için taşıdığı öneme dikkat çeken Özen, çarpıcı bir uyarıda bulundu:
“Bursa yalnızca bir şehir değil, Türkiye’nin üretim gücünün kalbidir. Eğer bu şehir plansızlık, çevre tahribatı ve sosyal sorunlar altında ezilirse, bunun bedelini tüm ülke öder.”
Siyasi partilerin yerel politikalara ağırlık verdiği bu süreçte, Bursa üzerine yapılan değerlendirmeler daha da önem kazanıyor. İrfan Özen’in açıklamaları, yalnızca bir partinin görüşlerini değil, aynı zamanda Bursa’nın karşı karşıya olduğu çok boyutlu sorunları da gözler önüne seriyor.
Önümüzdeki dönemde bu sorunlara hangi çözümlerin üretileceği ve siyasi aktörlerin nasıl bir yol haritası izleyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.