“İMAR DÜZENLEMESİ DEĞİL, ÜLKEYİ TOPTAN KISKACA ALAN HUKUKİ SIKIYÖNETİM” TEPKİSİ
Türkiye’de imar ve arazi düzenlemesine ilişkin yeni yasa maddeleri, sahada büyük bir infial yaratırken, İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu düzenlemeyi sert sözlerle hedef aldı ve “Bu bir düzenleme değil, milyonlarca vatandaşı potansiyel suçlu ilan eden topyekûn bir hukuki kıskacın ilanıdır” ifadelerini kullandı.
Hacıoğlu’na göre kanun metninde özellikle “izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesis” şeklinde yer alan ifade, bilinçli şekilde sınırları belirsiz bırakılmış, ucu açık ve her yapıyı hedef alabilecek kadar geniş bir çerçeve oluşturuyor.
Düzenlemenin en sert eleştirisi, kapsamın belirsizliğine yönelik oldu.
Hacıoğlu, bu ifadenin teknik bir düzenleme değil, doğrudan “yıkıcı yorumlara açık bir hukuk metni” olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
Bu düzenleme katı yorumlandığında; tarım arazileri üzerindeki yapılar, hobi bahçeleri, kooperatif adı altında yapılan konutlar, köylerde yıllardır kullanılan ruhsatsız evler ve Büyükşehir Yasası sonrası planlama karmaşasında kalan tüm kırsal yapılar bir anda hedef haline getirilebilecek.
Bu tablo, sahada “kaçak yapı” tartışmasından çok daha öte, doğrudan “yaşam alanlarının kriminalize edilmesi” anlamına geliyor.
ABONELİK KRİZİ: “ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ ÜZERİNDEN YAŞAM KESME TEHDİDİ”
Düzenlemenin en tartışmalı ve en sert başlıklarından biri ise abonelik sistemi oldu.
Kanun metninde mevcut aboneliklerin iptal edileceğine dair açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, yalnızca “abonelik tesis edilmez” ifadesinin yer alması ciddi bir hukuki kaos yorumunu beraberinde getirdi.
Hacıoğlu bu noktada çok net konuştu:
Bir yorum mevcut sistemin devam edeceğini söylerken, diğer yorum doğrudan mevcut elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin bile “illegal” sayılarak iptal edilmesinin önünü açıyor. Bu belirsizlik, milyonlarca insanın yaşam hakkını idari yorumlara teslim etmek demektir.
“KURUMLARA CEZA YAĞDIRAN, VATANDAŞA YAŞAM KAPATAN SERT MEKANİZMA”
Yeni düzenlemenin 23, 24 ve özellikle 25. maddeleri, “en sert müdahale paketi” olarak değerlendiriliyor.
Kooperatifler Kanunu kapsamındaki kooperatiflerin tarım arazilerinde mülkiyet edinmesinin neredeyse imkânsız hale getirilmesi, özellikle hobi bahçesi ve kırsal yapı projelerini doğrudan hedef alan bir adım olarak yorumlanıyor.
Para cezalarının artırılması ise “caydırıcılık değil, finansal baskı mekanizması” olarak nitelendiriliyor.
“EN AĞIR DARBE ABONELİKTE: 100 BİN TL’LİK CEZA SİSTEMİ”
Düzenlemenin en sert ve en tartışmalı hükmü Madde 25 olarak öne çıkıyor.
Bu maddeye göre izinsiz yapılmış yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanması tamamen yasaklanıyor.
Buna rağmen abonelik tesis eden kurumlara her işlem için 100 bin TL ceza uygulanacak.
Daha da ağır olanı ise şu:
Abonelik 30 gün içinde iptal edilmezse, her ay için yeniden 100 bin TL ceza kesilecek.
Bu düzenleme, sahada “idari baskı makinesi” olarak yorumlanırken, belediyeler ve dağıtım şirketleri üzerinde ciddi bir uygulama baskısı oluşturuyor.
“MİLYONLARCA İNSAN KENDİ DEVLETİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR”
Hacıoğlu, düzenlemenin en kritik riskinin mevcut yapı stokunu belirsizliğe mahkûm etmesi olduğunu vurguladı.
Ona göre mesele kaçak yapı değil, yıllardır çözülmeyen planlama hataları, belediyelerin geciken imar uygulamaları ve sistematik boşluklar nedeniyle oluşmuş devasa bir hukuki gri alan.
Bu düzenleme ise çözüm üretmek yerine, bu gri alanı daha da büyütüyor.
“SORUN VATANDAŞ DEĞİL, DEVLETİN PLANLAMASIZLIĞI”
Açıklamada en sert vurgulardan biri de sorumluluk tartışmasına ilişkin oldu.
Hacıoğlu’na göre milyonlarca yapı vatandaşın keyfi inşası değil; belediyelerin yıllarca süren imar ihmalleri, planlama eksiklikleri ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu sonrası oluşan yapısal boşlukların sonucudur.
“ÇÖZÜM CEZA DEĞİL, YIKIM DEĞİL; TOPLU PLANLAMA MECBURİYETİDİR”
Hacıoğlu, devletin yalnızca yasak koyan ve cezayı artıran bir yaklaşım sergilemesinin toplumsal krizi derinleştireceğini belirterek, çözümün ancak mevcut yapı stokunun kayıt altına alınması, güvenli yapıların korunması ve riskli yapıların dönüşüm süreciyle mümkün olacağını söyledi.
SONUÇ: “BELİRSİZLİK DEĞİL, DOĞRUDAN HUKUKİ FIRTINA”
Sahadaki değerlendirmelere göre düzenlemenin en büyük sorunu, getirdiği yaptırımlardan ziyade, nasıl uygulanacağına dair netlikten tamamen yoksun olması.
Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’de imar alanında yeni bir kriz dalgasını tetikleyebilir ve çok sayıda yapıyı doğrudan idari tasarruflara açık hale getirebilir.
Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, insan haklarının ırk, renk ve dil ayrımı olmaksızın herkesin doğuştan sahip olduğu değer ve haysiyete uygun davranma yükümlülüğünü ifade ettiğini belirtti. Temel hak ve özgürlüklerin tüm insanlığın üzerinde uzlaştığı ortak medeniyet...
Türkiye Gelişim ve Gençlik Vakfı Mütevelli Başkanı Fatma Şahin, Kocaeli İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Gerçekleşen ziyaret, vakfın yerel düzeyde yürüttüğü çalışmaların değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik projelerin ele alınması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Kocaeli İl Başkanı Murat Bozkurt’un ev sahipliğinde gerçekleşen programda, özellikle gençliğe...
DOHADERN Başkanı Veteriner Hekim İbrahim Tugay Ateş’ten Hayati Uyarılar Türkiye genelinde etkisini artıran yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar, sokak hayvanları ve yaban hayatı için sessiz bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda. Karla kapanan yaşam alanları, eksi derecelere düşen hava sıcaklıkları ve besine erişimin neredeyse imkânsız hale gelmesi, binlerce hayvanı...
BURSA TABİP ODASI: HEKİMLİK YARGILANAMAZ, TTB SUSTURULAMAZ! Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi’nin görevden alınması talepli açılan ve 10 aydır süren davanın muhtemel karar duruşması, 30 Kasım 2023 Perşembe günü Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek. Bursa Tabip Odası, Türkan Saylan Toplantı Salonu’nda gerçekleştirdiği basın toplantısında hukuksal açıdan hiçbir karşılığı ve...
Çataltepe mağdurlarının sesi olan ÇATSANDER, T.C. Bursa Valiliği’ne gerçekleştirdiği ziyaret sonrası önemli açıklamalarda bulundu. ÇATSANDER heyeti, Bursa Valisi Sayın Erol Ayyıldız ile yaptığı görüşmede mağdurların yaşadığı sorunları tek tek dile getirdi. Vali Ayyıldız, mağdurları dikkatle dinleyerek notlar aldı ve şu taahhütte bulundu:“Çataltepe’de kimse mağdur edilmeyecek. Devlet olarak başlatılan adli süreci...
Programı Bursa’da Yoğun Katılımla Gerçekleştirildi Türk Diyanet Vakıf-Sen Bursa Şubesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen “Bir Milletin Geleceği Annelerin Yüreğinde Filizlenir” temalı özel program, yoğun katılım ve manevi atmosfer içerisinde gerçekleştirildi. Bursa’da düzenlenen programa sendika yöneticileri, din görevlileri, kadın çalışanlar ve çok sayıda davetli katıldı. Programda anneliğin toplumun temel taşı...