Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarımız Zeki Baştürk makalesinde; Akşam usulca çökerken deniz, mavinin en sessiz tonuna bürünüyor. Hafif bir meltem yüzüme dokunuyor; sanki günün bütün yorgunluğunu alıp uzaklara taşıyor.
Ufukta ışıklar birer birer yanıyor. Gökyüzüyle deniz aynı renkte buluşuyor. Tam o sırada fonda Adnan Şenses’in o yüreğe dokunan sesi yükseliyor:
“Baharı beklerken ömrüm kış oldu…”
Bazı şarkılar yalnızca kulağımıza değil, yıllarımıza da dokunur. Beklenen baharlar, ertelenen umutlar, yarım kalan hayaller ve geç kalmış sevinçler usulca gelir, insanın yüreğine oturur.
Ama deniz, her zaman başka bir şey fısıldar insana… Der ki; her akşamın ardından yeni bir sabah doğar. Her kışın sonunda mutlaka bir bahar gelir.
Belki de hayat, beklediğimiz baharı bulduğumuzda değil; elimizdeki akşamın huzurunu fark edebildiğimiz ölçüde güzeldir.
İşte bu yüzden denize karşı içilen bir fincan çayın, yüzünü okşayan tatlı bir meltemin ve ruhuna dokunan güzel bir şarkının kıymetini bilmek gerekir. Çünkü bazen mutluluk, en uzun yolculukların sonunda değil; balkonumuzdan seyrettiğimiz o masmavi ufukta, bir fincan çayın buğusunda ve kalbimize dokunan bir melodide saklıdır.
Huzurun, umudun ve güzel yarınların eksik olmadığı bir akşam dileğiyle…
Mutlu akşamlar.