Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Fatma Elalmış makalesinde; “İbn Haldun’a sormuşlar:— ‘Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim?’İbn Haldun demiş ki:— ‘Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir.Kendinizi terbiye edin yeter.’”
İbn Haldun asırlar öncesinden bugünü tarif etmiş aslında.“Çocuğu düzeltmeye uğraşma, kendine bak” demiş.
Biz ne yaptık? Çocuğun önüne her türlü sanal dünyayı sunup kendimiz ekranın arkasına saklandık.Sonra o çocuk büyüdü, öfkesini de, şiddetini de, boşluğunu da bizim gibi taşıdı.
Ülkemizde son dönemde yaşanan iki okul baskını…Bunlar bir “anlık cinnet” değil.Bunlar yılların birikmiş ihmali.Bunlar yetişkinlerin görmezden geldiği bir çürümenin sonucu.
Çocuk okula silahla gidiyorsa, mesele çocuk değildir.O silahı normalize eden kültürdür.O öfkeyi besleyen evdir.O yalnızlığı büyüten toplumdur.
Biz ne yaptık?
Şiddeti haber diye izledik.Öfkeyi “erkeklik” diye alkışladık.Zorbalığı “güç” sandık.Sessiz kalan çocukları “uslu” diye ödüllendirdik.
Sonra bir gün o “uslu” çocuk patladı.
Ve herkes aynı soruyu sordu:“Bu nasıl oldu?”
Asıl soru şu:Nasıl olmasın?..
Evde saygı yoksa,Sokakta merhamet yoksa,Okulda güven yoksa…Bir çocuğun içi neyle dolacak?
İbn Haldun’un dediği yer tam burası:Çocuk zaten bize benzeyecek.
Biz bağırıyorsak, o bağıracak.Biz küçümsüyorsak, o ezmeye çalışacak.Biz sevgiyi göstermiyorsak, o sevgiyi tanımayacak.
Sonra biz o çocuğu “tehlikeli” ilan edeceğiz.Ama aynaya bakmayacağız.
Bugün okullarda yaşananlar bir güvenlik meselesi değil sadece.Bir ahlak, bir kültür, bir yetişkinlik krizidir.
Kapıya dedektör koyarak çözemezsiniz.Kalbe değer koymadan çözemezsiniz.
Çocuğa “iyi ol” demek kolay.İyi bir insan olmak zor.
Ama başka yol da yok.
Çünkü mesele şu: Çocuklar bozulmadı.Onlar sadece bizi doğru kopyaladılar.