Allianz Türkiye Yapay Zekayı İş Modelinin Merkezine Taşıyor

Allianz Türkiye Yapay Zekayı İş Modelinin Merkezine Taşıyor
Yayınlama: 13.08.2026
A+
A-

15 milyon euroyu aşan yapay zekâ ve veri yatırımı ile Allianz Türkiye; yapay zekayı teknoloji projesi olmaktan çıkarıp müşteri değeri, risk yönetimi ve çalışan yetkinliği yaratan stratejik bir kabiliyete dönüştürüyor.

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji yatırımlarının değil, rekabet avantajının da belirleyici unsurlarından biri. Sigortacılıkta farkı yaratan ise yapay zekaya sahip olmak değil; onu güvenli biçimde ölçekleyebilmek, karar kalitesini artırmak ve müşteriye somut değer olarak yansıtabilmek. Allianz Türkiye, 2018’den bu yana geliştirdiği veri ve analitik altyapısı üzerine kurduğu yapay zekâ dönüşümünü bu anlayışla yürütüyor.

Şirket, son beş yılda yapay zekâ ve veri alanında 15 milyon euroyu aşan yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımların odağında dört stratejik hedef bulunuyor: müşteriyi daha iyi anlamak ve daha kişisel hizmet sunmak; riskleri ve suistimali daha doğru öngörmek, operasyonel kararları hızlandırmak; çalışanların teknolojiyle birlikte daha yüksek katma değer üretmesini sağlamak.

Yatırımdan ölçülebilir iş değerine

Allianz Türkiye’nin yaklaşımında yapay zekanın başarısı kullanılan model sayısıyla değil, yarattığı sonuçla ölçülüyor. Bugün yapay zekâ destekli uygulamalar hasardan fiyatlamaya, ticari tekliflerden sağlık provizyonlarına, doküman işlemeden müşteri terk öngörülerine kadar geniş bir alanda kullanılıyor.

• Hasar karar süreleri 5 kat kısaldı.

• Ticari teklif hazırlama süresi 4 saatten 15 dakikaya indi. • Doküman işleme süreçlerinde %99 doğruluk seviyesine ulaşıldı.

• Yapay zekâ destekli dolandırıcılık tespit modellerinde başarı oranı %30 arttı.

• Yapay zekâ uygulamaları bugüne kadar 20 milyon euronun üzerinde değer yarattı.

Müşteriyi yalnızca işlem anında değil, ihtiyaç ortaya çıkmadan önce anlamak

Allianz Türkiye, büyük dil modelleri ve üretken yapay zekayı yalnızca otomasyon için değil, müşteri davranışlarını ve deneyim alanlarını daha iyi anlamak için kullanıyor. Çağrı merkezi verileri üzerinde yapılan gelişmiş analizler; tekrar eden ihtiyaçların, sorun alanlarının ve beklentilerin daha erken görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece yapay zekâ yalnızca mevcut süreçleri hızlandıran bir araç olmaktan çıkıyor; ürün, hizmet ve müşteri deneyiminin yeniden tasarlanmasına girdi sağlıyor.

Sağlık sigortalarında kullanılan Smart STP sistemi provizyon süreçlerini saniyeler içinde sonuçlandırırken, yapay zekâ destekli suistimal tespit modelleri hem müşterilerin hem de sigorta havuzunun korunmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşımın temel hedefi daha hızlı işlem kadar daha tutarlı karar, daha doğru risk değerlendirmesi ve daha güvenilir müşteri deneyimi yaratmak.

Dönüşümün ikinci ekseni yazılım geliştirme. Allianz Türkiye’de 300’ün üzerinde yazılımcı günlük iş akışlarında AI-assisted yazılım geliştirme yaklaşımını kullanıyor. Ön yüz, mobil ve backend geliştirmeden test ve kalite güvence süreçlerine kadar 15’in üzerinde coding agent aktif durumda.

Şirket, yazılım geliştirme yaşam döngüsündeki her iki aktiviteden birinin GenAI destekli yürütülmesini ve bu alanda %50 verimlilik artışı sağlanmasını hedefliyor. Bir sonraki aşamada Agentic AI tabanlı çalışma modelleriyle, belirli görevleri planlayabilen ve yürütebilen yapay zekâ ajanlarının insan uzmanlığı ve gözetimiyle birlikte çalıştığı yeni bir mühendislik modeline geçiş amaçlanıyor.

Teknoloji kadar önemli olan konu: Organizasyonun dönüşümü

Allianz Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü yalnızca teknoloji ekiplerinin sorumluluğu olarak görmüyor. “AI for All” programı ile çalışanların yapay zekayı etkin, doğru ve sorumlu biçimde kullanabilmesi ve veri odaklı karar alma kültürünün kurum geneline yayılması hedefleniyor.

Hibya Haber Ajansı

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Yeni Slow Radyo