“İfade özgürlüğü kutsallara hakaret etme hakkı vermez”

“İfade özgürlüğü kutsallara hakaret etme hakkı vermez”
Yayınlama: 08.07.2026
A+
A-

Türkiye genelinde 60 ilde teşkilatlanması bulunan, bünyesinde 300’ü aşkın aşiret, yüzlerce kanaat önderi, din âlimi, akademisyen ve yaklaşık 100 sivil toplum kuruluşunu barındıran Anadolu Aşiretler Federasyonu’nun Genel Başkanı Ferhat Armağan, son günlerde kamuoyunda tartışmalara neden olan komedyen Deniz Göktaş’ın sahne gösterisi sırasında Kur’an-ı Kerim’e yönelik kullandığı iddia edilen ifadeler hakkında kapsamlı bir yazılı açıklama yaptı. Armağan, söz konusu ifadelerin milyonlarca insanın inanç ve manevi değerlerini incittiğini belirterek, “İfade özgürlüğü; insanların kutsallarını aşağılamanın ve toplumun inanç değerlerini hedef almanın aracı olamaz.” dedi.

Anadolu Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Armağan, kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili yaptığı açıklamada, kutsal değerlere yönelik saygısızlığın hiçbir demokratik hak veya özgürlük kapsamında değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren aşiret temsilcileri, kanaat önderleri, akademisyenler, din âlimleri ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hassasiyetlerini dile getirdiklerini belirten Armağan, toplumun manevi değerlerine yönelik her türlü saldırının toplumsal birlik ve beraberliğe zarar verdiğini söyledi.

“Milyonların kutsalına yönelik saygısızlığı kabul etmiyoruz”

Açıklamasında son günlerde bir gösteri sırasında komedyen Deniz Göktaş tarafından Kur’an-ı Kerim’e ve İslam’ın mukaddes değerlerine yönelik sarf edildiği belirtilen ifadeleri büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını belirten Armağan, bu tür söylemlerin toplumun ortak vicdanını yaraladığını ifade etti.

Armağan, “Kur’an-ı Kerim’e ve milletimizin mukaddes değerlerine yönelik sarf edilen saygısız ifadeleri derin bir üzüntüyle karşılıyor ve en güçlü şekilde kınıyoruz. İnançlar üzerinden yapılan hakaretlerin ne toplumsal barışa ne de ifade özgürlüğüne katkısı vardır.” ifadelerini kullandı.

“İfade özgürlüğü sınırsız değildir”

Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğünün temel haklardan biri olduğunu ancak bunun başkalarının inançlarını hedef alma hakkı vermediğini belirten Armağan, özgürlüğün sorumlulukla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“İfade özgürlüğü; insanların inançlarını aşağılamanın, kutsallarını alaya almanın ve toplumun manevi değerlerini hedef almanın aracı değildir.” diyen Armağan, farklı düşüncelere saygının demokratik hayatın gereği olduğunu ancak nefret, aşağılama ve hakaret içeren söylemlerin özgürlük kapsamında değerlendirilemeyeceğini dile getirdi.

“Gerçek sanat ayrıştırmaz”

Sanatın ve mizahın toplumu geliştiren, düşündüren ve bir araya getiren yönüne dikkat çeken Armağan, kutsal değerlere hakaret edilmesini sanat veya mizah adı altında meşrulaştırmanın doğru olmadığını savundu.

“Gerçek sanat, gerçek mizah ve özgür düşünce; insanı incitmeyen, toplumu kutuplaştırmayan ve nefret üretmeyen bir zeminde yükselir. Milyonlarca insanın kutsal kabul ettiği değerlere hakaret etmek ise ne sanatla ne mizahla ne de düşünce özgürlüğüyle açıklanabilir.” dedi.

“Kur’an-ı Kerim ilahi kelamdır”

Açıklamasında Kur’an-ı Kerim’in İslam inancındaki yerine de değinen Ferhat Armağan, Kur’an’ın yaklaşık on dört asırdır ilahi mesajını koruduğunu belirtti.

Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu dönemde Arap toplumunda edebiyatın zirvede olduğunu hatırlatan Armağan, buna rağmen hiçbir şairin ve edibin Kur’an’ın benzerini ortaya koyamadığını ifade etti.

Armağan, “Kur’an-ı Kerim, on dört asırdır meydan okumasına rağmen benzeri ortaya konulamamış ilahi bir kelamdır. Sadece edebi yönüyle değil; taşıdığı mana, ortaya koyduğu hükümler, haber verdiği hakikatler ve insan fıtratına uygun ilkeleriyle de mucize olma vasfını asırlar boyunca muhafaza etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kur’an sadece Müslümanların değil birçok Batılı düşünürün de dikkatini çekmiştir”

Ferhat Armağan, Kur’an-ı Kerim’in yalnızca İslam dünyasında değil, Batılı araştırmacılar ve düşünürler tarafından da incelendiğini belirtti.

Hakikati arayan birçok ilim insanı ve filozofun Kur’an’ın ortaya koyduğu medeniyet anlayışını takdir ettiğini ifade eden Armağan, tarih boyunca çok sayıda Batılı araştırmacının Kur’an’ın insanlık tarihindeki etkisini inkâr edemediğini söyledi.

“Kur’an yalnız Müslümanları değil, insaf sahibi birçok Batılı fikir adamını da hayran bırakmıştır. Avrupa’nın ilim ve hikmet ehli, Kur’an’ın ortaya koyduğu esasları inceledikçe bunun sıradan bir beşer sözü olamayacağını ifade etmiştir.” dedi.

“Kur’an insanlık tarihine yön veren ilkeler ortaya koymuştur”

Açıklamasında Kur’an’ın toplumsal hayata kazandırdığı değerlere de değinen Armağan, ilahi kitabın yalnızca dini hükümlerden ibaret olmadığını, aynı zamanda insan hakları, adalet ve sosyal yaşam konusunda evrensel ilkeler ortaya koyduğunu belirtti.

Kur’an’ın cehaletin hâkim olduğu bir toplumda ilim ve medeniyet anlayışını geliştirdiğini ifade eden Armağan, kadınların miras hakkından yetimlerin korunmasına, sosyal adaletten yardımlaşmaya kadar birçok alanda insanlığa önemli kazanımlar sunduğunu dile getirdi.

Armağan, “Kur’an; kadınlara miras hakkı tanımış, yetim hakkını güvence altına almış, adaleti üstün tutmuş, faiz konusunda sınırlamalar getirmiş, ırkçılığı reddetmiş ve insanların üstünlüğünü soylarında değil takvalarında görmüştür.” ifadelerini kullandı.

“Kur’an’ın mesajı bütün insanlığa yöneliktir”

Kur’an-ı Kerim’in yalnızca Müslümanlara hitap eden bir kitap olmadığını belirten Armağan, ilahi mesajın bütün insanlığı ilgilendiren evrensel değerler içerdiğini söyledi.

Merhamet, doğruluk, emanet bilinci, aile kurumunun korunması, kul hakkı, komşuluk hukuku, yardımlaşma, ilim, tefekkür ve adalet gibi kavramların Kur’an’ın temel mesajları arasında yer aldığını ifade eden Armağan, tarih boyunca kurulan büyük İslam medeniyetlerinin de bu ilkeler üzerine yükseldiğini dile getirdi.

“Toplumun ihtiyacı hakaret değil saygıdır”

Günümüz dünyasında farklı inanç ve kültürlere saygının her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirten Armağan, toplumsal huzurun ancak karşılıklı saygı kültürüyle korunabileceğini ifade etti.

“Dünyanın bugün ihtiyaç duyduğu şey; kutsallara hakaret eden sorumsuz söylemler değil, insan onurunu yücelten, farklı inançlara saygıyı esas alan, toplumsal huzuru güçlendiren bir dil ve ahlaktır.” dedi.

“Kur’an saldırılarla eksilmez”

Ferhat Armağan, açıklamasının sonunda Kur’an-ı Kerim’in tarih boyunca birçok saldırıya rağmen etkisini ve değerini koruduğunu belirterek, inananların kutsal kitabına olan bağlılığının bu tür tartışmalarla zayıflamayacağını ifade etti.

“Biz inanıyoruz ki Kur’an-ı Kerim insanların alaylarıyla eksilmez; bilakis her saldırı onun daha çok okunmasına, daha çok araştırılmasına ve daha iyi anlaşılmasına vesile olur. Çünkü İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir; göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar.” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda sanat, medya ve düşünce dünyasında faaliyet gösteren herkese çağrıda bulunan Armağan, toplumun ortak vicdanını yaralayan benzer söylemlerin tekrar etmemesi temennisinde bulunarak, inançlara ve kutsal değerlere karşı daha hassas ve sorumlu bir dil kullanılmasının toplumsal barış açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.