Cumhuriyet Halk Partisi içinde yaşanan tartışmalar yeni bir boyut kazandı. CHP’li Nihat Yeşiltaş’a yönelik yapılan sert açıklamada, Yeşiltaş’ın il başkanlığı görevini ve parti binasını bırakmamakta ısrar ettiği öne sürülerek, bunun partiye ve örgüte zarar verdiği savunuldu.
CHP Neferi Erdoğan Kaçar tarafından yapılan açıklamada, hukuki süreçlerin devam ettiği belirtilirken, Yeşiltaş’ın özellikle gençlik kolları, ilçe örgütleri ve kadın kollarını yaşanan sürecin içine çektiği iddia edildi. Gençlerin emniyet güçleriyle karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, “Hiç kimsenin şahsi siyasi hesapları uğruna gençlerimiz devletin polisiyle karşı karşıya getirilemez.” denildi.
Erdoğan Kaçar yaptığı açıklamada; “Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir neferi olarak, partimizin kurumsal kimliğini, örgüt iradesini ve hukukunu korumak adına bu açıklamayı yapmayı vicdani bir sorumluluk olarak görüyorum.
Sayın Nihat Yeşiltaş’a sesleniyorum…
Cumhuriyet Halk Partisi; koltukların, makam odalarının ya da binaların partisi değildir. Bu parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emperyalizme karşı verdiği Kurtuluş Savaşı’nın ardından kurulmuş, Cumhuriyet’i kuran iradenin adıdır. Böylesine köklü bir siyasi miras, hiçbir kişinin şahsi hırslarına teslim edilemez.
Bugün gelinen noktada yapılması gereken, örgütü ayrıştırmak değil birleştirmektir. Parti içinde hukuki süreçler devam ederken gençleri, kadın kollarını, ilçe örgütlerini ve parti emekçilerini gerilimin merkezine çekmek CHP kültürüyle bağdaşmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin evlatları, devletin güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmek için değil; demokrasiye, hukuka ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak için siyaset yapmaktadır.
Hiç kimsenin siyasi geleceği, bir tek gencimizin huzurundan ve güvenliğinden daha değerli değildir.
Buradan açıkça ifade ediyorum:
Gençleri polisle karşı karşıya getirecek görüntülerden medet ummak, bundan siyasi mağduriyet üretmeye çalışmak ne CHP’nin tarihine ne de sosyal demokrat siyasetin ahlakına yakışır. Cumhuriyet Halk Partisi çatışmanın değil, hukukun ve demokrasinin partisidir.
Bugün koltuğa tutunarak güç kazanacağını düşünenler büyük bir yanılgı içindedir. Çünkü CHP’nin gerçek gücü; örgütün vicdanıdır, üyeleridir, halktır. Binalar geçicidir, makamlar geçicidir, unvanlar geçicidir. Kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin yüz yılı aşan mücadele geleneğidir.
Sayın Nihat Yeşiltaş…
Eğer haklı olduğunuza inanıyorsanız bunun yolu örgütü germek değildir. Bunun yolu hukuka güvenmek, örgütün kararlarına saygı duymak ve halkın karşısına çıkmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde hiçbir makam, hukukun ve örgüt iradesinin üzerinde değildir.
Ben de yıllardır hukuk mücadelesi veren bir Cumhuriyet Halk Partili olarak biliyorum ki haklı olan, sonunda hukuk önünde de örgütün vicdanında da karşılığını mutlaka bulur.
Kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ni kişisel hesaplaşmaların sahnesi hâline getirmemelidir. Bugün atılacak her yanlış adım yalnızca kişilere değil, Bursa örgütüne ve milyonlarca CHP seçmenine zarar vermektedir.
Çağrım nettir:
Sağduyulu olun. Gerilimi tırmandıran söylemlerden vazgeçin. Gençleri siyasi tartışmaların içine çekmeyin. Örgütümüzü kutuplaştırmayın. Hukukun vereceği karara saygı gösterin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal itibarını her şeyin üzerinde tutun.
Çünkü bizler makamların değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleriyiz.
Bugün de yarın da savunacağımız tek güç; hukuk, demokrasi, örgüt iradesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet Halk Partisi olacaktır.” dedi.