ANKARA – Türkiye siyasetine yeni bir oluşum daha katıldı. Kurucu Genel Başkanlığını Ayşenur Sevim’in üstlendiği Altay Tuna Partisi, kamuoyuna açıkladığı kuruluş bildirgesiyle yalnızca siyasi bir program değil, adalet, sosyal devlet, bilim, teknoloji, çevre, üretim ekonomisi ve Türk devlet geleneğini esas alan kapsamlı bir gelecek vizyonu ortaya koydu.
“Altaylardan Tuna’ya, Geçmişten Geleceğe” başlığıyla yayımlanan manifestoda, partinin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığı vurgulanırken, Türkiye’nin geleceğine yönelik uzun vadeli bir medeniyet perspektifi oluşturmayı amaçladığı ifade edildi.
Kurucu Genel Başkan Ayşenur Sevim, açıklamasında partinin temel hedefinin makam veya iktidar mücadelesi değil, milletin ortak geleceğini inşa etmek olduğunu belirterek, “Bizler yalnızca bir siyasi parti değil; adaletin, vicdanın, bilimin, ahlakın ve medeniyetin yeniden diriliş hareketiyiz. Bizim davamız makam davası değil, millet davasıdır. Hedefimiz seçim kazanmak değil, gelecek kazanmaktır.” ifadelerini kullandı.
Kuruluş bildirgesinde, Altaylardan Tuna’ya uzanan tarihsel ve kültürel mirasın günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmeleriyle yeniden buluşturulmasının temel hedeflerden biri olduğu belirtildi.
Parti programında; Türk devlet geleneğinin çağdaş yönetim anlayışıyla yeniden yorumlanacağı, sosyal adaletin güçlendirileceği, çevrenin korunacağı, aile kurumunun destekleneceği ve insan onurunun kamu politikalarının merkezine yerleştirileceği ifade edildi.
Parti yönetimi, bu yaklaşımı “yeni bir medeniyet tasavvuru” olarak tanımladı.

Manifestoda hukuk devleti ilkesine özel vurgu yapıldı.
Altay Tuna Partisi, hiçbir kişi veya kurumun hukukun üzerinde olmayacağını belirterek güçlüden yana değil haklıdan yana bir yönetim anlayışını benimsediğini açıkladı.
Açıklamada;
ifadelerine yer verildi.
Parti programında kamu yönetimine ilişkin en dikkat çeken başlıklardan biri de liyakat oldu.
Kurucu Genel Başkan Ayşenur Sevim, kamu görevlerinin akrabalık, siyasi yakınlık veya parti üyeliğine göre değil; bilgi, tecrübe, emek ve başarı esas alınarak verileceğini belirtti.
Manifestoda “Devlet ehil ellere teslim edilecektir.” ifadesi öne çıktı.
Altay Tuna Partisi’nin sosyal devlet yaklaşımında insan merkezli yönetim modeli benimsendi.
Kuruluş bildirgesinde, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışının esas alınacağı belirtilirken, her vatandaşın onurlu yaşam hakkına sahip olduğu vurgulandı.
Parti, kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı biçimde yeniden yapılandırılacağını açıkladı.
Programda aile politikalarına da geniş yer ayrıldı.
Parti yönetimi, güçlü toplumun temelinin güçlü aile yapısından geçtiğini belirterek kadınların, erkeklerin, çocukların ve yaşlıların sosyal güvence içerisinde yaşayabileceği politikalar geliştirmeyi hedeflediğini duyurdu.
Aileyi koruyan sosyal destek mekanizmalarının genişletileceği ifade edildi.
Ekonomi başlığında ise üretim odaklı yeni bir model önerildi.
Manifestoya göre;
temel ekonomi politikaları arasında yer alıyor.
Parti, sürdürülebilir kalkınmanın üretimle mümkün olacağını savundu.
Altay Tuna Partisi’nin dikkat çeken başlıklarından biri de enerji ve su politikaları oldu.
Kuruluş bildirgesinde su ve enerjiye erişimin ticari bir faaliyet değil temel insan hakkı olduğu belirtilerek, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde herkesin bu hizmetlere ulaşmasının güvence altına alınacağı ifade edildi.
Manifestoda çevre politikalarına geniş yer ayrıldı.
Doğanın gelecek nesillerden ödünç alınmış bir emanet olduğu belirtilirken;
hedefleri açıklandı.
Parti ayrıca “Hayvana yönelik şiddetin insanlığa karşı işlenmiş suç olarak değerlendirilmesi gerektiği” görüşünü benimsediğini duyurdu.
Kurucu Genel Başkan Ayşenur Sevim, Türkiye’nin yalnızca teknoloji tüketen değil teknoloji geliştiren ülkeler arasında yer alması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda;
alanlarında ulusal seferberlik başlatılması hedefleniyor.
Parti, Türkiye’nin küresel teknoloji liginde üst sıralara çıkmasını amaçladığını açıkladı.
Manifestoda yer alan dikkat çekici önerilerden biri de “Bilgeler Meclisi” oldu.
Parti, devlet yönetiminde uzun vadeli stratejik kararların yalnızca günlük siyasi tartışmalarla şekillenmemesi gerektiğini belirterek;
bir danışma yapısının oluşturulmasını önerdi.
Bu yapının devlet aklının kurumsallaşmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Altay Tuna Partisi yalnızca Türkiye odaklı değil, küresel ölçekte de yeni bir vizyon ortaya koydu.
Kuruluş bildirgesinde, hedefin yalnızca ekonomik ve siyasi açıdan güçlü bir Türkiye olmadığı belirtilirken; adaletin, merhametin, insan haklarının ve insan onurunun öne çıktığı yeni bir dünya düzenine katkı sunma amacı ifade edildi.
Manifestonun sonunda Kurucu Genel Başkan Ayşenur Sevim, Türk milletine birlik ve ortak gelecek çağrısında bulundu.
Açıklamada vatandaşlara umutsuzluğu, korkuyu ve ayrışmayı reddetmeleri çağrısı yapılırken; bilgiye, adalete ve toplumsal dayanışmaya sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.
Partinin kuruluş bildirgesi, şu sloganla tamamlandı:
“Bir Millet. Bir Vicdan. Bir Gelecek.”
Ardından ise Altay Tuna Partisi’nin temel vizyonunu özetleyen mesaj paylaşıldı:
“Altay Tuna Partisi ile Türkiye yeniden uyanıyor, şahlanıyor ve yükseliyor. Adaletle Yükselen Türkiye, Merhametle Büyüyen Dünya.”