DEMİR KAPILAR ARDINDA BABALAR GÜNÜ YA DA BABALAR GÜNÜNÜ BABASIZ GEÇİRMEK

DEMİR KAPILAR ARDINDA BABALAR GÜNÜ  YA DA BABALAR GÜNÜNÜ BABASIZ GEÇİRMEK
Yayınlama: 21.06.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

Bugün Babalar Günü. Sosyal medya hesaplarında babalarla çekilmiş fotoğraflar paylaşılıyor, kutlama mesajları yayımlanıyor, sevginin ve özlemin sözleri dolaşıyor. Ancak bugün, milyonlarca insan için yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda bir özlem, ve bir burukluk günü. Çünkü her çocuk bugün babasına sarılamadı. Her baba da çocuğunu bağrına basamadı. Kimi uzak kentlerde ekmek kavgasının içinde, kimi ayrılıkların gölgesinde, kimi de demir kapıların ardında geçirmek zorunda kaldı bu günü.

Bir toplumun en güçlü bağlarından biri ailedir. Çocuğun güven duygusu, sevgiyi öğrenişi, yaşama karşı geliştirdiği direnç büyük ölçüde aile içinde biçimlenir. Babanın varlığı yalnızca ekonomik bir destek değil; aynı zamanda güven veren bir omuz, yol gösteren bir kılavuz ve sevginin sessiz bir biçimidir. Bu nedenle bir çocuğun babasından, bir babanın da çocuğundan ayrı kalması yalnızca iki insanın yaşadığı bir eksiklik değildir; toplumsal dokuda açılan bir yaradır.

Özellikle özgürlüklerinden yoksun bırakılmış insanların aileleri için Babalar Günü çok daha ağır bir anlam taşır. Haksızlığa uğradığını düşünen bir insanın çocuklarıyla arasına giren duvarlar, sadece beton ve demirden oluşmaz. O duvarlar aynı zamanda özlemden, gözyaşından ve yanıtsız sorulardan örülüdür.

Bir çocuğun “Babam neden yanımda değil?” sorusuna verilemeyen yanıtıar vardır. Bir babanın evladının büyüdüğünü uzaktan izlemek zorunda kalmasının tanımlanamaz bir acısı vardır. Kaç yaşında olursa olsun insan, babasının sesini duymaya, elini tutmaya, onun yanında olduğunu duyumsamaya gerelsimim duyar. Aynı biçimde bir baba da evladının gülüşünü görmek, onun sevincine ve hüznüne ortak olmak ister.

Babalar Günü’nün gerçek anlamı da belki burada saklıdır. Bu gün, sadece var olan mutluluklarımızı kutlamak için değil; eksik kalanları anımsamak, ayrılıkların acısını anlamak ve insanların sevdikleriyle birlikte yaşayabileceği daha adil bir toplum özlemini dile getirmek için de bir fırsattır. Çünkü hiçbir çocuk babasına sarılma hakkından mahrum kalmamalıdır.
Hiçbir baba da evladının büyümesini yalnızca fotoğraflardan izlemek zorunda bırakılmamalıdır.

Adaletin en önemli ölçülerinden biri, insanların sevdikleriyle birlikte yaşayabilme hakkını koruyabilmesidir. Özgürlük sadece bireyin değil, ailenin de nefesidir. O nefes kesildiğinde yalnız insanlar değil, toplum da eksilir.

Bugün Babalar Günü…
Kutlayanlar kadar özleyenlerin de günü.
Yan yana olanlar kadar birbirine hasret kalanların da günü.
İşte burada hepimize düşen görev; hiçbir çocuğun babasız, hiçbir babanın evlatsız bırakılmadığı bir geleceğin özlemini diri tutmaktır. Umarım ve dilerim o günlerin gelmesi yakındır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.