Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde; Bazı konserler yalnızca kulaklara değil, insanın yüreğine de seslenir. Bursa Hoş Sada Kültür ve Sanat Derneği Kadınlar Korosu’nun gerçekleştirdiği bu özel gece de tam anlamıyla böyle bir geceydi. Bir konserden öte; vefanın, saygının, sanatın ve toplumsal belleğin buluştuğu anlamlı bir kültür şöleniydi.
Gecede, Bursa’nın hayırseverliğiyle gönüllerde taht kuran değerli insanı Mustafa Dörtçelik anıldı. Eğitime, sağlığa, sosyal yaşama yaptığı katkılarla Bursa’ya okullar, hastaneler, huzurevleri ve yurtlar kazandıran Mustafa Dörtçelik’in yaşamı ve hizmetleri anlatılırken salonda duygu dolu anlar yaşandı. Bir insanın ardında bıraktığı en büyük mirasın iyilik olduğu bir kez daha görüldü.
Bu anlamlı geceye ayrı bir derinlik kazandıran unsur ise kuşkusuz Türk sanat müziğinin unutulmaz ismi, “Sanat Güneşi” Zeki Müren şarkılarının seslendirilmesiydi. Bursa’nın yetiştirdiği iki büyük değerin aynı gecede sanatla anılması, geceye hem tarihsel hem de duygusal bir anlam yükledi.
Konserin sunuculuğunu yapan Sabahat Mutlu, etkileyici sesi ve içten sunumuyla geceye ayrı bir zarafet kattı. Koro şefi Rüya Sani Gündiler yönetimindeki Hoş Sada Kadınlar Korosu, geceye Zeki Müren’in unutulmaz eseri “Sevgi Dolu Bir Dünyam Var” ile başladı. Şarkı seslendirilirken Orhan Kılıç’ın şiir yorumuyla sahne adeta duygu ve müziğin birleştiği bir atmosfere dönüştü. Seyircilerden yükselen alkışlar bunun en güzel göstergesiydi.
Ardından peş peşe seslendirilen birbirinden değerli eserler, izleyicileri zaman zaman geçmişin nostaljik sokaklarına götürdü, zaman zaman da aşkın, özlemin ve hüznün ince sularında dolaştırdı.
“Bir Demet Yasemin”, “Ömrüm Senin Olsun”, “Gitme Sana Muhtacım”, “Bu Yağmur Seni Bana Getirsin” gibi eserler salonda büyük bir coşku ve duygusal yoğunluk yarattı. Özellikle seyircilerin şarkılara hep bir ağızdan eşlik etmesi, konserin sıradan bir dinleti olmaktan çıkıp ortak bir duygu paylaşımına dönüşmesini sağladı.
Gecenin en güzel yanlarından biri de paylaşımcı ve kapsayıcı ruhuydu. Rüya Sani Gündiler’in salondaki konukları sahneye davet etmesi; koro şefleri Emine Gülen, Gülsüm Anafarta ve Şadiye Şendil’e gösterdiği saygı, sanat dünyasında giderek azalan değerbilirliğin ne kadar kıymetli olduğunu ortaya koydu. Bu davranış, yalnızca bir jest değil; sanatın dayanışma ve gönül birliğiyle büyüdüğünün de anlamlı bir göstergesiydi.
Final bölümünde saz sanatçılarının son şarkıya eşlik etmesi ise geceye ayrı bir renk kattı. Müziğin yalnızca seslerden değil, ruhlardan oluştuğunu hissettiren bu anlar uzun süre hafızalarda kalacak türdendi.
Hoş Sada Korosu’nun bu konseri, Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına değer katan önemli etkinliklerden biri olarak hafızalarda yer etti. Çünkü bu gece yalnızca şarkılar söylenmedi; vefa konuştu, sanat konuştu, Bursa’nın zarif kültür birikimi konuştu.
Ve salondan ayrılan herkesin kulağında aynı cümle kaldı sanki:
“Ah bu şarkıların gözü kör olsun…”