Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Esma Müjgan Çelikkol makalesinde;
Anneler Günü tarihçesi; Anna Jarvis’in Annesi, Amerikan İç Savaşı sonrası barışı sağlamak için “Anneler Dostluk Günü” düzenleyen bir aktivistti. Anna Jarvis, annesinin ölüm yıldönümü olan 1905’ten iki yıl sonra, 1908’de Batı Virginia’da 407 çocuk ve anneleriyle birlikte ilk resmi Anneler Günü anmasını gerçekleştirdi.
Anna Jarvis’in yoğun çabalarıyla, 1914 yılında Mayıs ayının ikinci pazarı resmi olarak “Anneler Günü” ilan edildi.
Türkiye’de ise Türk Kadınlar Birliği’nin girişimleri ile 1955 yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır.
Ne yazık ki ticari zihniyet, bu masum duyguyu da dejenere ederek, hediyeleşme ile ticari kazanç sağlama aracı haline getirdiler. Anna Jarvis, başlattığı bu akımın ticari sömürüye dönüştüğünü görünce ömrünün sonuna kadar bu durumla mücadele etti. Maalesef kaybetti. Çicekler, mücevherler, ev eşyaları, seyahat, giyecek, yiyecek üreten sektörlere kazanç kapısı olan Anneler günü kutlanıp gidiyor. Oysa sevgiyi sarılarak da ifade etmek mümkün değil midir? ….
***
İnsanların ömrü boyunca başına gelebilecek en büyük acı EVLAT ACISI olarak tariflenmiştir. Tarifi zor bu büyük acıyı ne yazıkki anneler yaşayabiliyor.
Anneler gününde yüreğime taş gibi oturan bir hüzün….. EVLATLARINI KAYBEDEN ANNELER.
KADIN olmanın acısını erkeklerin egemen olduğu toplumda çekmiş kadınlarımız; kadın cinayetlerine kurban verdiğimiz , kızlarımız, annelerimiz…
Türkiye’de toplumsal hafızada derin izler bırakan ve kadın cinayetlerine karşı tepkilerin büyümesine neden olan, öne çıkan sembol isimler haline gelen Özgecan Aslan(2015), Münevver Karabulut(2009), Şule Çet(2018), Emine Bulut(2019), Pınar Gültekin (2020), Ceren Özdemir (2019), Ayşe Paşalı (2010) ve Güleda Cankel (2019) hemen aklıma geliverenler ve daha niceleri…. bulunmaktadır. Onların annelerinin acısı tariflenebilir mi?
Mahsa Amini’nin annesinin acısı?…..
Evlatlarını teröre kurban veren anneler; Hırant Dink , Uğur Mumcu, Taner Kışlalı, Metin Göktepe, İsmail Korkmaz, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Ümit Kaftancıoğlu , …… daha nicelerinin anneleri acıya nasıl katlanmıştır?….
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ ın anneleri, evlatları nefessiz kalınca nasıl nefes alabilmişlerdir?
Bağımsız Türkiye için savaş veren ve bu uğurda canlarını kaybedenlerin anneleri…
Sizlerin acıları tariflenebilir mi?
Sabırların en büyüğünü diliyorum…. evlatlarını kaybeden tüm annelere!…
O anneler evlatları yerine ölmeye bile razı olan annelerdir…..
***
Karşılıksız sevginin, ilginin ve fedakârlığın en güzel tanımıdır Anne! Hayatın içinde; bir çocuğa, bir dosta, bir aileye, doğadaki her canlıya sihirli yüreği ve elleriyle dokunan her KADIN annedir.
“Annelik duygusu ve sorumluluğu ile kendini unutan varlıktır anne….”
Sabırla ve merhametle bizi biz yapan, var eden, yokluklarında dahi bizi kucaklayan ve karşılıksız sevgilerini daima hissettiğimiz tüm kahraman, fedakar ve cefakar , sabırlı annelere ve benim anneme emekleri için teşekkürler…..
Bugün, aramızda olmayan annemi ve tüm anneleri rahmetle, sevgiyle anıyor, yaşamdaki tüm anne duygusu ve sorumluluğu taşıyan kadınların bu çok özel Gününü kutluyorum .