Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı İslam Güçlü’nün kaleminden
Gençliğin beklentilerini anlamak, aslında bir ülkenin 20-30 yıl sonraki halini inşa etmek demektir.
Dünya genelinde ve ülkemizde “gençlik” kavramı, sadece bir yaş grubunu değil, aynı zamanda değişimin ve geleceğin taşıyıcısı olan bir enerjiyi temsil eder. Bilgiye erişimin saniyelerle ölçüldüğü, dijitalleşmenin sınırları kaldırdığı bir çağda yetişen bu neslin, kendilerini yönetenlerden beklentileri de önceki nesillere göre daha teknik ve vizyonlu bir hal almıştır. Bu süreçte kendini geliştiremeyen, farklı ve yeni yetkinlikler kazanamayan gençlik maalesef ki daha baskın güçlerin amelesi haline dönüşecektir.
Eğitimde Nitelik ve Rekabet
Gençlerin en temel talebi, çağa ayak uyduran, ezberden uzak ve pratik becerilere dayalı bir eğitim sistemidir. Diplomadan ziyade “yetkinlik” odaklı bir süreç bekleyen gençler, küresel dünyada akranlarıyla rekabet edebilecek donanıma sahip olmak istemektedir.
Fırsat Eşitliği, Liyakat ve Adalet
Gençliğin en çok vurguladığı kavramlardan biri “adalet”tir. Gençler, kariyer basamaklarını tırmanırken kişisel bağlantıların veya referansların değil, sadece yeteneğin, çalışkanlığın ve liyakatin belirleyici olmasını istemektedir.
Ekonomik İstikrar ve Güvenceli İstihdam
Gelecek kaygısı, günümüz gençliğinin önündeki en büyük engeldir. Gençler, sadece bir iş bulmak değil, buldukları işin yaşam standartlarını insanca sürdürebilecekleri bir gelir seviyesine sahip olmasını beklemektedir.
Dijital Özgürlük ve Altyapı
Z kuşağı ve sonrası için internet, sadece bir araç değil, bir yaşam alanıdır. Dolayısıyla, yönetimlerin dijital dünyayı kısıtlayan değil, genişleten politikalar izlemesi beklenir.
Karar Alma Mekanizmalarına Aktif Katılım
Gençlik, kendileri hakkında alınan kararlarda sadece “dinleyici” değil, “karar verici” olmak istemektedir. Yaş ortalamasının yüksek olduğu yönetim kademelerinde gençlerin temsil edilmesi, politikaların daha dinamik ve çözüm odaklı olmasını sağlar.
Genç nesil, iklim krizinin etkilerini en derinden hissedecek olan gruptur. Bu nedenle, bugünün yöneticilerinden kısa vadeli ekonomik karlar yerine, uzun vadeli ve çevre dostu politikalar beklemektedirler. Yeşil enerjiye geçiş, sıfır atık yönetimi ve doğanın korunması, gençlerin “yaşanabilir bir dünya” talebinin temelidir.
Sonuç
Gençliğin talepleri aslında gerçek dışı istekler değil; modern, demokratik ve müreffeh bir toplumun temel gereklilikleridir. Nitelikli bir eğitim, adil bir iş hayatı, özgür bir dijital dünya ve sürdürülebilir bir çevre sağlandığında, gençlerin potansiyeli ülkeyi çok daha ileriye taşıyacaktır.