Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;
Bursa’da sanatın kalbinin attığı gecelerden biri daha, izleyenlerin belleğinde uzun süre yer edecek bir iz bıraktı. Bursa Zeki Müren Kültür ve Sanat Derneği’nin düzenlediği bu özel konser, yalnızca bir müzik etkinliği değil; aynı zamanda duyguların, anıların ve ortak kültürel mirasın sahnede yaşam bulduğu anlamlı bir buluşmaydı.
Gecenin açılışı, genç sunucu Buse Şentürk’ün zarif ve akıcı sunumuyla gerçekleşirken, genç ve başarılı şef Ayşegül Yüzgeç yönetimindeki koro, dört eserlik bir girişle dinleyiciyi adeta geçmişin ezgilerine doğru bir yolculuğa çıkardı. Repertuarın, “Sanat Güneşi” olarak anılan Zeki Müren’in iz bırakan eserlerinden oluşması, geceye hem derinlik hem de anlam kattı. Bu tercih, sadece bir müzik seçimi değil; aynı zamanda ustaya duyulan saygının güçlü bir ifadesiydi.
Konserde yer alan arkadaşlarım, keman sanatçısı Kadir Güleç, kanun sanatçısı Şaban Helvacı ve solist Abdurrahman Duru’nun da yer aldığı koro, ilk bölümde seslendirdiği eserlerle dinleyiciyi yakalamayı başardı. “Sarsam Seni”, “Bir garip yolcuyum hayat yolunda” gibi eserler, hem bireysel duygulara dokundu hem de kolektif bir hatıra alanı yarattı.
İlerleyen bölümde repertuarın zenginliği dikkat çekiciydi. “Yıllar sonra rastladım çocukluk sevgilime”, “Kal bu gece” gibi eserler, dinleyicinin iç dünyasında yankı bulurken, sahne ile salon arasındaki mesafe giderek ortadan kalktı. Müziğin en güçlü yanlarından biri olan “birlikte hissetme” duygusu, bu anlarda kendini açıkça gösterdi.
Gecenin ikinci bölümü ise sadece müzikal açıdan değil, katılımcı deneyimi bakımından da oldukça özgün anlara sahne oldu. Balkondaki izleyicilerin bir eseri hep birlikte seslendirmesi, ardından salonun tamamının tek yürek halinde şarkıya katılması, konseri klasik bir dinleti olmaktan çıkarıp ortak bir sanat deneyimine dönüştürdü. Özellikle bir grup genç kadının sahneye çıkarak bir eseri seslendirmesi, geceye hem sürpriz hem de sıcak bir renk kattı. Bu tür anlar, sanatın sadece izlenen değil, aynı zamanda paylaşılan bir değer olduğunu bir kez daha anımsattı.
Konserin finalinde seslendirilen “Sazlar çalınır Çamlıca bahçelerinde”, “Ada sahillerinde” ve “Muhabbet bağına girdim bu gece” gibi eserler, geceyi zarif bir kapanışla taçlandırdı. Her bir eser, dinleyicinin gönlünde ayrı bir iz bırakırken, gecenin bütününe yayılan duygu, “birlikte yaşanmış güzel bir an” olarak belleklere kazındı, unutulmaz bir tat bıraktı.
Sonuç olarak bu konser; genç yeteneklerin ustalara saygıyla eğildiği, dinleyicinin etkin bir parçası olduğu ve müziğin birleştirici gücünün en duru, en yalın haliyle hissedildiği özel bir geceydi. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına değer katan bu tür etkinlikler, yalnızca bugünü değil, yarının sanat belleğinde de yerini alıyor.
Bu anlamlı geceye davet eden dostlarıma ( Kadir GÜLEÇ, Şaban HELVACI ve Abdurrahman DURU) ve emeği geçen tüm sanatçılara , bu ortak güzelliği yaratan, emeği geçen herkese en en içten , en sıcak duygularımla teşekkür ederim.
İyi ki sanat var. İyi ki sanatçılar var.