Vatanın Çelikleşen İradesi: Tarsuslu Adile Onbaşı

Vatanın Çelikleşen İradesi: Tarsuslu Adile Onbaşı
Yayınlama: 11.03.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Yücel Akyürekli makalesinde; Anadolu’nun toprağı sadece ekin değil, her karışında asalet ve hürriyet sevdası bitiren bir mayayla yoğrulmuştur. Bu mayanın en saf, en vakur örneklerinden biri de Milli Mücadele’nin isimsiz kahramanlarından değil, adı tarihin şeref levhasına kanla ve terle kazınmış bir ana, bir nefer olan Tarsuslu Adile Onbaşı’dır.

Bugün bizler, hür bir gökyüzünün altında nefes alıyorsak, bunu “vatan sağ olsun” diyerek evladını emanet edip cepheye koşan Kara Fatmalara, Şerife Bacılara ve Çukurova’nın kavurucu sıcağında düşmana geçit vermeyen Adile Onbaşılara borçluyuz.

Bir Kadın, Bir Ordu: Adile Hanım’ın Direnişi
Adile Onbaşı, sadece bir asker değil; bir milletin namusunu, bayrağını ve mukaddesatını koruma azminin ete kemiğe bürünmüş halidir. Fransız işgali altındaki Tarsus ve çevresinde, halkın üzerine çöken kara bulutları dağıtmak için eline silahını almış, çetecilik yaparak müfrezeler kurmuştur.

Onu farklı kılan sadece cesareti değil, aynı zamanda sahip olduğu sarsılmaz iman ve vatan sevgisidir. Erkek kılığına girerek cepheden cepheye koşan, en ön safta çarpışan bu yiğit Türk kadını, Çukurova’nın kurtuluşunda stratejik bir rol oynamıştır. Düşmanın “geçilemez” dediği mevziler, Adile Onbaşı ve emrindeki milislerin “Ya İstiklal Ya Ölüm” haykırışıyla yerle bir olmuştur.

Manevi Bir Miras
Adile Onbaşı’nın hikayesi, bize sadece geçmişteki bir savaşı anlatmaz; bize bağımsızlığın karakterimiz olduğunu hatırlatır. O, Anadolu kadınının fedakarlığının, sabrının ve gerektiğinde bir aslana dönüşen şecaatinin simgesidir. Milli ve manevi değerlerimizi koruma uğruna; canından, evinden ve rahatından vazgeçen bu irade, bugün de bizlere rehber olmalıdır.

Onun omzundaki onbaşı rütbesi, bir kağıt parçası değil; bizzat cephede, ateş hattında kazanılmış bir şereftir. Atatürk’ün Tarsus ziyaretinde karşısında saygıyla eğildiği bu yüce kadın, Türk milletinin kadınıyla erkeğiyle tek vücut olduğunda neler başarabileceğinin en canlı kanıtıdır.

“Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve galibiyete götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez.” — Mustafa Kemal Atatürk

Vefa Borcumuz
Bizlere düşen, Adile Onbaşı’nın omuzladığı o mukaddes emaneti —vatanı ve hürriyeti— aynı kararlılıkla korumaktır. Onun hikayesi, evlatlarımıza anlatacağımız bir masal değil, damarlarımızdaki asil kanın gereği olan bir sorumluluktur.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Çukurova’nın bu yiğit evladı, Türk tarihinin kalbinde ebediyen yaşamaya devam edecektir.

Ruhun şad olsun Adile onbaşı.

JPEGmini

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.