Emekli Neden ve Nasıl Bu Sefaletin İçine Sürüklendi?

Emekli Neden ve Nasıl Bu Sefaletin İçine Sürüklendi?
Yayınlama: 03.02.2026
A+
A-

Esma Müjgan Çelikkol
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı

Emekli, bugün yaşadığı sefaletin nedenini ve bu noktaya nasıl, kimler tarafından ve hangi yasalarla sürüklendiğini bilmek zorundadır. Bilgi olmadan verilen mücadele, emekliyi bu bataklıktan çıkarmak yerine daha da derine çekebilir. Bu yüzden gerçeklerle yüzleşmek şarttır.

Sosyal Güvenlik Bir Lütuf Değil, Haktır

Sosyal güvenlik sistemi, 19. yüzyılın sonlarına doğru; yaşlılık, malullük ve çalışma gücünü kaybetme nedeniyle gelirini yitiren bireylerin korunması amacıyla ortaya çıkmıştır. Hizmet karşılığı olmaksızın, insanca yaşamı sürdürebilmeleri için yasal bir hak olarak tanımlanmıştır.

Böylece kuşaklar arası dayanışmaya dayalı, kamusal bir sosyal güvenlik sistemi doğmuştur. Emeklilik hakkı her ülkede yasalarla güvence altına alınmış, zamanın koşullarına göre düzenlenmiştir.

Türkiye’de emekliler, yaklaşık çeyrek asır öncesine kadar daha insanca bir yaşam sürerken, gelirlerine sistemli biçimde göz dikilmiştir. Çalışırken aldıkları maaşın %70–75’ini emekli olunca almaları “fazla” görülmüş, bunun yerine gelir düşürücü formüller devreye sokulmuştur. Öyle karmaşık hesaplar yapılmıştır ki, emekliler gelirlerinden çalındığının farkına bile varamamış, yapılan kırıntı artışlara “şükür” etmek zorunda bırakılmıştır.

Bıçak Kemiğe Dayandı

Son 3–4 yılda farkındalığı artan emekliler, artık dayanamaz hale gelmiştir. Sendikalar, dernekler, platformlar, siyasetçiler sokaklara çıkmış; emekliler yıllardır gasp edilen haklarının geri verilmesini istemeye başlamıştır.

İnsanca yaşamak istiyoruz!” diye haykırmaktadırlar.

Ancak nafile… Gücü elinde tutanlar bu sesi duymamakta ısrar etmektedir.

Emekli Bilerek ve İsteyerek Fakirleştirildi

Emekliler bir günde fakirleşmedi. Bugün yaşanan tablo, iktidarın planlı, programlı, bilinçli ve kasıtlı politikalarının sonucudur. 86 milyonluk ülkede emekliler, en yoksul kesim haline getirilmiştir.

Oysa Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası, her vatandaşa adil ve insanca bir emekli aylığı vermeye yetecek düzeydedir. Kaynak yokluğu değil, adaletsiz paylaşım vardır. Emeklilere ayrılan pay GSYH’nin yalnızca %7,4’üdür ve bu oran mutlaka artırılmalıdır.

Bu Fakirleştirmenin Yasaları Var

İlk darbe, 1999’da çıkarılan 4447 sayılı yasa ile vurulmuştur. Emeklilik yaşı yükseltilmiş, Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve alt sınırlar düşürülmüş, EYT sorunu yaratılmıştır. Bunun sorumlusu MHP–DSP–ANAP koalisyonudur.

İkinci ve en ağır darbe, AKP–MHP iktidarı döneminde gelmiştir. Dönemin ekonomi yöneticileri açıkça “Emekliler bütçede kara delik”, “Emekliye çok para ödeniyor” demiştir. Bu anlayışla 2008’de çıkarılan 5510 sayılı yasa ile:

  • ABO %75’ten %50’ye düşürülmüş,

  • 25 yıl sonrası için yıllık artış %3’ten %2’ye indirilmiş,

  • Aylık alt sınırı %70’ten %35’e çekilmiş,

  • Güncelleme katsayısı büyümeden pay içeren yapıdan çıkarılmıştır.

TÜİK Eliyle Maaşlar Eritildi

Bir diğer büyük darbe ise gerçek dışı TÜİK enflasyon oranlarıdır. Maaş artışları bu düşük oranlara göre yapıldığı için, emekli her yıl daha da yoksullaşmıştır. İlk bağlandığında “yüksek” görünen maaşlar, yıllar içinde dibe vurmuştur.

Yetmedi; taban aylık oyunlarıyla herkes en düşük emekli maaşına mahkûm edilmiştir. Son uygulamada kök aylığı 10 bin TL olanlara %100 artış yapılırken, 17.827 TL ve üzeri olanlara yalnızca %12–19 artış verilmiştir. Bu açık bir adaletsizliktir ve her yıl tekrarlanmaktadır.

Emekli Memura Açık Gasp

Temmuz 2023’te memura verilen 8.077 TL seyyanen zam, emekli memura verilmemiştir. Bugün bu tutar 22.150 TL’ye ulaşmıştır. İki buçuk yılda emekli memurun cebinden 437.596 TL açıkça alınmıştır.

Bu sadece para kaybı değildir; sağlık, refah, huzur ve yaşam kalitesi kaybıdır. Dayanamayıp hayata veda eden emeklilerin vebali ağırdır.

Gerçekle Yüzleşme Zamanı

Şimdi soruyorum:
24 yıldır emekliyi bilerek fakirleştiren bir iktidar, bugün emeklinin feryadını duyup haklarını geri verir mi?

Cevap nettir: Hayır.

Bu nedenle emekli, bu iktidardan bir şey beklemeyi bırakmalıdır. Gücünü, emekliye kulak verecek, adaleti tesis edecek yeni bir iktidar için kullanmalıdır.

Demokrasilerde bunun yolu bellidir: Seçim.

Tek çare budur.
Çare: Hemen seçim.

Emekli kardeşim, bu defa yanılma.
Celladına âşık olmaktan vazgeç.
Bu sefaletten kurtul.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.