KESK Bursa Şubeler Platformu’ndan “Adalet Nöbeti” Açıklaması…
KESK Bursa Şubeler Platformu adına açıklama yapan Derviş Erdem, KHK’lerle kamudan ihraç edilen emekçilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekerek, “Adalet, hukuk ve çalışma hakkı için mücadele ediyoruz. On yıllık hukuksuzluk artık sona ermeli” dedi.
KESK Bursa Şubeler Platformu, Ankara’da sürdürülen “Adalet Nöbeti”ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına konuşan Derviş Erdem, ihraç edilen kamu emekçilerinin yalnızca kendi hakları için değil; hukuk, demokrasi, sendikal haklar ve toplumun geleceği için mücadele ettiğini ifade etti.
Erdem, iki gündür Ankara’da devam eden nöbetin, “10 yıl önce ellerinden alınan adaletin, gasp edilen çalışma hakkının, kaybedilen ekmeğin ve karartılan geleceklerin hesabını sorma mücadelesi” olduğunu belirtti.
“Adalet İstemek Ne Zamandan Beri Suç Oldu?”
KESK Bursa Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, Ankara’daki Adalet Nöbeti sırasında polis müdahalesi yaşandığı ve aralarında KESK ile bağlı iş kollarının Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 20 kişinin gözaltına alındığı ifade edildi.
Derviş Erdem, yaşananlara tepki göstererek:
“Adalet istemek ne zamandan beri suç olmuştur?”
diye sordu.
Erdem, demokratik haklarını kullanan kamu emekçilerinin yıllardır hukuki mücadele yürüttüğünü belirterek, barış, demokrasi, eşitlik ve sendikal hak taleplerinin suç unsuru olarak gösterilemeyeceğini vurguladı.
“KESK Darbelere Karşı Her Zaman Net Tavır Aldı”
KESK’in geçmişten bugüne darbelerin ve darbe girişimlerinin karşısında olduğunu belirten Erdem, sendikal hareketin TÖS ve TÖB-DER geleneğinden gelen demokrasi mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.
15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında da KESK’in açık bir tavır aldığını ifade eden Erdem, OHAL sürecinin ardından yaşanan ihraçların yalnızca darbe girişimiyle ilişkili kişilerle sınırlı kalmadığını, geniş bir toplumsal kesimin hedef haline geldiğini savundu.
“OHAL KHK’leriyle 162 Binden Fazla Kişi İhraç Edildi”
Açıklamada, OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle kamudan çok sayıda kişinin ihraç edildiği hatırlatıldı.
Erdem, OHAL sürecinde:
Kamu emekçilerinin görevlerinden uzaklaştırıldığını,
Çok sayıda kurum, dernek, vakıf ve medya kuruluşunun kapatıldığını,
Olağanüstü hâl uygulamalarının kalıcı bir yönetim aracına dönüştüğünü
ileri sürdü.
KESK üyelerinin de bu süreçten ağır biçimde etkilendiğini belirten Erdem, binlerce sendika üyesinin ihraç edildiğini ifade etti.
“İhraç Edilenlerin Ortak Noktası Demokratik Haklarını Kullanmış Olmalarıydı”
KESK Bursa Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, ihraç edilen kamu emekçilerinin ortak özelliklerinin suç işlemek değil, demokratik ve sendikal haklarını kullanmak olduğu savunuldu.
Erdem, ihraç edilenlerin;
Parasız eğitim talep ettiğini,
Anadilde eğitim hakkını savunduğunu,
İş güvencesine sahip çıktığını,
Kadınların eşitliği için mücadele ettiğini,
Doğanın korunmasını savunduğunu,
Barış ve demokrasi taleplerini dile getirdiğini
belirtti.
Bu faaliyetlerin ulusal ve uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan sendikal haklar kapsamında olduğunu ifade eden Erdem, KHK uygulamalarıyla bu hakların cezalandırıldığını öne sürdü.
“İnsanlar Sadece İşlerini Kaybetmedi”
Açıklamada, ihraç süreçlerinin yalnızca çalışma hakkının kaybıyla sınırlı olmadığı vurgulandı.
KESK Bursa Şubeler Platformu, süreçte birçok ailenin ekonomik ve sosyal zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
Çocukların eğitim hayatlarının etkilendiği,
Ailelerin ekonomik sıkıntılar yaşadığı,
Sağlık hizmetlerine erişimde sorunlar ortaya çıktığı,
Bazı kişilerin ağır psikolojik sorunlarla mücadele ettiği,
Bazı insanların ülkesini terk etmek zorunda kaldığı
ifade edildi.
Açıklamada, bazı kamu emekçilerinin görevlerine ancak yaşamlarını yitirdikten sonra iade edildiği iddiasına da yer verildi.
“OHAL Komisyonu Hukuksuzluğu Kalıcılaştırdı”
Derviş Erdem, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu sürecine de değindi.
Komisyonun altı yıl boyunca görev yaptığını belirten Erdem, başvuruların büyük bölümünün reddedildiğini ve etkin bir hak arama mekanizması oluşturmadığını savundu.
Komisyonun kapanmasının ardından dosyaların idari mahkemelere devredildiğini ifade eden Erdem, aradan geçen 10 yıla rağmen çok sayıda KESK üyesinin yargı süreçlerinin devam ettiğini söyledi.
“Ağaç Kökü Yemeyiz, Dayanışmayla Ayakta Kalırız”
Açıklamada, ihraç edilen kamu emekçilerine yönelik geçmişte kullanılan bazı ifadeler de eleştirildi.
Erdem, dayanışma sayesinde mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek:
“Ağaç kökü yemedik, çünkü ekmeğimizi bölüştük, birbirimizin umudu olduk.”
ifadelerini kullandı.
“Bu Sadece İhraç Edilenlerin Meselesi Değil”
KESK Bursa Şubeler Platformu, yaşananların yalnızca ihraç edilen kamu çalışanlarının sorunu olmadığını belirterek, bunun hukuk devletinin geleceğiyle ilgili olduğunu vurguladı.
Açıklamada:
“Bu yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin meselesi değildir. Hukukun üstün olup olmayacağının, sendikal hakların korunup korunmayacağının ve çocuklarımızın nasıl bir ülkede yaşayacağının meselesidir.”
denildi.
“KHK Rejimi Son Bulmadan Demokratikleşmeden Söz Edilemez”
Son dönemde yeni bir siyasi süreçten söz edildiğine dikkat çeken Erdem, demokratikleşme tartışmalarının ancak geçmişte yaşanan mağduriyetlerin giderilmesiyle anlam kazanacağını söyledi.
KESK Bursa Şubeler Platformu, iktidara ve yargı mercilerine çağrıda bulunarak şu talepleri sıraladı:
Bekleyen dosyaların hızla sonuçlandırılması,
Beraat veya göreve dönüş yönünde karar bulunan dosyaların uygulanması,
Sendikal faaliyetleri nedeniyle ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi,
Tüm özlük, sosyal ve ekonomik haklarının geri verilmesi.
Açıklama, “Biz kazanacağız, geri döneceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın emek, demokrasi ve barış mücadelemiz” sözleriyle sona erdi.
Gülben Ergen’in kurucusu ve başkanı olduğu Çocuklar Gülsün Diye Derneği, 43. Anaokulunu Diyarbakır’ın Hani ilçesinde ki Gürbüz Köyü’nde 29 Nisan’da açtı. İnşaat yapımını dedeleri adına hayırseverler Süleyman Kaya ve Kamuran Kaya’nın üstlendiği anaokuluna “Çocuklar Gülsün Diye- Hacı Hamit Kaya Anaokulu” ismi verildi. “Çocuklar Gülsün Diye – Hacı Hamit Kaya Anaokulu” açılış...
Sabiha Karaosman, 23 Nisan mesajında çocukların barış ve eşitlik içinde büyüme hakkına dikkat çekti: “Daha adil bir dünya inşa etmek hepimizin görevidir.” Doğru İnsanlar Dayanışma ve Düşünce Derneği Genel Başkanı Sabiha Karaosman , 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Karaosman, mesajında çocukların barış, adalet ve eşitlik dolu bir dünyada...
Bursa’nın köklü sivil toplum örgütlerinden Türk Anneler Derneği (TAD) Bursa Şubesi’nde görev değişimi yaşandı. Başkan Sibel Gönülkırmaz, gerçekleşen genel kurulla görevini Yasemin Mutlu’ya devretti. Gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projeleri ve verdikleri burslarla bugüne dek binlerce öğrencinin hayatına dokunan TAD Bursa Şubesi’nde genel kurul heyecanı yaşandı. Başkanlık görevini 6 yıldır aralıksız ve...
Milyonlarca Vatandaş Devlet Eliyle Mağdur Edilmektedir İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, Türkiye genelinde milyonlarca yurttaşın imar mevzuatındaki plansızlık, çelişki ve yasal boşluklar nedeniyle açık bir hak kaybına uğratıldığını belirterek, “Bu artık münferit bir sorun değil, kronikleşmiş bir devlet krizidir” sözleriyle çok sert bir açıklama yaptı. Hacıoğlu, özellikle...
Mudanya ve Köyleri Yardımlaşma Derneği Bursa’da iftar programında bir araya geldi. İftarda Mudanya muhtarları ve siyasi isimler yer aldı. Muyad Yönetim Kurulu Başkanı Sahip Keçici, “Mudanya’nın tüm renkleri bizim için önemli” dedi. HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN Düzenlenen iftar organizasyonuna Nilüfer Belediyesi Eski Başkanı ve Bursa Büyükşehir Başkan Adayı Mustafa Bozbey,...
Öğretmenlik Meslek Kanununa karşı 2 Kasım’da iş bırakan öğretmenlere , “aynı gün çocuklarımızı okula göndermiyoruz” eylemiyle destek olan Veli-Der Bursa Şubesi bir basın açıklamasıyla destek verdi. Basın açıklamasında; “Her gün eğitimde yaşatılan sorunlara, eğitime ayrılan bütçenin yetersizliğine, imkansızlıklara rağmen çocuklarımızın umutlarına, yaşamlarına dokunmaktan bir an olsun vazgeçmeyen öğretmenlerimizin haklarını, geleceğini...