Zeki Baştürk yazdı; RÜZGÂR YOKSA FIRILDAK NEDEN DÖNER?

Zeki Baştürk yazdı; RÜZGÂR YOKSA FIRILDAK NEDEN DÖNER?
Yayınlama: 09.02.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde;

“Rüzgârsız havada dönen bir fırıldağın mutlaka bir üfleyeni vardır.”
Eskimo Atasözü

Siyaset  ortamında zaman zaman esen ani rüzgârlar vardır. Bir bakarsınız, dün durduğu yerde kök salmış gibi görünenler, bugün yön değiştirmiştir. Oysa hava sakindir; sokakta bir esinti yoktur, halkın soluğu bile tutuludur. Buna karşın fırıldak dönüyorsa, sorulması gereken soru bellidir: Kim üflüyor?

Parti değiştiren milletvekilleri, yönünü bir gecede başka bir rozete çeviren belediye başkanları… Hepsi bu fırıldağın farklı renkleridir. Değişim elbette siyasetin doğasında vardır; düşünce değişir, zaman değişir, insan değişir. Ancak sorun  değişmek değil, neden ve nasıl değişildiğidir. İlke mi esnemiştir, yoksa çıkarlar mı ağır basmıştır? Vicdan mı konuşmuştur, yoksa kulislerde fısıldanan vaatler mi?

Seçmen, oy verdiği kişiye yalnızca bir koltuk teslim etmez; bir emanet bırakır. O emanetin içinde umut vardır, beklenti vardır, bazen de çaresizlikten doğan son bir güven kırıntısı. Bu emanet, seçimden sonra başka bir siyasi çantaya konulup taşınacak bir eşya değildir. Taşınırsa, adına “siyaset” denir belki ama geride kalan şey, kırılmış bir toplumsal bağ olur.

Fırıldak dönmeye devam ederken asıl rüzgârsız kalan halktır. Çünkü halk, yönünü değiştirmez; aynı sokakta yürür, aynı pazar tezgâhına bakar, aynı faturayı öder. Değişen yalnızca tabelalardır, kürsü arkası fonlardır, yakaya takılan rozetlerdir. Bu yüzden her dönüş, yalnızca bir siyasi hamle değil, aynı zamanda toplumsal belleğe atılmış küçük bir çatlaktır.

Siyasette ilke, rüzgârla ölçülmez. İlke, fırtınada bile yerinde duran duruştur. Eğer bir temsilci, rüzgâr yokken dönüyorsa, orada ilke değil, üfleme vardır. Ve ne yazık ki bu üfleme, yalnızca fırıldağı değil, demokrasinin güven pusulasını da şaşırtır.

Bir gün bu fırıldaklar durduğunda, geriye kalan tek soru şudur:
Halk kimin nefesiyle konuştu, siyaset kimin üflemesiyle dönüştü?

Ve günün sonunda halk şunu unutmaz: Rüzgâr yokken dönen her fırıldak, bir gün üfleyenin yüzünü ele verir. Çünkü rüzgârı halk estirmediğinde dönen her fırıldak, demokrasinin değil, çıkarın yönünü gösterir.

Unutulmamalıdır ki rüzgâr yokken dönen fırıldaklar, günü kurtarır ama zamanı geldiğinde tarihin önünde duramaz.

Zeki BAŞTÜRK

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.