CHP Yıldırım Belediye Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, belediye meclisinde yaptığı kapsamlı konuşmada;
ekonomik krizden yerel yönetimlerdeki adaletsizliğe, basın özgürlüğünden Suriye’deki insanlık suçlarına,
deprem gerçeğinden Yıldırım’daki mahallelerin yıllardır süren ihmaline kadar birçok başlıkta iktidara ve Yıldırım Belediyesi yönetimine sert eleştiriler yöneltti.
Konuşmasına Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen saygısızlığı kınayarak başlayan Nimet Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
“Türk bayrağı bu ülkenin onurudur, bağımsızlığının ve ortak vicdanının simgesidir. Bayrağa uzanan her el, milletin iradesine uzanmıştır.
Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bayrağa sahip çıkmak yalnızca hamasi sözlerle olmaz.
Bayrağın altında yaşayan emeklinin açlığa mahkûm edilmediği, esnafın borç batağına sürüklenmediği, yurttaşın onuruyla yaşadığı bir düzenle olur.”
Ekonomik tabloya sert sözlerle yüklenen Yıldız, emeklilerin ve esnafın içine sürüklendiği çıkmazın sorumlusunun iktidarın ekonomi politikaları olduğunu vurguladı:
“Bugün emeklilerimiz, yıllarca çalışıp bu ülkeye hizmet etmiş yurttaşlarımız, verilen yetersiz zamlarla hayatta kalma mücadelesi vermektedir.
Esnafımız artan maliyetler, fahiş kiralar ve borç yükü altında ezilmektedir.
Esnaf kazanamayınca belediyelere ödenecek vergiler de ödenememekte, bu tablo yerel yönetimleri de doğrudan kilitlemektedir.”
Bu tablonun bir kader olmadığını vurgulayan Yıldız, “Kaynak vardır; ancak bu kaynak emekliye, üreticiye, halka değil; yandaşa aktarılmaktadır” dedi.
Ocak ayının Türkiye için karanlık bir hafıza olduğuna dikkat çeken Yıldız, ifade ve basın özgürlüğünün sistematik baskı altında olduğunu belirtti:
“Ocak, bedel ödeyenlerin, susturulmak istenenlerin ayıdır.
Gerçekler konuşulmasın isteniyor, çünkü gerçekler konuşuldukça adaletsizlik görünür hâle geliyor.
İşte tam da bu nedenle basın ve ifade özgürlüğü ağır baskı altındadır.”
Suriye’de Kürtlere, Alevilere ve azınlıklara yönelik saldırılara da değinen Yıldız:
“Bu insanlık dışı katliamları en sert biçimde kınıyorum.
Hiçbir gerekçe bu vahşeti meşrulaştıramaz.
Uluslararası toplumun sessizliği ise kabul edilemez bir ayıptır.”
Yıldız, Ocak ve Şubat aylarında yaşamını yitiren; Metin Göktepe, Hrant Dink, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi,
Kamer Genç, Muammer Aksoy, Rauf Denktaş, Zübeyde Hanım,
Gaffar Okan, Fatma Girik, İsmail Cem, Barış Manço, Haldun Dormen gibi isimleri tek tek anarak:
“Bu isimler bu ülkenin hafızasıdır.
Korkuyla değil Cumhuriyet’le, suskunlukla değil demokrasiyle yönetmek isteyenlerin yoludur.”
dedi.
6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne yaklaşılırken konuşan Yıldız:
“Açıkça ifade ediyorum: Öldüren deprem değil; ihmaller, denetimsizlik ve rant anlayışıdır.
Aynı acıların yaşanmaması için sorumlular hesap vermeli, bilimsel ve kamucu önlemler derhal hayata geçirilmelidir.”
Yıldırım özelinde ise riskli yapı stokunun tespiti, güçlendirme ve kentsel dönüşümün şeffaf ve bilimsel esaslarla yürütülmesi çağrısında bulundu.
Nimet Yıldız, Esenevler Mahallesi örneği üzerinden Yıldırım Belediyesi’ni sert sözlerle eleştirdi:
“Geçtiğimiz dönem pazarda çekilen videoda ‘Az kaldı, pazarı yukarı taşıyacağız’ denmişti.
Aradan neredeyse ikinci dönemin yarısı geçti.
Soruyorum: Pazar yukarı taşındı mı? Hayır.
Esnaf hâlâ bekliyor, sorunlar yerinde duruyor.”
20 bin nüfuslu mahallede mahalle konağı ve taziye evi olmadığını hatırlatan Yıldız:
“Yıldırım’da 22 yıldır iktidarda olan AKP, Esenevler’e gözle görülür tek bir yatırım yapmamıştır.
Yapılan sınırlı çalışmalar ise önceki dönem Ramazan Altınöz zamanında gerçekleştirilmiştir.”
Mahalle bazlı yatırımların ortaya konulması için önerge verdiklerini hatırlatan Yıldız:
“Ne istedik?
Mahalle bazında yapılan hizmetleri, harcanan bütçeleri, metrekareleri ve kaynak dağılımının adilliğini.”
Ancak verilen yanıtta bütçe yok, metrekare yok, şeffaflık yok olduğunu vurguladı:
“Altı park yaptık demek yetmez.
300 metrekarelik park ile 10 bin metrekarelik park aynı değildir.
Rakam yoksa denetim yoktur, denetim yoksa adalet yoktur.”
Hacivat Mahallesi: 240 ve 345. sokaklarda acil çözüm bekleyen talepler
Eğitim Mahallesi: Çocuklar için spor alanı ve kapalı pazar ihtiyacı; acil durum araçlarının giremediği sokaklar
Değirmenlikızık: Güler Sokak’ta esnafın önüne konulan çöp konteynerlerinin kaldırılmaması
Yiğitler Mahallesi: 205, 208, 209 ve 212. sokaklarda konteyner ve temizlik personeli yetersizliği
“Vatandaş mağdur, ama çözüm yok.
Birim müdürlerinin bilgisi olmasına rağmen neden adım atılmıyor?”
Konuşmasını kararlılık vurgusuyla tamamlayan Nimet Yıldız:
“Yerel yönetimler baskının değil halkın iradesinin adresidir.
Emeklinin açlığa, esnafın borca mahkûm edilmesine, belediyelerin yetkisizleştirilmesine sessiz kalmayacağız.
Cumhuriyetin temel değerleriyle, güçlü yerel demokrasi için mücadelemizi sürdüreceğiz.”