İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2014 yılında yürürlüğe giren 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası sonrası Türkiye’de yaşanan imar sorunlarına dikkat çekti. Hacıoğlu, köylerin mahalle statüsüne dönüşmesiyle birlikte ortaya çıkan planlama eksikliklerinin, milyonlarca vatandaş için ciddi mağduriyetler doğurduğunu söyledi.
6360 Sayılı Yasayla köylerin tüzel kişilikleri kaldırıldı ve yetkiler büyükşehir belediyelerine devredildi. Ancak Hacıoğlu’nun vurguladığı gibi, birçok bölgede gerekli imar planları zamanında hazırlanmadı veya güncellenmedi. Bugün hâlâ Türkiye genelinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının tamamlanmamış olması, mevcut planların şehirlerin ihtiyaçlarına cevap verememesi ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor.

Hacıoğlu, “Tarım alanları, kırsal yerleşimler ve yeni gelişen yaşam alanları için yapılan planlar yetersiz kalıyor. Bu durum, vatandaşların kendi arazilerinde yaptıkları yapıları zamanla ‘kaçak yapı’ statüsüne düşürüyor” dedi.
2018 yılında çıkarılan İmar Barışı ile milyonlarca vatandaş, yapıları için Yapı Kayıt Belgesi aldı. Ancak Hacıoğlu, belgelerin iptal edilmeye başlamasının yeni bir mağduriyet dalgası yarattığını belirtti:
“Vatandaşlar devlete güvenerek ciddi bedeller ödeyip belgelerini aldı. Aradan sadece iki yıl geçti ve bazı belgeler iptal edilmeye başladı. Bu, hem ekonomik hem psikolojik açıdan büyük bir darbe.”
COVID-19 pandemisiyle birlikte şehirlerden köylere ve arazilere yönelen vatandaşlar, kendi toprağında sağlıklı bir yaşam kurmak istedi. Ancak köylerin mahalle statüsüne dönüşmesi ve planlama eksiklikleri nedeniyle yapılan yapılar ve eklentiler kaçak yapı kapsamına girdi.
Hacıoğlu, yıkım kararlarının vatandaşlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu ifade etti:
“Yıkılan sadece beton bir yapı değil; bir ailenin emeği, yaşam mücadelesi, umut ve geleceğidir.”
Dernek tarafından yapılan araştırmalar ve saha verileri, Türkiye’de 11 milyona yakın bağımsız birimin yeni bir yapı kayıt düzenlemesini beklediğini gösteriyor. Hacıoğlu, sorunun artık toplumsal bir mesele haline geldiğini vurguladı.
“Konunun TBMM başta olmak üzere ilgili komisyonlar, akademisyenler ve şehircilik uzmanları tarafından yeniden ele alınması kaçınılmazdır. Cezalar ve yıkımlar üzerinden değil, planlama eksikliğinden doğan mağduriyetleri ortadan kaldıracak yeni bir düzenleme şarttır.”
Hacıoğlu, yapılacak yeni bir Yapı Kayıt düzenlemesi ile elde edilecek kazanımları şöyle sıraladı:
“Bugün ihtiyaç duyulan şey yıkım değil, çözüm üretmektir. Doğru bir düzenleme hem devletin hem vatandaşın kazanmasını sağlar. Kayıt altına alınan her yapı devlet için gelir, vatandaş için güvenli bir gelecek demektir.”