Türk yargısından, ifade özgürlüğü ve siyasi eleştiri hakkı açısından son derece önemli ve emsal niteliği taşıyan bir karar çıktı. Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın, hakkında verilen mahkûmiyet kararının istinaf aşamasında kaldırılmasıyla kesin olarak beraat etti. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, demokratik hukuk devleti ilkesinin altını çizen güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi.
Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından daha önce verilen cezalandırma kararı ile Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararının, hukuka açıkça aykırı olduğu istinaf incelemesinde net şekilde ortaya konuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırdı ve yeniden yargılama yapılmasına dahi gerek görmeden doğrudan beraat kararı verdi.
Bu yönüyle karar, yalnızca bir bozma değil; kesin, açık ve tartışmaya kapalı bir hukuki tespit niteliği taşıyor.
Mahkeme kararında, Bedri Yalçın’ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıkça vurgulandı. Yalçın’a isnat edilen sözlerin, demokratik toplum düzeninde meşru eleştiri sınırları içinde kaldığı belirtilerek, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini alenen aşağılamak” suçunun yasal unsurlarını taşımadığı net ifadelerle hükme bağlandı.
Kararda ayrıca, isnat edilen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı tespiti yapılarak, ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine dikkat çekildi.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla birlikte, siyasi eleştirinin cezalandırılamayacağı ve düşünce açıklamanın suç haline getirilemeyeceği bir kez daha yargı kararıyla tescillenmiş oldu. Hukuk çevreleri, bu kararın özellikle siyasetçiler, gazeteciler ve kamuoyuna görüş açıklayan tüm bireyler açısından koruyucu bir içtihat niteliği taşıdığı görüşünde birleşiyor.
İstinaf başvurusu, sanık müdafii tarafından yapılan itirazın tamamen yerinde olduğu gerekçesiyle kabul edildi. Mahkeme ayrıca, Bedri Yalçın’ın vekille temsil edilmesi nedeniyle 30 bin TL vekâlet ücretinin Hazineden alınarak kendisine ödenmesine, yargılama giderlerinin ise Hazine üzerinde bırakılmasına karar verdi.
Bu hüküm, yalnızca beraati değil; aynı zamanda yargılamanın baştan sona haksız yürütüldüğünün de hukuken kabulü anlamına geliyor.
Hukukçular tarafından değerlendirilen kararda; ifade özgürlüğü, siyasi eleştiri ve demokratik hakların korunması açısından emsal teşkil edecek nitelikte güçlü tespitler yer alıyor. Karar, eleştirinin cezalandırılmasının demokratik toplum düzeniyle bağdaşmayacağını açık biçimde ortaya koyuyor.
Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın’ın yürüttüğü hukuk mücadelesi, bu kararla birlikte kesin beraatle sonuçlanmış oldu. Yalçın cephesinden yapılan değerlendirmelerde, kararın yalnızca kişisel bir kazanım değil; ifade özgürlüğü adına kazanılmış toplumsal bir hak olduğu vurgulandı.
Bu karar, Türk yargısının demokratik hukuk devleti ilkesine bağlılığını bir kez daha ortaya koyarken, kamuoyuna şu net mesajı verdi:
🗣️ Eleştiri suç değildir. İfade özgürlüğü yargılanamaz.