Geçmiş dönem PM Üyesi Güler Buğday makalesinde,
Ülkemiz’de gazeteciler yazdıkları veya söyledikleri gerçekler nedeniyle cezaevinde tutuluyor.
Gazeteciler özgürlüğünü yitirirken, toplumumuz haber alma hakkını, ülkemiz de demokrasisini kaybediyor.
Çünkü gazetecilik suç değildir.
Tek Asam iktidarının despot ve faşizan tutumu, kendi saltanatını korumak uğruna biat etmeyen herkesi ve özellikle cesur gazetecileri cezaevine gönderiyor.
Çünkü bu gazeteciler haksızlık ve hukuksuzluklara biat etmiyorlar.
Ülkedeki soygun düzenine ve mafya örgütlenmesine göz yummuyorlar.
Yargı sopasıyla dizayn edilen karanlığın, haksızlıkların ve liyakatsiz kadrolarla ülkenin çürütülmesine karşı tavır koyuyorlar.
En önemlisi laik ve sosyal yaşamı yok eden tarikatların, cemaatlerin, iktidarla içi içe girip ülke kaynaklarını soymasını ortaya çıkarıyorlar.
Sopayı taşa diksen bereket fışkıracak verimli toprakları yok eden ve halkımızı açlığa mahkum eden emperyalist uşaklarını yazıp halkın gerçeği görmesini sağlıyorlar.
Tüm baskılara, zorlamalara ve haksız hukuksuz tutsak etmelerine karşın kalemini satmayan gerçek gazetecilerin tutsaklığından bile korkuyorlar
Çünkü kalemini satmayan sözünü eğip bükmeyenler, bu halkın onurudur ve vicdanıdır.
Tarihte despotizm ve faşizmle halkını susturmak isteyen hiçbir iktidar, halkını sonsuza kadar susturamaz ve gerçek gazetecileri tutsak etseler bile susturamazlar.
İktidarın gazetecilere yönelik baskıları her geçen gün artarken basın emekçileri bugün İstanbul Kadıköy’de bir araya gelecekler.
Basın özgürlüğüne yönelik baskıları ve meslektaşlarının tutuklanmasını protesto etmek için yürüyüş çağrısı yapan gazeteciler, bugün saat 14.00’te Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda buluşacaklar.
Gazeteciler yayımladıkları “Gazetecilere özgürlük” başlıklı çağrıda, “Halk bilsin diye yazıyoruz, halkla birlikte yürüyoruz” dediler.
Basın meslek örgütleri, tutuklu gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ’a özgürlük
Bir Gün muhabiri İsmail Arı’nın, tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ, Pınar Gayıp ve Alican Uludağ’ın da aralarında bulunduğu onlarca gazetecinin tutuklanmasına karşı eylemler devam ediyor.
BirGün Gazetesi muhabiri İsmail Arı’nın, bayram ziyareti nedeniyle gittiği memleketinde gözaltına alınması, siyasi iktidarın basın özgürlüğüne olan tahammülsüzlüğünün açık bir göstergesidir.
Ülkede iktidar destekli ve korumalı yolsuzlukları, rant düzenini, soygunları ve halkın sırtından zenginleşenleri yazan gazetecilere yargı sopasıyla halkın haber alma hakkı doğrudan hedef alınmaktadır.
Bugün İsmail Arı’nın şahsında hedefe konulan şey; kalemini satmayan, iktidarın değil halkın yanında duran gazetecilik anlayışıdır.
Türkiye’de pek çok gazeteci, ülkenin çeşitli yerlerindeki hapishanelerde tutuklu bulunmaktadır.
Avrupa Konseyi’nin kamuoyuna açıkladığı bir rapora göre “Türkiye dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülkedir”.
İktidarın uyguladığı hukuksuz ve despot düzene karşı hiç kalemini satmayan ve sözünü sakınmayan Merdan Yanardağ’a uygulanan ve “casusluk” gibi akıl almaz suçlamaya tutsak edilen Yanardağ halkın gönlüne taht kurmuş bir gazetecidir.
Bunları yazarken bir yardanda üzüntü içindeyim çünkü ülkemin 4. Büyük ili Bursa’mızda artık gerçekleri yazan kalemler kırılmıştır.
İki kör kuruş uğruna ya susmuşlar yada gazetecilikle işi olmayan birçok istismarcı internetten bir kanal kurup verilen zarflarla beslenip sözde gazetecilik yapmaktalar.
Yine üzücü ve düşündürücü olansa siyasilerin bu kirli sitemi besliyor olmalarıdır.
Özellikle millet vekilleri ve başkanlar bu çıkar gruplarına hizmet eden sözde gazetecilerin canlı yayın programlarında önüne oturup onlara can suyu vermekteler.
Soruyorum sizlere gözümden mi kaçtı her gün sabahın köründe CHP’li belediyelere yapılan haksız hukuksuz tutuklamalara karşı ne yazıyorlar?
Özellikle Tek Adama biat etmiş Adalet Bakanının akılla mantıkla izanla uymayan mal varlığı iddialarıyla ilgili ne yazdılar?
Daha fazla uzatmayacağım ancak haklının ve halkının yanında olan gazetecileri tutsak edenleri her koşulda kınamalıyız ve onlara sahip çıkmalıyız.
Sevgiyle saygıyla, eşit yurttaşlar olarak barış ve kardeşlik duyguları ile insanca, onurluca, özgürce, haksızlıklara ve hukuksuzluklara izin vermeden yaşayalım ve yaşatalım.