11 Mayıs 2023’te sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla en düşük memur maaşının 22 bin TL’ye yükseltileceğini ve bu artışın memur emeklilerine de “otomatik olarak” yansıtılacağını duyuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözleri, aradan geçen sürede memur emeklilerinin en sert eleştiri başlıklarından biri hâline geldi.
Memur emeklileri, söz konusu vaadin açık, net ve yoruma kapalı olduğunu savunarak, uygulamanın ise bu netliğin gerisinde kaldığını öne sürüyor. Emekliler cephesinde yükselen sesler, “Söz verildi ama gereği yapılmadı” noktasında birleşiyor.
“Otomatik Yansıtılacak” Denildi, Beklenti Zirve Yaptı
11 Mayıs 2023 tarihli paylaşımda, “En düşük memur maaşını 22.000 TL seviyesine yükseltiyoruz. Maaşlardaki bu artışları otomatik olarak memur emeklilerimize de yansıtıyoruz” ifadeleri kullanılmıştı.
Bu açıklama özellikle memur emeklileri açısından doğrudan maaş artışı beklentisi oluşturdu. “Otomatik yansıtma” ifadesi, herhangi bir teknik ayrım olmaksızın artışın birebir emekli aylıklarına geçeceği şeklinde yorumlandı.

Ancak süreç içinde yapılan düzenlemelerin önemli bölümünün aktif memurlara yönelik olduğu, bazı artış kalemlerinin ise emekli maaşı hesaplama sistemine doğrudan dahil edilmediği ortaya çıktı. Tartışmanın düğüm noktası da burada başladı.
Memur Emeklileri Sert: “Bu Açık Bir Hak Meselesidir”
Memur emeklileri temsilcileri ve platformları, yapılan düzenlemelerin beklentiyi karşılamadığını belirterek çok sert ifadeler kullandı.
Emekliler, özellikle seyyanen artışların emekli aylık bağlama sistemine kalıcı biçimde yansıtılmadığını, bu nedenle maaş farkının zamanla eridiğini savunuyor.
“Verilen söz netti. Artışlar otomatik olarak emeklilere yansıtılacaktı. Ancak bugün gelinen noktada aktif memur ile emekli arasındaki makas daha da açıldı” değerlendirmesi yapılıyor.
Artan enflasyon, kira fiyatları ve temel tüketim giderleri karşısında maaşlarının hızla eridiğini belirten memur emeklileri, yaşanan durumun sadece ekonomik değil, aynı zamanda “güven sorunu” olduğunu dile getiriyor.
Cevdet Yılmaz: “Verilen Sözler Yerine Getirildi”
Tartışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz hükümet adına net bir savunma yaptı.
Yılmaz, Cumhurbaşkanı’nın verdiği sözleri yerine getirdiğini belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız yerine getirmediği sözü vermez, verdiği sözü de mutlaka yerine getirir” ifadelerini kullandı.
Hükümet kanadı; enflasyon farkı, toplu sözleşme zammı ve refah payı düzenlemeleriyle memur emeklilerinin gelirlerinde artış sağlandığını, bütçe dengeleri gözetilerek adım atıldığını savunuyor.
Ancak memur emeklileri açısından tartışma “zam yapıldı mı yapılmadı mı” sorusundan öte, “verilen sözün lafzı ve ruhu yerine getirildi mi” sorusunda düğümleniyor.
Teknik Ayrıntı: Seyyanen Zam Krizi
Uzmanlara göre krizin merkezinde 2023’te yapılan seyyanen artış bulunuyor. Bu artışın emekli aylık bağlama oranına doğrudan ve kalıcı şekilde dahil edilmemesi, emeklilerde ciddi hayal kırıklığı yarattı.
Aktif memurun maaşı yükselirken, emeklinin maaşı aynı oranda kalıcı artış göstermedi. Bu durum, “otomatik yansıtma” ifadesinin teknik karşılığının tartışmalı hâle gelmesine yol açtı.
Ekonomistler, nominal artış ile reel alım gücü arasındaki farkın da tabloyu ağırlaştırdığını belirtiyor. Yüksek enflasyon ortamında yapılan zamların kısa sürede erimesi, memur emeklilerinin hayat standardında hissedilir bir iyileşme yaratmadı.
Talepler Net
Memur emeklileri üç temel başlıkta ısrarcı:
-
Seyyanen zamların emekli maaşına kalıcı ve emekliliğe esas şekilde yansıtılması
-
En düşük memur emeklisi maaşının insani yaşam koşullarına uygun seviyeye çıkarılması
-
Ek gösterge ve yan hakların kapsamının genişletilmesi
Emekliler, bu düzenlemelerin yapılmaması hâlinde aktif memur ile emekli arasındaki gelir uçurumunun daha da derinleşeceğini savunuyor.
Siyasi Gerilim Büyüyor
Muhalefet partileri, 11 Mayıs 2023 tarihli açıklamanın açık bir taahhüt olduğunu belirterek hükümeti sözünü tutmamakla eleştiriyor. İktidar kanadı ise yapılan düzenlemelerin ortada olduğunu, kamuoyunun yanlış yönlendirildiğini savunuyor.
Gelinen aşamada mesele yalnızca maaş artışı değil; siyasi güvenilirlik, ekonomik gerçeklik ve sosyal adalet tartışmasına dönüşmüş durumda.
Memur emeklileri, “Söz verildi, gereği yapılmalı” diyerek konunun Meclis gündemine taşınmasını ve yeni bir yasal düzenleme yapılmasını talep ediyor.
Önümüzdeki dönemde hükümetin yeni bir adım atıp atmayacağı merak edilirken, memur emeklileri ise mücadeleyi sürdüreceklerini açık şekilde ilan ediyor.
