Bursa Vatan Medya Grubu köşe yazarı gazeteci yazar Hasan Mesut Ekmen, toplumun en kritik sorunlarından biri olarak gördüğü uyuşturucu, dijital kumar ve çocuk istismarı tehlikesine dikkat çeken çarpıcı bir köşe yazısı kaleme aldı. Ekmen, gençliğin sessiz ama derin bir tehdit altında olduğunu vurgulayarak, bunun yalnızca bireysel değil toplumsal bir çürüme süreci olduğuna işaret etti.
Yazısına güçlü bir metaforla başlayan Ekmen, yaşanan süreci “sessiz bir işgal” olarak tanımladı. Tankların sokakta olmadığı ancak zihinlerin hedef alındığı bir savaş yaşandığını ifade eden Ekmen, bu mücadelenin evlerin içinde sürdüğünü belirtti.
Gençlerin planlı ve sinsice zehirlendiğini vurgulayan Ekmen, uyuşturucunun artık yalnızca karanlık sokaklarda değil; okul çevrelerinde, park köşelerinde ve dijital platformların gölgesinde dolaştığını kaydetti. “Bir kereden bir şey olmaz” söyleminin gençlerin hayatında geri dönüşü zor kırılma noktalarına yol açtığını ifade etti.
Uyuşturucu kartelleri büyüdükçe gençlerin hayatlarının küçüldüğünü belirten Ekmen, bağımlılığın yalnızca bireyi değil aileleri de yıkan bir sürece dönüştüğünü dile getirdi. Bir annenin gözyaşının dinmediğini, hayallerin bir anda yok olduğunu ifade eden Ekmen, bağımlılığın zamanla umutsuzluğa dönüştüğünü vurguladı.

Köşe yazısında dijital kumarın özellikle gençler için büyük bir risk haline geldiğini belirten Ekmen, kumarın artık loş salonlarda değil cep telefonu ekranlarında olduğunu ifade etti.
“Tek tıkla kazan”, “anında para” gibi vaatlerin birer aldatmaca olduğunu vurgulayan Ekmen, sistemin kazandığını gençlerin ise kaybettiğini belirtti. Küçük denemelerle başlayan sürecin borç, utanç ve psikolojik çöküşe kadar ilerlediğini ifade etti.
Ekmen, yazısında en ağır vurguyu çocuk istismarı tehlikesine yaptı. Masum ve savunmasız çocukların hedef alınmasının insanlığa ihanet olduğunu belirten Ekmen, bağımlılık ve borç batağına sürüklenen gençlerin şantaja açık hale geldiğini ve kirli düzenin zayıf olanı ezdiğini ifade etti.
Yaşananların bireysel hatalarla açıklanamayacağını belirten Ekmen, bunun gençliğin enerjisini ve umudunu hedef alan organize bir çürüme olduğunu ifade etti. Bir toplumun gençliğini kaybetmesi halinde geleceğini de kaybedeceğini vurguladı.
Yazısında gençlere doğrudan seslenen Ekmen, özgürlük diye sunulan şeyin bağımlılık, eğlence diye gösterilenin zincir, kolay para vaadinin ise esaret olduğunu ifade etti. Gerçek gücün hayır diyebilmekten geçtiğini vurguladı.
Ailelere ise çocukların sadece maddi durumlarını değil duygusal dünyalarını takip etmeleri çağrısında bulundu. Sevgi ve ilgi eksikliğinin gençleri risklere açık hale getirdiğini belirtti.
Topluma da seslenen Ekmen, “Benim çocuğum yapmaz” anlayışının tehlikeyi küçümsemek olduğunu ifade ederek bu sorunun herkesin ortak sınavı olduğunu dile getirdi.
Devlet kurumlarının mücadele yürüttüğünü ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını belirten Ekmen, aile, okul, medya ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Yazısını güçlü bir uyarıyla bitiren Ekmen, uyuşturucunun zehir, kumarın batak, istismarın ise insanlık suçu olduğunu belirterek gençliği korumanın toplumsal bir sorumluluk ve vicdani bir görev olduğunu ifade etti.