Uzman Estetisyen Ayşenur Doğan Karpuz, bebeklerden alınan topuk kanı uygulaması ve aşılar hakkında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Üç çocuk annesi olduğunu belirten Karpuz, 18 aylık, 3,5 yaşında ve 6 yaşında üç evladı bulunduğunu ifade ederek, çocuklarında topuk kanı uygulamasını yaptırmadığını söyledi.
Sağlık alanında çalışan biri olarak konuyu uzun süredir araştırdığını dile getiren Karpuz, topuk kanı uygulaması ve bazı aşılarla ilgili farklı görüşler dile getirdi. Açıklamalarında özellikle yenidoğan bebeklerden alınan topuk kanının kullanım alanlarına ilişkin endişelerini paylaştı.
Topuk kanı uygulamasına ilişkin kendi araştırmalarına dayanan değerlendirmelerde bulunan Karpuz, alınan kan örneklerinin kullanım alanları hakkında çeşitli soru işaretleri taşıdığını belirtti.
Karpuz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bir sağlık çalışanı olarak alınan topuk kanlarının nerelerde kullanıldığını araştırdım. Aşıların içerikleri ve türevleri hakkında da incelemeler yaptım. Toplumda aşı yapılmadan bebeklerin yaşayamayacağı yönünde bir algı oluşturulduğunu düşünüyorum. Bunun bilimsel açıdan tartışılması gerektiğine inanıyorum.”
Açıklamalarında bağışıklık sistemi ve çocuk sağlığı konularına da değinen Karpuz, özellikle erken yaşta yapılan bazı müdahalelerin uzun vadeli etkilerinin tartışılması gerektiğini savundu.
Karpuz, bağışıklık sisteminin doğal gelişimi konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğunu ifade ederek, çocukların ilk yıllarında bağışıklık sisteminin dış müdahalelerle zorlanmasının risk oluşturabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
Türkiye’de yenidoğan bebeklerden alınan topuk kanı örnekleri, bazı kalıtsal ve metabolik hastalıkların erken teşhisi amacıyla uygulanıyor. Ancak Karpuz, bu uygulamaya ilişkin çeşitli hukuki ve etik tartışmaların bulunduğunu savundu.
Karpuz, ailelere topuk kanı uygulaması sırasında imzalatılan belgeler ve uygulamanın zorunlu olduğu yönündeki algının da tartışılması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Yenidoğan bebeklerin topuk kanı alınması konusunda ailelere bazı belgeler imzalatılıyor. Vermek istemediğinizde hukuki süreçlerle karşılaşabileceğiniz belirtiliyor. Bu konuların toplum tarafından daha fazla tartışılması gerektiğini düşünüyorum.”
Toplumda sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini belirten Karpuz, vatandaşların sağlık konularında daha fazla araştırma yapması gerektiğini savundu.
Karpuz ayrıca sosyal hizmet politikalarına da değinerek, sokakta zor şartlar altında yaşayan ve korunmaya ihtiyaç duyan çocuklara daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda şu değerlendirmede bulundu:
“Sağlık konusunda vatandaş olarak bilinçlenmemiz gerekiyor. Toplum olarak bilgi kültürümüzü artırmalıyız. Sosyal hizmetlerin de yalnızca sağlıklı çocuklarla değil, sokaklarda zor şartlar altında yaşayan ve korunmaya ihtiyaç duyan çocuklarla daha fazla ilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum.”