Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, pestisit kullanımına karşı kapsamlı ve bütüncül bir yasal düzenleme içeren “Pestisit Kullanımının Denetlenmesine Dair Kanun Teklifi”ni kamuoyuyla paylaştı. Özdağ, kanun teklifini sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla duyurdu.
Paylaşımında Türkiye’de tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde pestisit denetimlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Özdağ, mevcut sistemde şeffaflığın neredeyse hiç bulunmadığına dikkat çekti. Bu tablonun bedelinin yalnızca halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda Türkiye’nin tarımsal itibarı bakımından da ağır olduğunu belirten Özdağ, pestisit kalıntısı içeren ürünlerin iç pazarda tüketiciye ulaşabildiğini, ihracatta ise Türkiye’nin sürekli olarak kalıntı gerekçesiyle ürün iadeleriyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Hazırlanan kanun teklifiyle birlikte pestisit denetimlerinde köklü bir yaklaşım değişikliği hedefleniyor. Buna göre denetimler yalnızca hasat sonrası aşamayla sınırlı kalmayacak; hasat öncesi dönemde başlayarak üretimden tüketime kadar tüm süreci kapsayacak. Teklif, tarla ve seralardan başlanarak hal ve toptancı merkezlerine, pazar yerlerinden depolama alanlarına, market ve perakende satış noktalarına kadar uzanan zincirin tamamında izlenebilir ve zorunlu bir denetim sistemi kurulmasını öngörüyor.
Kanun teklifinin dikkat çeken başlıklarından biri de yüksek riskli ve yasaklı pestisitlerin tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik düzenleme oldu. Uluslararası bilimsel veriler esas alınarak hazırlanacak listeler doğrultusunda, insan sağlığı ve çevre açısından tehlike arz eden pestisitlerin kademeli olarak yasaklanması planlanıyor. Bu sürecin en geç üç yıl içinde tamamlanması hedeflenirken, üreticilerin geçiş sürecinde mağdur edilmemesi için uyum politikalarının gözetileceği ifade ediliyor.
Teklifte şeffaflık ilkesi de yasal güvence altına alınıyor. Buna göre pestisit denetim sonuçları, kalıntı oranları ve tespit edilen uygunsuzluklar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından aylık ve kesintisiz biçimde kamuoyuyla paylaşılacak. Böylece yurttaşların ne tükettiklerini bilme hakkının güvence altına alınması amaçlanıyor.
Doç. Dr. Selçuk Özdağ, teklifin gerekçesinde “zehirsiz sofraların” bir tercih değil, kamusal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Pestisit sorununun yalnızca tarımsal bir mesele olmadığına işaret eden Özdağ, konunun doğrudan halk sağlığı, çevre hakkı ve gelecek kuşakların korunmasıyla ilgili olduğunun altını çizdi.
Kanun teklifi, çiftçiyi dışlayan değil, aksine destekleyen bir anlayışı benimsiyor. Pestisit kullanımını azaltan, organik ve agroekolojik üretime yönelen üreticilere destek, prim ve teknik danışmanlık sağlanması öngörülüyor. Böylece zehirsiz üretime geçişin geçici değil, kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.
Teklifte ayrıca, yasal düzenlemelere aykırı hareket edenler için kademeli ve caydırıcı yaptırımlar da yer alıyor. İdari para cezalarından ürün imhasına, faaliyet durdurmadan tekrarında ruhsat iptaline kadar uzanan yaptırımlarla denetimlerin etkili hale getirilmesi amaçlanıyor.
Özdağ, sağlıklı gıdaya erişimin devletin yurttaşına karşı asli sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, toprağı, suyu ve geleceği koruma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Hazırlanan kanun teklifinin, üretimden tüketime kadar gıda güvenliğini esas alan bütüncül bir kamu politikası oluşturmayı hedeflediği belirtildi.