Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde; Bu söz, yakınlığını ardında acı ve sert bir gerçeği yansıtır.Çünkü burada konu, koyunun çokluğu değil, yönünü belirleyen iradenin yokluğudur.
Toplumsal ve siyasal düzlemde “koyun”, çoğu kez, sorgulamayan kitleyi; “bir tutam ot” ise çıkarı, vaadi, korkuyu ya da alışkanlığı simgeler. Büyük kalabalıkların harekete geçirilmesi için çoğu zaman büyük ideallere, derin düşüncelere ya da ahlaki ilkelere gerek duyulmaz. Küçük bir vaat, basit bir slogan, geçici bir çıkar; yeterince tekrarlandığında koca kitleleri ardından sürükleyebilir. Çünkü düşünmenin zahmeti, itaatin konforundan ağır gelir.
Siyaset, bu gerçeği en iyi bilen alanlardan biridir. Seçim meydanlarında dillendirilen basit ama çarpıcı sözler, karmaşık sorunlara sunulan yüzeysel çözümler, kitlelerin zihninde bir “ot” işlevi görür. Bu ot bazen ekonomik bir vaat, bazen kimlik üzerinden kurulan bir korku, bazen de kutsal değerlerin istismarıdır. Kitle, otun tazeliğine bakar; yolun nereye gittiğini sormaz.
Toplumsal yaşamda da benzer bir tablo vardır. Güçlü olan, kalabalığı ikna etmekten çok yönlendirmeyi yeğler. Çünkü yönlendirmek, düşünce üretmekten daha ucuzdur. Bir alışkanlık, bir moda, bir kanaat önderinin sözü; birey olma sorumluluğunu askıya almış kalabalıklar için yeterince çekici gelir. Böylece insanlar, kendi akıllarının peşinden gitmek yerine, önlerine uzatılan otu izler.
Ne var ki bu söz, yalnızca sürüklenenleri değil, sürükleyenleri de ele verir. Bir tutam otla kitleleri ardına takabilenler, kalabalığın zaafları üzerinden güç devşirenlerdir. Bu güç, gerçekçi değildir; düşünceye değil yönlendirmeye, iknaya değil aldatmaya dayanır. Ve çoğu zaman, ot bittiğinde geriye yolunu yitirmiş bir sürü kalır.
Bu yüzden asıl sorun, koyun olmamakta değil; otun peşinden gitmeyi reddedecek bir bilinç geliştirmektedir. Toplum, ancak bireyleri sorgulamayı öğrendiğinde; siyaset, ancak yurttaş aklıyla karşılaştığında olgunlaşır. Aksi halde otuz değil, yüz binlerce koyunu sürüklemek için hâlâ bir tutam ot yeterli olacaktır.
Zeki BAŞTÜRK