Bursa Vatan Medya köşe yazarı Hasan Mesut Ekmen, kaleme aldığı dikkat çekici yazısında öğretmenlik mesleğinin toplumsal ve vicdani boyutuna güçlü bir vurgu yaptı. “Öğretmen dediğiniz kimdir? Bir meslek mi, yoksa bir ömür adanmışlık mı?” başlıklı yazı, öğretmenliğin yalnızca bir meslek olarak tanımlanamayacağını çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.
“Bir Hayata Değil, Binlerce Hayata Dokunmak”
Ekmen, yazısında öğretmeni sadece bilgi aktaran biri olarak tanımlamanın yetersiz olduğunu belirterek, öğretmenliğin bir adanmışlık hikâyesi olduğunu ifade ediyor. Ona göre bir öğretmen; bir çocuğun karanlığına ışık olan, bir toplumun geleceğini şekillendiren ve hayatlara yön veren bir rehberdir.
Özellikle Türkiye’nin farklı bölgelerinde fedakârca görev yapan öğretmenlere dikkat çeken Ekmen, İzmir’den Batman’ın Gercüş ilçesine giden bir öğretmen örneği üzerinden bu mesleğin ne denli büyük bir sorumluluk ve vicdan taşıdığını gözler önüne seriyor.
“Bir Öğretmenin Vefatı Sadece Bir Ölüm Değildir”
Yazının en çarpıcı bölümlerinden biri ise öğretmenlerin vefatına yönelik toplumsal duyarsızlık eleştirisi oldu. Ekmen, bir öğretmenin ölümünün sıradan bir haber diliyle aktarılmasını eleştirerek şu anlamlı yaklaşımı ortaya koyuyor:
Bir öğretmenin vefatı; bir sınıfın sessizliğe bürünmesi, bir köyün ışığının sönmesi ve bir geleceğin eksilmesi demektir.
Dini ve Vicdani Boyut
Ekmen, öğretmenliğin yalnızca toplumsal değil, aynı zamanda dini bir değer taşıdığına da dikkat çekiyor. Peygamber Efendimizin “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatan yazar, öğretmenlerin bu anlayışın en somut temsilcileri olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca İslam’da ilim öğretenlerin amel defterinin kapanmayan sadaka-i cariye kapsamında değerlendirildiğini belirterek, öğretmenlerin vefat ettikten sonra dahi yetiştirdikleri öğrencilerle yaşamaya devam ettiğini vurguluyor.
Gazeteciliğe Eleştiri: “Sadece Yazmak Yetmez, Hissettirmek Gerekir”
Yazısında medya diline de eleştiri getiren Ekmen, gazeteciliğin yalnızca bilgi aktarmak değil, aynı zamanda duyguyu okuyucuya geçirebilmek olduğunu savunuyor. Bir öğretmenin vefatını yazarken hissiyatın eksik olmasının, haberi anlamsızlaştıracağını dile getiriyor.
“Kelimelerimiz İnsanlığımızın Aynasıdır”
Ekmen yazısını, öğretmenlere duyulan saygının kullanılan dilde de kendini göstermesi gerektiğini vurgulayarak tamamlıyor. Ona göre bir öğretmeni anlatırken seçilen her kelime, aslında toplumun vicdanını ve insanlık değerlerini yansıtıyor.
Yazar, öğretmenlere duyulan minnetin yalnızca sözle değil, anlayış ve saygıyla ifade edilmesi gerektiğini belirterek yazısını şu anlamlı dua ile sonlandırıyor:
“Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”