MUDANYA KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU ’ndan COŞKULU BIR GECE

MUDANYA KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU ’ndan COŞKULU BIR GECE
Yayınlama: 18.02.2026
A+
A-

Bursa Vatan Medya Gurubu köşe yazarı Zeki Baştürk makalesinde; “Bazen bir konser, yalnızca şarkıların arka arkaya sıralandığı bir müzik akşamı değildir; bir kentin  kalbinin aynı ritimde atmasıdır. Mudanya Kültür ve Sanat Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nun düzenlediği gece de tam olarak böyleydi. Mekân, Tayyare Kültür Merkezi; sahnede ise gönül tellerine dokunmayı bilen bir koro ve onları ustalıkla yönlendiren Şef Bahadır Sevük…

Konser iki bölümden oluşuyordu; ama aslında tek bir duygunun, sevdanın farklı yüzlerini anlatıyordu. İlk bölümde ayrılık vardı,  özlem vardı, içli bir arayış vardı. “Ömrümce adım adım her yerde seni aradım” derken salondaki pek çok yürek kendi geçmişine döndü. “Dinmiyor bu akşam ne gözyaşı ne acı” sözleriyle gözler nemlendi; “Geçip gitme yanımdan ne olur eller gibi” çağrısında ise insanın en eski korkusu yankılandı: Terk edilmek.

Koro, eserleri yalnızca okumadı; yaşadı. Her bir korist, sözleri kendi hikâyesinden süzülmüş gibi dile getirdi. “Gönül âşık oldu sana” dendiğinde sesler birbiriyle kaynaştı; “Aşkın kanununu yazsam yeniden” dizelerinde ise geçmişe dönük bir hesaplaşma duyumsandi.  Şef Bahadır Sevük’ün canlı ve hareketli yönetimi, sazlarla sesler arasında görünmez bir köprü kurdu. Müziğin akışı ne bir an düştü ne de heyecanını kaybetti.

İkinci bölümde ise hava değişti. Bu kez mehtaplı geceler, Boğaz yamaçları, hazan mevsimi ve gençlik coşkusu vardı. “Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık” derken salon bir anda İstanbul gecelerine taşındı; “Biz Çamlıca’nın üç gülüyüz” ile nostaljik bir zarafet sahneye yayıldı. “Yine hazan mevsimi geldi” dizesiyle sonbaharın hüznü uğradı ama fazla oyalanmadı; çünkü repertuvarın genel ruhu neşeye ve canlılığa yaslanmıştı.

“Kumrulara sordum söylemediler” ile hafif bir sitem, “Aşk rüyadır çok zaman” ile kabulleniş, “Oğlan oğlan kalk gidelim” ile kıpır kıpır bir hareket sahneye taşındı. Her eser, Türk Sanat Müziği’nin geniş duygu atlasından bir renk sundu. Ve finalde “Kara bulutları kaldır aradan” yükselirken, sanki yalnızca bir şarkı değil; gündelik yaşamın yorgunluğu da aradan çekildi.

Kalabalık ve güçlü bir kadroya sahip olan koro, istekli ve coşkuluydu. Bu istek, salona da yansıdı.  Dinleyici ile sahne arasındaki mesafe ortadan kalktı; alkışlar yalnızca bir beğeni değil, ortak bir mutluluğun  anlatımı oldu. Herkesin yüzünde aynı ifade vardı: Mutluluk.

Bir konser biter, ışıklar söner, salon boşalır. Ama bazı geceler, belleklerde  uzun süre kalır. Çünkü o gece yalnızca şarkılar söylenmemiştir; birlikte animsanmis, birlikte duyulmus ve birlikte sevinilmiştir.

Bu güzel geceyi yaşatan başta Şef Bahadır Sevük olmak üzere tüm koro üyelerine ve emeği geçen herkese teşekkür etmek, aslında müziğin birleştirici gücüne teşekkür etmektir. Çünkü o akşam, Mudanya’dan yükselen ses, yalnızca notalara değil; kalplere de dokunmuştur.

Sesinize, yüreğinize sağlık sanata gönül vermiş sanatseverler.

Zeki BAŞTÜRK”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.