Yazan: Fatma Elalmış
Bursa Vatan Medya Grubu Köşe Yazarı
Lotus çiçeği, nilüfergiller familyasına ait bir su çiçeğidir. Ancak onu özel kılan yalnızca zarafeti değil, var oluş biçimidir. Güzelliği korunmuşluktan değil, maruz kalmışlıktan doğar. Yetiştiği ortam temiz değildir; aksine çamurun, bulanıklığın ve karanlığın içindedir. Köklerini bataklığa salar, kirli suların içinde büyür. Ama ne kadar derinde olursa olsun, açtığında o çamuru üzerinde taşımaz.
İşte bu yüzden lotus, hayatta hiç yara almamış olanların değil; bu kirli düzenin içinde yara alıp yine de bozulmamayı başaranların simgesidir.
Hayat, insanı çoğu zaman köşeye sıkıştırır. Zor seçimler dayatır. “Ayakta kalmak” ile “insan kalmak” arasına ince ama keskin bir çizgi çizer. O çizgide yürümek cesaret ister. Çünkü çoğu zaman hayatta kalmanın en kolay yolu, başkasını yakmaktır. Suçu devretmek, acıyı başkasına yüklemek, karanlığı çoğaltmak her zaman mümkündür.
Ama lotus bu yolu seçmez. O, kirli suyun içinde olabilir; fakat kir üretmez.
Çamur ona değmiştir, iz bırakmıştır. Ancak özüne nüfuz etmesine izin vermemiştir. Çünkü asıl sınav, ne yaşandığında değil; yaşananların insanı neye dönüştürdüğünde başlar. Güç, sertleşmek değildir. Güç, kötülükle karşılaşıp ona benzememeyi seçebilmektir. İntikam bir refleks olabilir; onur ise bilinçli bir duruştur.
Lotus beklemeyi bilir. Zamanından önce açmaz. Gürültüyle yükselmez, hesap sormaz, kendini ispatlama telaşına kapılmaz. Sessizce doğrulur. Çünkü gerçek güç, bağırarak değil; dimdik durarak anlaşılır. Ayakta kalmak için başkasının düşmesine ihtiyaç duymayan bir duruştur bu.
Bugün lotusu değerli kılan şey kusursuzluğu değildir. Kirlenme ihtimali varken temiz kalabilmiş olmasıdır. Hayatın karanlık yüzüne tanıklık etmiş, ama ona teslim olmamıştır. Yaraları vardır; fakat bu yaralar başkalarına açılmış yeni yaralara dönüşmemiştir.
İşte bu yüzden lotus, umudun romantik bir sembolü değil; onurun somut bir kanıtıdır.
“Her şeye rağmen” ayakta kalmanın, bedeli ne olursa olsun özünden vazgeçmemenin ifadesidir. Kendini kurtarırken vicdanını kaybetmemiş olmanın sessiz gururudur.
Ve en nihayetinde, lotusun anlattığı şey şudur:
İnsan, her koşulda hayatta kalabilir.
Ama asıl mesele, nasıl kaldığıdır.